Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2374 E. 2025/4203 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2374
- Karar No
- 2025/4203
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/467 E., 2025/1052 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/723 E., 2024/1048 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis ile imzalanan 09.09.2015 tarihli sözleşme kapsamında davacının müflise nakliye ve buna bağlı hizmetler verdiğini, sözleşme kapsamında faturaya bağlanan alacağının zamanında tahsil edilememesi sebebiyle müflis tarafından çek keşide edildiğini, müflis aleyhine başlatılan ihtiyati haciz işlemlerinin müflisin iflasın ertelenmesi talebiyle açtığı davada mahkeme kararı ile durdurulduğunu, yargılama neticesinde müflisin iflasına karar verilmesi üzerine davacının İzmir İflas Müdürlüğünün 2018/13 İflas sayılı dosyasına 1.357.202,65 TL asıl alacak, 2.494.256,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.851.459,62 TL alacağın tahsili için iflas masasına alacak kayıt talebinin reddine karar verildiğini, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağın belirlenebileceğini, müflisin sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle toplam borç miktarının 2.558.402,65 TL olduğunu kabul ederek, kabul edilen bu borcun 18.09.2015-22.11.2019 tarihlerinde taraflar arasında belirlenen ödeme günlerinde ne şekilde ödeneceği ile ilgili olarak taahhütte bulunduğunu, müflisçe ödemelerin bir kısmının yapılmışsa da borcun tamamının ödenmediğinden bahisle İzmir İflas Müdürlüğünün 2018/13 iflas sayılı dosyasındaki sıra cetveline 3.851.459,62 TL alacak kaydının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, müflisin mizan kayıtlarına göre alacak kayıt talebinde bulunan davacıya borcu bulunmadığını, talep dilekçesi ekinde okunaklı olmayan cari hesap hareketleri dışında başkaca evrak bulunmaması nedeniyle alacak kayıt talebinin reddine karar verildiğini, yasal olarak İflas İdaresi tarafından davacının alacak kaydının tetkik edildiğini, davacının okunaklı olmayan cari hesap hareketleri dışında başkaca delil sunmamış olması sebebiyle talebin reddedildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yasal süresi içinde açılan davada davalının usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini sunmadığından ibrazdan kaçınmış sayıldığı, taraflarca imzalanan 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davacının ticari defterlerinde İİK'nın 195. maddesi kapsamında davacının müflis davalıdan 2.947.844,16 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.947.844,16 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz alacak talepleri yönünden davanın kısmen kabul edilmiş olması yönünden temyiz başvurusunda bulunduklarını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz hesabının taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarih ile iflas tarihi arasındaki süre için hesaplandığını ancak sözleşmenin 6.maddesinde borç bedelinin ödenmemesi durumunda borç bedeline cari hesapta görünen ödeme vadelerinden başlamak üzere %3 oranında faiz işleyeceğinin düzenlenmiş olduğunu, faiz alacağının cari hesapta görünen vade tarihlerinden itibaren hesaplanması gerektiğini beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müflisin iflas kararının 06.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, davanın yasal süresinde açılmış olduğu kabul edilse dahi sıra cetvelinin düzenlenmesi ve reddedilen alacaklarla ilgili olarak iflas idaresi görevlerinin kanun hükümlerine uygun yerine getirildiğini, iflas idaresi tarafından davacının alacak kaydının tetkik edildiğini, müflis şirket mizan kaydında davacıya borcu bulunmadığının tespit edildiğini, davacının okunaklı olmayan cari hesap hareketleri dışında başkaca delil sunmaması nedeniyle talebinin usul ve yasaya uygun olarak reddedildiği için kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline kayıt kabul istemine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan temyiz incelemesi kapsamında tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan temyiz incelemesi kapsamında tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (TBK 117). Aksi halde temerrüt, icra takibine geçildiği veya davanın açıldığı tarihte oluşur.
Taraflar arasında düzenlenen 09.09.2015 tarihli sözleşme ile davacı alacaklı ... Lojistik AŞ'nin, dava dışı borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti'ye verdiği nakliye hizmetleri sebebiyle düzenlediği faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı bakiyesi 2.558.402,65 TL'nin ödeme şartları, vade tarihleri ile birlikte kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 6. maddesinde borçlu tarafından herhangi bir ödemenin belirlenen vadesinde ödenmemesi halinde başkaca herhangi bir yazılı ihtar ve bildirime gerek olmaksızın borçlunun temerrüde düşmüş sayılacağı ve sözleşme konusu anlaşmanın hükümsüz olacağı, alacaklının bu halde ödenmemiş tüm borcun cari hesaptaki ödeme vadelerinden başlamak üzere aylık %3 oranında işletilecek temerrüt faizi talep edebileceği belirtilmiştir.
Sözleşmenin ekinde yer alan ödeme planında borcun ifa edileceği gün taraflarca kesin olarak belirlenmiş olup TBK'nın 117/2 maddesi uyarınca kesin vade olan bu tarihlerden iflas tarihine kadar vadesinde ödenmeyen her bir taksidin ödeme tarihi ayrı ayrı değerlendirilerek, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/1 maddesi uyarınca sözleşme ile kararlaştırılan aylık %3 oranında temerrüt faizi işletilerek faiz alacağının hesaplanması gerekirken, sözleşme tarihinden iflas tarihine kadar olan dönemde aylık %3 oranında faiz işletilip faiz alacağı hesaplanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının KABULÜ ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.