Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2589 E. 2026/453 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2589
Karar No
2026/453
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/481 E., 2025/1471 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/272 E., 2024/587 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı şirket yetkilisi ...............geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan şirket yetkilisinin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 16.10.2015 tarihli ........ Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ve Atölyeleri Yapım İşi konulu sözleşme imzalandığını, sözleşmeler kapsamındaki işlerin yapımı devam ederken davalının sözleşmeyi feshettiğini, davalı tarafça hazırlanan fesih hakediş raporuna müvekkilince itiraz edildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40/6 maddesi gereği kendi yaptığı fesih hesabının kesinleştiğini, fesih hakediş alacağının tahsili için Samsun İcra Dairesinin 2020/36744 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalı idarenin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından çıkartılan fesih kesin hakedişi sonucu davacı yüklenicinin borçlu çıktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarihsiz tasfiye tutanağında gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmeyen imalatlara ilişkin metraj bazında yeterli tespit olmadığı, davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatlara ilişkin bir tespit yaptırılmadığı, davacı tarafından sunulan fesih kesin hesabının denetlenebilir gerçekleşme oranlarını tevsik eden metraj ve ataşmanları içermemesi nedeniyle sözleşme kapsamında %100 olarak gerçekleştiği kabul edilerek değerlendirme yapan, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü usulde olması nedeniyle sözleşme ile üstlenilen imalatın fiziki gerçekleşme oranını tespit ederek, tespit edilen bu oran götürü bedele uygulanmak suretiyle hak edilen bedelin hesaplanmasını yapan ve iş sahibinin kanıtlanan ödemelerini düşerek davacı yüklenicinin alacağının bulunmadığını tespit eden bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek alacaklı olduğu yönündeki hususları ispat yükü üzerinde olan davacı yüklenicinin bu hususları ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, mahkemenin ara kararına uygun şekilde Kamu İhale Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplama yapan bilirkişinin heyette bulunmadığını, müvekkilin hesabındaki itiraz dilekçesi ve eklerinin dikkate alınmadığını, davalı idarenin, müvekkilinin itiraz dilekçesine YİGŞ’in 39. ve 40. maddelerine uygun şekilde süresinde itiraz etmediğini, davalıya tebliğ edilen faturaya davalının süresinde itiraz etmemesi nedeniyle faturanın kesinleştiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle yargılama aşamasında iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alındığı, bilirkişilerin sözleşmeye konusu iş alanında uzman oldukları, raporların birbirleri ile çelişkili olmadığı, davacı tarafça yapılan imalatların metraj bazında belirlenmediği, davalı tacir olmadığından faturaya itiraz yükümlülüğü bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada davalı vekille temsil olunmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2589, K. 2026/453, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2589-e-2026-453-k-ca0a0541ecb5