Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3026 E. 2026/799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3026
- Karar No
- 2026/799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/411 E., 2025/728 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/196 E., 2023/250 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı asil ... ve vekili Avukat ... ... ile davacılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 3038 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın 46,25 m²'lik kısmını tapu tahsis belgesi ile hak sahibi olan dava dışı ... mirasçılarından satın aldıklarını, akabinde bu arsa payına ilişkin olarak davalı yüklenici ile 12.04.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davalıya geniş yetkiler içeren vekaletname verdiklerini ve gerekli işlemlerin yapılması kaydıyla tapu tahsis belgesi ile edindikleri haklardan feragat ettiklerini, ancak davalının yapılan inşaattan sözleşme ile belirlenen 2 adet dairenin tapusunu devretmediğini ileri sürerek, sözleşme ile davacılara verilen 2 bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini mümkün olmaz ise bağımsız bölümlerin rayiç bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iki yıla yakın bir süre davacıların sözleşme gereği üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek tapu tahsis belgesine bağlı haklarını tapuya dönüştürmek için gerekli işlemleri yapmadıklarını ve tüm haklarından feragat ettiklerini, davalının taşınmazı ortaklığın giderilmesi davası neticesinde yapılan ihaleden satın aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2023 tarihli kararı ile taraflar arasında düzenlenen 12.04.2010 tarihli sözleşme ile davalının, davacıların dava konusu taşınmaz üzerindeki haklarını kabul ettiğinden ve iki daire vermeyi üstlendiğinden ahde vefa ilkesi gereğince davacılara, sözleşmede tarif edilen iki daire verme borcu altına girdiği, dava konusu iki adet (2 ve 4 no.lu) dairenin üçüncü kişiler adlarına tapuda kayıtlı olmaları nedeniyle davacıların terditli davadaki ilk talebi olan tapu iptali ve tescil isteklerinin ifasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, terditli bedel tahsili isteminin kabulü ile 1.400.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09.01.2024 tarihli kararı ile taraflar arasında sözleşmeye konu taşınmaza ilişkin tapu tahsis belgesine bağlı hakkın tapuya dönüştürülmesi için gerekli bedelin davacılar tarafından ödenmesi suretiyle taşınmazın tapu tahsis belgeli hissesinin adlarına tescili ve sonrasında davalıya devri koşuluna bağlı olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, bu nedenle sözleşmenin geciktirici koşula bağlı "Askıda Sözleşme" niteliğinde olduğu, tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi ve akabinde tapunun davalı yana devredilmesi halinde geçerli hale geleceği, davacı yanca sözleşme ile üstlenilen edim yerine getirilmediğinden, davacılar tarafından tapu tahsis belgeli taşınmaza tapu kaydı alınmadığı, taşınmazın 2018 tarihinde yapılan ihale ile davalıya satıldığı ve bu itibarla objektif imkansızlık oluşup, davalının bağımsız bölümleri devir yükümlülüğü bulunmadığı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi'nin 08.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce hükmün, davalının sözlü sözleşmeyle üstlendiği vekalet görevini talimata uygun hareket etmeyerek yerine getirmediği ve davacıların zarar görmesine neden olduğu, davacıların doğan zararlarını TBK 505/2. (BK 389/2) madde kapsamında davalıdan isteyebililecekleri, davalı imzaladığı sözleşmeyle davacılara iki daire vermeyi kabul ettiğinden davacılar için vekalet görevinin kötüye kullanılmasından doğan zararın en az bu iki dairenin elde edilememesi kadar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacıların tapu tescil talebi bakımından İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmedikleri dikkate alınarak arsa payı inşaat sözleşmesi uyarınca davacılara verilen 2 bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilerek, bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların terditli taleplerinden ilki olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacıların ikincil talebi olan tazminat talebinin kabulü ile 1.400.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, tapu tahsis belgesine dayalı olarak tescil talep edilemeyeceğini, malik olmayan davacılar tarafından yapılan inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğunu, tapu tahsis belgesinin sürede bedel ödenmek suretiyle tapuya dönüştürülmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu, kaldı ki bu belgeye dayalı haklardan feragat edildiğini, tapuyu ihale yoluyla edinen davalıya karşı tapu iptali davası açılamayacağını, binanın komşu parsel ile tevhit neticesi oluşan yeni parsel üzerine inşa edildiğini ve davacılarla imzalanan geçersiz sözleşmeye konu yapıdan farklı olduğunu, davacıların kurulan hüküm ile tapu tahsis belgesine bağlı taşınmaz bedelini Hazineye ödemekten kurtulduklarını, tapu iptal talebi bakımından verilen ret kararı nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise rayiç bedel tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacılar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.