Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/444 E. 2025/4432 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/444
Karar No
2025/4432
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/183 E., 2024/1848 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2022/221 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davada davalı-birleşen 2020/41 Esas sayılı davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı ile 13.02.2015 tarihli ... Yönetim ve Kültür Merkezi ile Yakın Çevresinin Düzenlenmesi İnşaatı Yapım İşine ilişkin anahtar teslim götürü bedelli sözleşme imzalandığını, yer tesliminin 18.02.2015 tarihinde yapılmasının akabinde ihale konusu işin yapımına başlanıldığını, sözleşmeyle geçici kabul için 1095 gün süre belirlendiğini, ancak idare tarafından işin süresi toplamda 435 gün uzatılıp işin bitim süresi 27.04.2019 tarihi olduğunu, yer tesliminin geç yapılması, ihale konusu işin birkaç kez durdurulması, proje değişiklikleri ve iş artışlarından kaynaklı süre uzatımlarından sonraki dönemlerde inşaat imalat girdilerinde öngörülmesi mümkün olmayan fahiş oranlardaki fiyat artışları neticesinde işin ihale kapsamında teklif edilen fiyatlarla yapılması objektif olarak imkânsız hale geldiğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na geçici 4. maddesine istinaden sözleşmenin tasfiye edilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından haklı gerekçe sunulmadan talebin reddedilip iş programı sunulmak suretiyle işin en kısa sürede bitirilmesi talep edilerek, aksi bir durumda 4735 sayılı Kanun’un 25... . maddeleri çerçevesinde sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirildiğini, davacının tasfiye talebine ilişkin olarak ... ve ... Bakanlığı tarafından olumlu görüş verilmesi üzerine davalıya itirazda bulunduğunu, ancak davalının itirazı da reddettiğini, bununla beraber davalının 24.07.2019 tarihli yazı ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, teminat mektuplarının irat kaydedildiğini, davalı tarafından süre uzatımı verilmesi, yer tesliminin geç yapılması, ihale konusu işin birkaç kez durdurulması, proje değişiklikleri ve imalat girdilerinde meydana gelen fahiş fiyat artışlarının mücbir sebep olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile irat kaydedilen 3.197.000,00 TL teminat bedelinin avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili birleşen Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/185 Esas sayılı davada dava dilekçesinde; taraflarca imzalanan 13.02.2015 tarihli ... Yönetim ve Kültür Merkezi ile Yakın Çevresinin Düzenlenmesi İnşaatı Yapım İşine ilişkin sözleşmede yer tesliminin 18.02.2015 tarihinde yapılmasının akabinde ihale konusu işin yapımına başlanıldığını, sözleşmeyle geçici kabul için 1095 gün süre belirlendiğini, ancak davalı tarafından işin süresinin 435 gün uzatılması sonucu işin bitim süresinin 27.04.2019 tarihi olduğunu, yer tesliminin geç yapılması, ihale konusu işin birkaç kez durdurulması, proje değişiklikleri ve iş artışlarından kaynaklı süre uzatımlarından sonraki dönemlerde inşaat imalat girdilerinde öngörülmesi mümkün olmayan fahiş oranlardaki fiyat artışları neticesinde işin ihale kapsamında teklif edilen fiyatlarla yapılması objektif olarak imkânsız hale geldiğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na geçici 4. maddesine istinaden sözleşmenin tasfiye edilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından haklı gerekçe sunulmadan talebin reddedilip iş programı sunulmak suretiyle işin en kısa sürede bitirilmesi talep edilerek, aksi bir durumda 4735 sayılı Kanun’un 25... . maddeleri çerçevesinde sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirildiğini, davacının tasfiye talebine ilişkin olarak ... ve ... Bakanlığı tarafından olumlu görüş verilmesi üzerine davalıya itirazda bulunduğunu, ancak davalının itirazı da reddettiğini, davalının sözleşmeyi feshederek teminatlarını irat kaydettiğini ve gecikme cezası uyguladığını, yükleniciye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gibi ifa yüklenicinin iradesi dışında ve kusuru olmaksızın geciktiğinden bu halde gecikme cezası uygulanamayacağını, bir an için, davalı idarenin tasfiye talebinin reddi ile sözleşmenin feshi işlemlerinin hukuka uygun olduğu varsayılsa dahi, gecikme cezasına ilişkin hesaplama ve mahsup işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından 912.462,06 TL kesintinin gecikme cezasına mahsup edilmesi işleminin hukuka aykırı olduğundan bahisle davalının uhdesinde bulunan toplam 912.462,06 TL değerindeki geçici hakediş kesintilerinin güncellenerek sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davacı vekili birleşen Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/41 E sas sayılı davada dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası ile Yakın Çevresinin Düzenlenmesi İnşaatı İşine ilişkin sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 25. ve 26. maddeleri gereğince sözleşmenin feshedildiğini, teminat mektuplarının gelir kaydedildiğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 22. maddesinin 2. fıkrasına istinaden kesin teminat miktarı olan 3.197.000,00 TL üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda güncel teminat bedelinin 5.822.687,44 TL olarak tespit edildiğini, teminat tutarları arasındaki farkın yükleniciden tahsil edilmesi hususunun müdürlüklerine bildirildiğini, davalılar adına 17.10.2019 tarih ve ... nolu yevmiye ile teminat farkı tutarı 2.625.687,44 TL'nin kişi borcu kayıtlarına alınmış olduğunun, davalılara ilgili tutarların kurumları hesaplarına yatırılması gerektiğinin bildirildiğini, yazılarının 09.10.2019 tarihinde firmaya teslim edilmiş olduğunu, kurumun hesaplarına bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, kamu zararı olan 2.625.687,44 TL'nin tahsili için ileride ıslah edilerek artırılmak üzere 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 22. maddesinin 2. fıkrasına istinaden eksik olan kesin teminat tutarı farkı olan 10.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davanın ticari dava olup, arabuluculuğa başvurulmaması sebebiyle dava şartının yerine getirilmediğini, davacı yükleniciden kaynaklı olmayan ilgili durumların yüklenici talebine istinaden idarece süre uzatımına konu olduğunu, işin belli kısımlarında teknik nedenlerle kısmi süreli çalışma yapılamadığını, süre uzatımlarına konu işlerin bedelleri iş programları revize edilmek suretiyle fiyat farklarına konu edilerek, fiyat farklarının imalat sırası geldiğinde yükleniciye ödendiğini, hiçbir zaman idarece işin tamamına ilişkin iş durdurma kararı alınmadığını, 2018 yılı Ağustos ayından önce yüklenicinin işin başından beri, kötü iş görme, kapasitesi, bozuk çalışma düzeninden kaynaklı iş programının gerisinde kaldığını, yayaş tempoda çalıştığını, işi hızlandırması gerektiğini, muhtelif tarihlerde resmi yazı ile uyarılar yapıldığını, yüklenicinin işin başında sözleşme kapsamında olan zemin iyileştirme amaçlı jet grout projelerinin zemine uygulanması sırasında hatadan kaynaklı olarak işin yaklaşık bir yıla yakın gecikmeye neden olduğunu, ayrıca sözleşmeye aykırı olarak yaklaşık toplamda 6 aya yakın süre işi kendi insiyatifiyle idarenin onayı olmadan durdurduğunu, 2018 yılı Ağustos ayı öncesine kadar inşaatın ilerleme seviyesinin sözleşmeye göre %85 olması gerekirken %51 seviyesinde olduğunu, bu tarihten sonra piyasalardaki ani dalgalanmaların ve sabit artış oranının öngörülebilir ve beklenen bir durum olduğunu, revize iş programına fiyat farklarının yansıtıldığını, davacı tarafça yapılan tasfiye ve fesih başvurusunun ... ve ... Bakanlığına gönderilmesi üzerine olumsuz görüş verildiğini, davacı tarafın ... ve ... Bakanlığına yaptığı başvurunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, sübjektif değerlendirme neticesinde olumlu görüş verilmiş olmasına rağmen tasfiye hususunda takdir yetkisinin davalıda olduğunu, davalının sözleşmeyi feshetmesinde ve teminat mektuplarını irat kaydetmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığını, davacı hakkında kamu ihalelerinden yasaklama kararı alındığını, açılan iptal davasının da reddine karar verildiğini, sözleşmenin uyarlanması talebinin de haklı olmadığını, koşullarının gerçekleşmediğini, ifa güçlüğüne neden olan durumun yüklenicinin iş görme zafiyetinden kaynaklandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/185 Esas sayılı davada cevap dilekçesinde; davanın ticari dava olup, arabuluculuğa başvurulmaması sebebiyle dava şartının yerine getirilmediğini, davacı yükleniciden kaynaklı olmayan ilgili durumların yüklenici talebine istinaden idarece süre uzatımına konu olduğunu, işin belli kısımlarında teknik nedenlerle kısmi süreli çalışma yapılamadığını, süre uzatımlarına konu işlerin bedelleri iş programları revize edilmek suretiyle fiyat farklarına konu edilerek, fiyat farklarının imalat sırası geldiğinde yükleniciye ödendiğini, hiçbir zaman idarece işin tamamına ilişkin iş durdurma kararı alınmadığını, 2018 yılı Ağustos ayından önce yüklenicinin işin başından beri, kötü iş görme, kapasitesi, bozuk çalışma düzeninden kaynaklı iş programının gerisinde kaldığını, yavaş tempoda çalıştığını, işi hızlandırması gerektiğini, muhtelif tarihlerde resmi yazı ile uyarılar yapıldığını, yüklenicinin iş sahasında kayda değer faaliyetler yapılmamasıyla birlikte 12.04.2019 tarihinden sonra ise şantiyede işlerin tamamen yüklenici tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden durdurulduğunu, bu tarihten sonra piyasalardaki ani dalgalanmaların ve sabit artış oranının öngörülebilir ve beklenen bir durum olduğunu, davacı tarafça yapılan tasfiye ve fesih başvurusunun ... ve ... Bakanlığına gönderilmesi üzerine olumsuz görüş verildiğini, davacı tarafın ... ve ... Bakanlığına yaptığı başvurunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, sübjektif değerlendirme neticesinde olumlu görüş verilmiş olmasına rağmen tasfiye hususunda takdir yetkisinin davalıda olduğunu, davalının sözleşmeyi feshetmesinde ve teminat mektuplarını irat kaydetmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığını, davacı hakkında kamu ihalelerinden yasaklama kararı alındığını, açılan iptal davasının da reddine karar verildiğini belirterek, sözleşmenin uyarlanması talebinin de haklı olmadığını, koşullarının gerçekleşmediğini, ifa güçlüğüne neden olan durumun yüklenicinin iş görme zafiyetinden kaynaklandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

3.Davalılar vekili birleşen Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/41 Esas sayılı davada cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacı ... tarafından sözleşme haksız olarak feshedilmiş olduğundan ... Genel Şartnamesinin ilgili hükmü uyarınca teminatın irat kaydedilmesinin ve güncelleme farkının talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işin tasfiyesi için 4735 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinde öngörülen şartların tamamı gerçekleşmiş olmasına rağmen, müvekkillerinin tasfiye talebinin haksız bir şekilde reddedildiğini, bu suretle teminat mektubunun irat kaydedildiğini, dava kapsamında tasfiye talebinin reddedilmiş olmasının hukuka uygun olup olmadığının değerlendirmesi gerektiğini, TBK'nın 138. maddesi uyarınca huzurdaki dava konusu sözleşmenin tasfiyesi gerektiğinin açık olduğunu, sözleşmenin yapıldığı sırada 2018 yılında yaşanacak olağanüstü kur farkının ve buna bağlı olarak imalat girdi maliyetlerinin %125’leri aşacak oranda yükseleceğinin öngörülmesinin mümkün olmadığını, davaya konu sözleşmenin tasfiye edilmeksizin feshi yoluna gidilmesi ve teminat mektubunun irat olarak kaydedilerek aradaki farkın talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 12. İdare Mahkemesi'nin 2019/2018 Esas, 2020/2095 Karar sayılı kesinleşen hükmü ile işin süresinde bitirilememesinde ve daha maliyetli hale gelerek davacı şirketin maddi anlamda mağdur duruma düşmesinde davacı şirket ortaklığına kusur izafe edilemeyeceğinin, davalı idarenin sözleşmeyi feshinin haksız olduğunun ve davalı idarece 4735 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinin gerekçesi de dikkate alınarak, davacının bu yöndeki talebinin değerlendirilmek suretiyle sonuca göre işlem tesis edilmesi gerektiğinin sabit olduğu, davacı yüklenicilerin yaptıkları işler nedeniyle zararlarının bulunduğu, sözleşmenin feshi ve tasfiyesinin talep edilmesi halinde bile yine zararın devam edeceği, yüklenici iddialarının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davaların kabulü ile davalı belediyenin taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız feshettiğinin tespitine, davalıca irat kaydedilen 3.197.000,00 TL kesin teminat bedelinin, irat kaydedilme tarihi olan 24.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, davalının haksız olarak yaptığı geçici hakediş kesintileri olarak 912.462,06 TL geçici hakediş kesintilerinin, sözleşmenin fesih tarihi olan 18.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, birleşen 2020/41 Esas sayılı davanın davacı iş sahibinin yüklenicilerden teminat farkı talep etmesinin haksız olduğundan reddine, birleşen Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/547 Esas sayılı dosyasında ise iş sahibi Belediye, yüklenici şirketlerden geçici hakediş tutarı ve gecikme tazminatı talep etmişse de, feshin haksızlığı her ne kadar ortaya çıkmış ise de, dosyadaki kesin fesih hakedişi hesabı yönünden anılan dosyada incelemenin devam etmesi gerektiği, ancak bu kapsamda incelemenin zaman alabileceği, mağduriyeti kesinleşmiş ilamla da ortaya çıkan yüklenicilerin, daha fazla mağduriyetine yol açmamak için işbu dosyanın tefrik edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davada davalı-birleşen 2020/41 Esas sayılı davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davada davalı-birleşen 2020/41 Esas sayılı davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davada davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın davaların açıldığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,

b.4735 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun geçici 4. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığını, ilgili hükmün uygulanmasında iş sahibi idareye takdir hakkı tanındığını, müvekkili tarafından değişik gerekçelerle işin durdurulması nedeniyle süre uzatımları verildiğini, bu durumun fiyat farkı hesaplamasında geriye dönük hesaplama yapılmasıyla gerçek piyasa artışlarının gerisinde kalınmasına yol açtığı ve süre uzatımlarından sonra oluşan inşaat imalat girdilerindeki öngörülemeyen artışın da etkisiyle söz konusu yapım işinde yüklenicinin zarar ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yüklenicinin iş programının gerisinde kaldığını ve kusuru ile edimini süresi içinde yerine getiremediğini c. Mahkemece eksik inceleme yapılarak, İdare Mahkemesince verilen karar esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda yüklenicinin 2018 yılındaki dört aylık fiyat dalgalanması nedeniyle işin başından itibaren zararının oluşacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir mahiyette olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davada uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan Kamu İhale Sözleşmesi'nin tek yanlı feshinin haksız fesih olduğunun tespiti ile irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin iadesi ve geçici hakediş kesintilerinin iadesi, diğer birleşen 2020/41 Esas sayılı davadaki uyuşmazlık ise irat kaydedilen teminat mektubunun güncellenmesi nedeniyle oluşan teminat farkının tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davada davalı-birleşen 2020/41 Esas sayılı davada davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl ve birleşen 2020/185 Esas sayılı davada davalı-birleşen 2020/41 Esas sayılı davada davacı ... Başkanlığına yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/444, K. 2025/4432, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-444-e-2025-4432-k-2dbb2920d84c