İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/477 E. 2025/490 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/477
- Karar No
- 2025/490
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/477 KARAR NO : 2025/490 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 26/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025 DAVA: İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanunu'nun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. İİK m.286’da sayılan belgeler tahdidi değildir. Nitekim İİK m.286, f. 1, b. (b) (ayrıca bkz. Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik m.7, f.1, (ğ)) “…borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler” den borçlunun mali durumunun iyi anlaşılması bakımından fayda mülahaza ettiği ve maddede sayılmayan diğer bilgi ve belgeleri de konkordato talebiyle birlikte mahkemeye sunabilmesine ve mahkemenin de, borçlunun mali durumunu dahi iyi anlamak için gerekli gördüğü taktirde, maddede sayılanlar dışında kalan belgelerin başvuru aşamasında ibrazını istemesine imkan tanımış olmaktadır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, Ankara 2023, s.265) Makul güvence raporunda mahkemeye sunulacak konkordato projesi detaylı olarak incelenerek, mali tabloların oluşturulması ve denetimden geçirilmesi, projeye konu olan alacak ve borçlar için teyit mektuplarının alınması gerekmekte iken alacak ve borçlar için teyit mektuplarının alınmadığı, stok sayımının yapılmadığı anlaşılmıştır. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Hukukumuzda konkordato mühletinin verilmesi ve konkordatonun tasdik edilebilmesi için borçlunun dürüst olması koşulu, 4949 sayılı Kanunla mülga konkordato hükümlerinden çıkartılmış, 7101 sayılı Kanunla konkordatoda hukukunda yapılan değişiklerde de dürüstlük koşulu mühlet kararları ve konkordatonun tasdiki için gerekli bir koşul olarak düzenlenmemiştir. Yeni konkordato hükümlerinde de dürüstlük her ne kadar açıkça bir koşul olarak öngörülmemişse de dürüstlük kuralının konkordatoda tamamen bertaraf edildiğini kabul etmek mümkün değildir. Özellikle geçici mühlet talebinden sonra borçlunun konkordatonun tasdiki amacıyla dürüstlük kuralına aykırı eylem ve işlemlerine sonuç bağlamak zorunludur. Borçlunun bu gibi dürüstlük kuralına aykırı eylem ve işlemleri, mühlet kararının kaldırılması sonucu doğurabileceği gibi konkordatonun tasdik edilmesine mâni olabilecek, nihayetinde tasdik edilmiş konkordatonun feshine sebebiyet verebilecektir. (Serdar Kale, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 5, 2018 s. 265) Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmış ise de bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz. İyiniyetin konkordatoya hazırlık döneminde de gözetilmesi gerektiği de açıktır. Gerçek kişilerin geçici mühlet öncesinde yüksek bedelli taşınmazlarını devrettikleri ve taşınmaz bedellerini şirket borçları için ödendiği belirtmişler ise de bu hususa ilişkin belge sunulmadığı gibi komiser heyeti tarafından iddia edilen ödemelerin yapıldığı tespit edilememiştir. Konkordato başvurusundan kısa bir süre önce taşınmazlarını devreden şirket ortaklarının da iyiniyetinden sözetme imkanı bulunmamaktadır. Konkordato talep eden şirketin geçici mühlet kararı öncesi kuruma layık olduğuna ilişkin rüştünü ispat etmesi, geçici ve kesin mühlet süresi içerisinde ise konkordatoya layık olma rüştünü devam ettirmesi gerekir. Dürüst olma koşulunun konkordatoya hazırlık evresinde de aranacağı şüphesizdir. Yukarıda belirtilen sebeplerle mahkememiz ara kararı ile davacının son 1 yıl içerisinde devri gerçekleşen taşınmaz ve araç kayıtları ile aktif-pasif kayıtları, makul güvence raporunun oluşturulmasına ilişkin çalışma kağıtları ve alacak-borçlar için teyit mektuplarının, ayrıca stok sayımına ilişkin ayrıntılı tutanak aslının mahkememize sunulması hususunda kesin süre verilmiş olup davacı tarafından bir kısım evrak sunulmuştur. Sunulan evrakın tetkikinde, davacının 2025 yılı Mayıs ayında olmak üzere borçlarını ödemek üzere 1 adet bağımsız bölüm ve 2 aracın satışının yapıldığı, bağımsız bölüm satışının 1.000.000 TL, araçların her birisi için de 500.000 TL bedel üzerinden satışının yapıldığı açıklanmıştır. Mahkememizce yapılan incelemede 1 adet bağımsız bölüm ve 2 adet aracın satış yoluyla devredildiği .... Madencilik İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisi ...'ün mahkememiz dosyası üzerinden alınan nüfus kayıtlarına göre davacı ...'ün öz kardeşi olduğu, mahkememizce değer tespiti yapılmasına gerek görmemekle birlikte araçlar ve bağımsız bölümün piyasa rayiç değerlerinin oldukça altında bir değerle, konkordato başvurusundan günler önce, öz kardeşine devredilmesi ve devir bedelinin hangi borcun ifası için harcandığının belirsiz olması açıkça muvazaalı işlem ve alacaklılardan mal kaçırma amacına yöneliktir. Üstelik de sunulan bağımsız projede satışı yapılan ev ve araçlar kaynak olarak şirket envanterinde kayıtlı gösterilmiştir. İİK''nun 292/a maddesinde borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerektiği, bu maddenin borca batık olmayan şirketler bakımından da geçerli olduğu muhakkaktır. Bununla birlikte mahkememizce yapılan incelemede geçici mühlet kararı verilmeden tespit edilen işbu durum karşısında iflas kararı verilmeksizin davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26/05/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır