Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/805 E. 2025/1899 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/805
Karar No
2025/1899
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1002 E., 2024/950 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozamaya uyularak verilen kararı borçlu vekili ve alacaklı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I.TALEP Talep eden alacaklılar vekili, borçlu ... San. ve Tic. A.Ş. ile aralarında yoğun ticari faaliyet olduğunu, ancak inşaat sektöründe faaliyet gösteren borçlunun zaman içinde ekonomik durumunun bozulduğunu ileri sürerek, İİK’nın 285/2. maddesi kapsamında borçlu şirket hakkında konkordato istemlerinin kabulü ile 3 aylık geçici mühlet kararı ve sonrasında kesin mühlet kararı verilmesini ve konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile yargılamaya müdahil olmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli kararı ile; borçlu şirketin borca batık durumda olduğu, revize projenin uygulanabilir nitelikte olmadığı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmadığı ve tasdik koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle konkordato isteminin reddi ile borçlu ... San. ve Tic. Anonim Şirketinin iflasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı talep edenler, bir kısım alacaklılar ve borçlu vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından talep edenler, borçlu ve bir kısım alacaklılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan, bir kısım alacaklılar vekillerinin istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararının süresi içinde bir kısım alacaklılar vekilleri ile borçlu şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, yetkili temsilci dinlenmeden iflas kararı verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve borçlu şirketin iflasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; borca batıklığın hatalı hesaplandığını, ilk iflas kararı nedeniyle mal kaçırmanın da mümkün olmadığını beyan etmektedir. Alacaklı Ersin Aktürk vekili temyiz dilekçesinde; borca batıklığın hatalı hesaplandığını, konkordato devam ederken satılan taşınmazların bilançoda sıfır olarak değerlendirdiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. 1.İcra ve İflas Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkemece iflas kararı verilebileceği tabiidir. 2.Doğrudan doğruya iflas halleri İİK’nın 177. 178. ve 179. maddelerinde tek tek sayılmıştır. Anılan üç maddede sayılan hallerden biri veya birkaçına dayanılarak iflas kararı verilebilecektir. 3. İlk Derece Mahkemesi borçlu şirketin İİK’nın 179.maddesi uyarınca borca batık olduğunu ve 177/2 uyarınca ödemelerini tatil ettiğini gerekçe göstererek iflas kararı vermişse de hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli ve kanaat verici nitelikte görülmemiştir. Somut olaya bakıldığında, bozma kararı öncesinde bilançoda yüksek değere haiz olduğu görülen maddi duran varlıkların (taşınmaz) önceki bilirkişi raporlarında tespit edilmiş olmasına rağmen bu taşınmazlar hakkında tapu müdürlüklerinden dosyaya gelmiş yazılar bulunmadığından bahisle bilançoda “0” değerli olarak gösterilerek bu taşınmazların rehinli takipler kapsamında satılıp satılmadığı, satıldıysa rehin açığı oluşup oluşmadığı veya satış bedelinden kalan bir tutar olup olmadığı yönünden yeterli araştırma yapılmadığı inşaat sektöründe yüklenici olarak faaliyet gösteren borçlu şirketten taşınmaz alan kişilerin açtığı davalarda “davalıdır” şerhi veya ihtiyati tedbir kararı verilen taşınmazların “0” değerli olarak gösterildiği; bu taşınmazların tapu müdürlüğü kayıtlarında çıkmamasının mal kaçırmak olarak değerlendirilip muvazaalı devir varsa buna ilişkin somut bir gerekçeye yer verilmediği, talep eden borçlunun geçici mühlet kararı verilmeden önce ödemelerini tatil ettiğine ilişkin dosyaya yansıyan somut bir bilgi de olmadığı anlaşılmaktadır. 4.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre borca batıklık, Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerlerine ve İcra ve İflas Kanunu'nun 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlemeli, rayiç değerler ve gerçek verilere göre borca batıklık bilançosu hazırlanarak sonuca gidilmelidir. 5.Bu yaklaşımın iflasın son çare olması ilkesine de uygun olduğu tartışmasızdır. Bu itibarla mahkemece yapılacak iş, borçlu şirketin faaliyetinin gereği olan maddi duran varlıklarının (taşınmaz) akıbeti ve satış sırasında gerçekleşecek rayiç değerlerinin araştırılarak borca batıklığın tereddüte yer bırakmayacak şekilde ve Yargıtay denetimine elverişli bir bilirkişi raporuyla tevsik edilmesinden ibarettir. Bu itibarla eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/805, K. 2025/1899, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-805-e-2025-1899-k-fa2d65216022