Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/34 E. 2025/2576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/34
- Karar No
- 2025/2576
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1483 E., 2024/1303 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/244 E., 2020/527 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile teknik servis desteği hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, iş bedeli karşılığı olan KDV dahil 112.000,00 EURO'nun davalıya ödendiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, aksine davalı şirket tarafından yapılması gereken işin eksik ve ayıplı yapıldığını, bu nedenle müvekkili aleyhine Adana 9. İcra Dairesi'nin 2018/2343 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haciz baskısı altında davalıya ödenen 200.000,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında ...'daki Üniversite Hastanesi'ne kurulacak olan laboratuvar için gerekli olan "teknik servis hizmeti, ... hizmeti, su sistemleri hizmeti, yan ekipman kurulum hizmetine" ilişkin işleri yaparak davacıya teslim ettiğini, işlerin eksik ve ayıplı yapıldığına dair bildirimde bulunulmadığını, davacı 112.000 EURO ödeme yapmış ise de, bakiye iş bedelinin ödenmediğini, düzenlenen ve tebliğ edilen faturalara itiraz edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda ihtilaf olmayıp, sözleşmenin kapsam ve bedeli ile teslimi, yapılan işlerin ayıplı olup olmadığı hususunda ihtilaf olduğu, davacı tarafça sözleşme kapsamının " teknik servis hizmeti" olduğu ve bu işe karşılık olarak belirlenen 112.000 Euro’nun (KDV dahil) tamamının davalıya ödendiği, ancak teknik servis desteğinin davalı tarafından tam olarak yerine getirilmediğinin iddia edildiği, davalının ise, taraflar arasındaki sözleşme kapsamının "teknik servis hizmeti, .... hizmeti, su sistemleri hizmeti, yan ekipman kurulum hizmeti" olarak belirlendiğinin savunulduğu, davacı tarafça davalının eksik ifasının ispatına yönelik cevaba cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 3 adet tutanak içeriğinden ve soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadelerden, taraflar arasındaki sözleşme kapsamının cihaz, personel desteği, teknik servis eğitimi, cihaz kurulumu, yedek parça ve bakım onarım hizmetleri,...ve .... ürünlerinin teminini de kapsadığının kabulü gerektiği, eser sözleşmelerinde yapılan işin miktar ve değerinin ispat yükünün yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini veya eserin ayıplı olduğunun ispat yükünün ise iş sahibinde olduğu, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyetiyle iş sahibinin hakimiyetini geçirmesi halinde eserin teslim edilmiş sayılacağı, eserin teslim edildiği vakıasının hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan, kural olarak tanık dahil her türlü delille ispatlanacağı, dinlenen davalı tanıklarınca, laboratuvar kurulumu için İran'a gidildiği, Türkiye'den gelen cihazların kurulumunun sağlanarak kontrollerinin yapıldığı, kullanıcılara gerekli eğitimin verildiği ve laboratuvarın çalışabilir vaziyette teslim edildiği, İran'da bulundukları süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığının belirtildiği, davacı tarafından, eserin ayıplı ve eksik ifa edildiğine yönelik olarak yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen 3 adet tutanağın Haziran 2017 tarihinde düzenlendiği, davalının bakiye alacağının ödenmesi için davacıya gönderdiği 18.12.2017 tarihli ihtarnamenin tebliğine kadar davacı tarafından herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, bu nedenle süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı, eser sözleşmesinin varlığının tartışmasız, ancak ne kadar iş yapıldığı ve bedeli konusunda ihtilaf varsa ve yüklenici tarafından düzenlenen faturalar iş sahibine tebliğ edilmesine rağmen süresinde itiraz edilmemiş ise fatura bedelinin esas alınmasının gerektiği, davalı tarafından sözleşme kapsamında düzenlenen 01.02.2018 tarihli faturanın davacıya tebliğine rağmen bedelinin ödenmediği, faturada yazılı mal ve hizmetin davalı tarafından davacıya teslim edildiği, davalı tarafından Adana 9. İcra Dairesi'ne ait 2018/2343 sayılı dosyada 12.12.2017 tarihli bedeli ödenmiş faturaya istinaden tahakkuk eden KDV ve 01.02.2018 tarihli bedeli ödenmemiş fatura nedeniyle ilamsız icra takibine başlandığı, davacı tarafından icra takibinden sonra, dava tarihinden önce 200.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıdan 832.534,58 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafından borcun ödendiğini gösterir bir belgenin dosyaya sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde :
a. Bilirkişi raporunun yetersiz olduğu,
b. Gümrük Müdürlüğü’nden davalı şirket adına varsa düzenlenmiş ihracat beyannameleri vd kayıtların celbi gerektiği,
c. 01.02.2018 tarihli faturanın davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle TTK’nın 21. maddesinde yer alan kanuni karineden yararlanılamayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser ve hizmet sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelinin istirdadı istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ve özellikle taraflar arasında İran’da bulunan üniversite hastanesine laboratuvar kurulumu ve teknik hizmet sağlanması konusunda sözlü sözleşme ilişkisi kurulduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğu, bakiye iş bedeli olarak davacı adına düzenlenen ve icra takibine konu olan 01.02.2018 tarihli faturanın davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafça TTK’nın 21/2 nci maddesi uyarınca 8 günlük yasal süre içinde faturaya itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunduğundan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.