Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2709 E. 2026/580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2709
Karar No
2026/580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1970 E., 2025/1052 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/290 E., 2022/70 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .............'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ...sınırlarında 2022 yılı içerisinde vektörle mücadele hizmeti işini konu alan sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı idare tarafından belirlenen ve aynı iş yerinde eskiden beri çalışan işçiler ile çalışmaya mecbur bırakıldığını, işçilerle ilgili tüm yetkiler davalı tarafından kullanıldığı gibi işin tüm sevk ve idaresi de davalıya ait olacak şekilde planlama yapıldığını, taraflar arasındaki iç ilişkide işçilerin kıdem tazminatı alacaklarından davalı belediyenin sorumlu olduğunu, gerçek işverenin davalı ... olduğunu, işçilerin kıdem tazminatı alacaklarının ihale bedeline dahil edilmediğini, söz konusu işçi alacağından sorumlu olmadıklarının teyidi amacıyla gönderilen ihtarnameye davalı belediyenin olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek, işçilerin kıdem tazminatı alacaklarından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, sözleşme uyarınca işçilerin tüm maddi sorumluluklarının yükleniciye ait olduğunu, davacının ihaleye karşı ilgili mevzuat çerçevesinde itirazda bulunmadığını, ihalenin şartlarını bilerek, okuyarak, kabul ederek imzaladığını, sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu, işçilerin kıdem tazminatlarından müvekkili idarenin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihalenin teknik şartnamesinin 8.13 maddesinde; "İş kapsamında çalıştırılan işçilere ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu ve ikincil mevzuat ile diğer Kanunlar ve ikincil mevzuatlardan kaynaklanan her türlü hukuki ve tazminat hakları da dahil maddi sorumluluk yükleniciye aittir. İşçilerin bütün hak ve alacaklarından yüklenici sorumludur" düzenlemesine yer verildiğini, bu nedenle davacı yüklenicinin işçilerin kıdem tazminatı alacaklarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. İşçilerin işe alımları, vardiyaları, izinleri, işten çıkarılmaları vs. ilgili tüm hususlarda davalı belediyenin yetkili olduğunu, müvekkilinin, davalının belirlediği işçiler ile çalışmak zorunda kaldığını, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, işçilerin esas itibariyle davalı belediyenin işçileri olduklarını, taraflar arasındaki ilişkinin bu bakımdan muvazaalı olduğunu,

b. İşçilerin kıdem tazminatı alacaklarının ihale bedeline dahil olmadığını, yıllardır çalışan işçilerin birikmiş kıdem tazminatı alacakları bulunduğunu, işçilerin emeğinden faydalanan davalı belediyenin kıdem tazminatından sorumlu olması gerektiğini, salt teknik şartnamedeki bir hükme dayalı olarak müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, sözleşmede kıdem tazminatından yüklenicinin sorumlu olacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığını,

c. Davanın tümden reddine karar verilmesi halinde A.A.Ü.T. 13/4. maddesi uyarınca, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava değeri üzerinden nispi 196.500,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini beyan etmekedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ilgili mevzuat uyarınca, davacı yüklenicinin, dava dışı işçilerin kıdem tazminatı alacaklarından sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2709, K. 2026/580, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2709-e-2026-580-k-5bed16f339c3