Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3381 E. 2026/2932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3381
Karar No
2026/2932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2025/26 E., 2025/109 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş sahibi ile arasındaki 2017 tarihli sözleşme gereğince davacı yüklenici tarafından işin zamanında ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, yapılan işlere ilişkin faturalar düzenlendiğini, faturaların davalı iş sahibine teslim edildiğini ve herhangi bir itirazın olmadığını ancak bedelinin ödenmediğini, başlatılan icra takibine ise işin yapılmadığına ilişkin bir beyan olmaksızın itiraz edildiğini belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2019/6222 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu faturaların ödenmiş kabul edilen kapalı fatura niteliğinde olduğunu, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, bedellerinin ödendiğini, temerrüt oluşmadığını, faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararı ile taraflar arasında işin yapılıp teslim edildiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, takibe konu faturaların kapalı fatura niteliğinde olduğu, davacının ticari defterlerinde takibe konu 358.720,00 TL bedelli faturanın ve davalı adına 243.800,00 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, davalı tarafından feri müdahile yapılan ödemelerin tamamının davacıya yapılması gereken ödemelerden olmadığı ve değerlendirmeye esas alınmasının mümkün olmadığı, davalı tarafından davacıya yapılan 243.800,00 TL ödemenin başka bir ticari ilişki kapsamında yapıldığı hususunun davacı tarafından ispat edilemediği, bu hali ile davacının davalıdan 114.920,00 TL asıl alacak ve 306,98 TL takip öncesi işlemiş faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra inkâr ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 19.12.2024 tarihli kararı ile davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, davalı tarafından davacının çalışanı fer'i müdahile inşaat işlerinde kullanılmak üzere ibaresi yazılı 5 adet dekont ile yapılan 90.000,00 TL ödemenin başka bir işe ilişkin olduğu hususunun ispat edilememesi nedeniyle davacı alacağından düşülmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, bozma ilamında belirlenen 90.000,00 TL ödemenin de borçtan düşülmesi ile davanın kısmen kabulü ile takibin 24.920,00 TL asıl alacak ve 66,57 TL takip öncesi işlemiş faiz üzerinden devamına, icra inkâr ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacak miktarı 377.511,50 TL ve ödeme miktarı 243.800,00 TL kabul edilerek düzenlenen ve hükme esas alınan raporun hukuka aykırı olduğunu, ödeme olarak kabul edilen miktarın taşınmaz satışı bedelinin ödenmesine ilişkin olduğunu fer'i müdahilin davacı şirket yetkilisi olmadığını, Yargıtay kararında belirlenen ve şirket yetkilisi olmayan fer'i müdahile yapılan ödemelerin davalının borcundan düşülemeyeceğini, fer'i müdahilin ödeme alma yetkisinin bulunmadığını, iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı delillerin dosyaya sunulduğunu, dinlenen tanığın davacı şirket ile husumetinin bulunduğunu, davalının çelişkili beyanlarının gözetilmediğini, işin yapıldığını, bedelinin ödenmediğini, fer'i müdahale talebinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi nedeniyle bakiye iş bedeli alacağının ödenmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3381, K. 2026/2932, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3381-e-2026-2932-k-0403ac5d1e4f