Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1499 E. 2025/4392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1499
- Karar No
- 2025/4392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1339 E., 2025/366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/464 E., 2021/361 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 16.01.2018 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında Türkiye'de uluslararası sivil hava trafiğine açık havalimanlarında temsil, gözetim, yönetim hizmeti vermeye yetkili davalı şirketin anlaşmalı olduğu ... havayolu şirketine davacı şirket tarafından Türkiye'de yer hizmeti sağlandığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre hizmet bedeline ilişkin ödemelerin havayolu şirketinin temsilcisi olan davalı şirket tarafından gerçekleştirileceğini ve hizmet bedelinin ödenmemesinden veya geç ödenmesinden davalı şirketin havayolu şirketi ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunu, davalının hizmet bedeline ilişkin düzenlenen bir kısım faturalara itiraz ederek ödemediğini, itiraz edilmeyen faturaların ise sözleşmede kararlaştırılan sürede ödenmediğini, hizmet bedelleri ile faiz alacağının tahsili için davalı hakkında İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün 2018/43634 E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.07.2017-01.07.2018 tarihi arasında verdiği hizmet bedeli artış oranını karşılıklı mutabakat ile %10,9'dan %5'e düşürdüğünü, ancak geçmişe dönük olarak oluşan fiyat farkını, havayolundan iade faturası temin edilmediği gerekçesiyle davalıdan tahsil etmeye çalıştığını, ancak davacı şirket tarafından 21.11.2018 tarihinde gönderlen mail yazışmasında indirimden kaynaklanan fiyat farkı tutarı ve davalı şirket için Mayıs 2018 tarihine kadar hesaplanan komisyon ücreti düşülmek suretiyle davalı şirketin bakiye 122.625.92 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, oysaki davalı şirketin ... Havayolları'nın temsilciliğinden ayrılma tarihi olan 30.10.2018 tarihine kadar komisyon ücretine hak kazanacağını, bu tarihe kadar hesaplanacak olan komisyon ücreti de düşüldüğünde davalının davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01 Temmuz 2017 tarihinden sonra davacı tarafından düzenlenen faturaların %10.9 artış oranına göre düzenlendiği ancak tarafların %5 oranı üzerinde mıutabık kaldıkları anlaşılmış ise de davacının sözleşmenin feshinden önceki döneme ilişkin indirilen artış oranına isabet eden 360.418,97 USD hizmet bedelinini iadesi için ... Havayolları'ndan iade faturası alınmasını istediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. ve 7. maddelerine göre davalı şirketin bu faturayı sağlamakla yükümlü olduğu, iade faturası sağlanmadığından davalının bu miktar hizmet bedelinden sorumlu olacağı ancak bu doğrultuda fazla ödenen komisyon bedelinin istenmeyeceği, sözleşmede hizmet bedelinin geç ödemesinden kaynaklı faiz faturalarının ... Havayolları adına kesileceği düzenlendiğinden ve faiz faturası da davalı tarafça iade edildiğinden 163.774,84 USD faiz alacağından da davalının sorumlu olmadığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 13.07.2018 tarihinde feshedildiği dikkate alındığında davacıya bu tarihe kadar sözleşmede kararlaştırılan komisyon ücretinin ödenmesi gerektiği ve komisyon ücreti de mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği alacak miktarı 184.393,90 USD, 1.604,80 Euro ve 4.138,20 TL olup, bu miktar alacak yönünden yapılan davalı itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin ... Havayolları'nın hizmet bedeline %10,6 artış oranında zam yaptığını, davalı şirketin ... Havayolları'nın bu orandaki zam artışını kabul etmediğini %5 zam oranı üzerinden ödeme yapılacağını beyan etmesi üzerine %5 oranı kabul edilmiş ise de daha sonra ... Havayolları ile yapmış oldukları görüşmede ... Havayolları'nın %10,6 oranını kabul edip bu oran üzerinden ödeme yaptıklarının öğrenildiğini, davalı şirketin davacıyı yanılttığını, bu husus dikkate alınmadan elektronik postaya dayalı olarak zam oranın %5 olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, davalının kötüniyetli bu davranışı öğrendikten sonra hizmet bedelinin eksik ödenmesi nedeniyle davalı olan sözleşmeyi 13.07.2018 tarihinde feshettiklerini, ancak ... Havayolları'nın 09.05.2018 tarihinde davalı ile sözleşmelerini sonlandırdıklarını söyleyerek hizmet ödemelerini bu tarihten sonra ödemeleri doğrudan davacı şirkete yapmalarından dolayı davalının 09.05.2018 tarihi sonrası için komisyon bedeli talep edemeyeceğini, mahkemenin bu yöndeki kabulünün doğru olmadığını, sözleşmenin 7.4 maddesi kapsamında davalının komisyon alacağının davacının alacağından mahsup edilmesinin de doğru olmadığını, 163.774,84 TL tutarındaki faiz faturasının 09.05.2018 tarihinden sonra davacı şirketin sözleşmeden ayrı olarak davalıya sunduğu antrepo hizmetinin karşılığı olarak kesildiğini, sözleşme kapsamında reddedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki hesap mutabakatına göre davacının zam oranını %5'e düşürdüğü ve daha önce %10,9 zam oranı üzerinden kestiği faturalarda bu indirime bağlı olarak fazla talep edilmiş olan 360.418,97 TL'yi davalının borcundan düşmeyi kabul ettiği halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla istenen bu bedel için sözleşmenin 7.2 maddesine atıf yapılarak davalının iade faturası temin etmekle yükümlü olduğu kabul edilerek, davalının iade faturası temin etmediğinden bahisle davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, davacının iade faturasının doğrudan sözleşme ilişkisine girdiği ... Havayolları'ndan temin edebileceğini, davalının ... Havayolları ile sözleşmesi feshedildiğinden iade faturası temin etmesinin mümkün olmadığını, davacının ... Havayoları ile arasındaki hizmet ilişkisinde davalıyı aradan çıkartmak için bedelin eksik ödendiğini bahane ederek sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle davalının komisyon ücreti alacağının hesabında davalının Devlet Hava Meydanları nezdinde ... Havayolları ile temsil ilişkisinin sonlandırıldığı tarih olan 04.01.2019 tarihinin esas alınması gerektiğini, ayrıca 10.05.2018-13.07.2018 tarihi arası için iki ayrı bilirkişi kurulu tarafından hesaplanan miktarın farklı olduğunu, miktarlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, komisyon ücreti için KDV hesaplanmamasının doğru olmadığını, reddedilen kısım yönünden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı şirket Türkiye'de uluslararası sivil hava trafiğine açık hava limanlarında yer hizmetleri vermekte, davalı şirket ise Havaalanları Standart Yer Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre sahip olduğu C grubu ruhsatı ile Türkiye'de uluslararası sivil hava trafiğine açık havalimanlarında havayolu şirketlerine temsil, gözetim ve yönetim hizmeti vermektedir.
Taraflar arasında 16.01.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ile, davalı şirket, temsilcisi olduğu tüm hava yolu şirketlerini davacıdan yer hizmeti alması için yönlendirecek ve doğrudan karar ve insiyatifini kullanabileceği hava yolu şirketleri ile de davacı arasında IATA ve Türkiye'de yürürlükte bulunan sivil havacılık mevzuatına uygun olarak en az üç yıl süreyle standart yer hizmetleri sözleşmesi yapılmasını, ifa edilmesini ve hava yoluna şirketi adına gereken ödemelerin yapılmasını sağlayacaktır. Ancak sözleşme hükümleri, dosyaya sunulan belgeler ve bilirkişi raporundaki tespitlerden davalının temsilcisi olduğu ... Havayolu Şirketi'ne 01.07.2015 tarihinden itibaren yer hizmetleri sağladığı, davacı ile dava dışı bu şirket arasında davalının aracılığıyla 01.07.2015 tarihli Annex B.1.0 isimli yazılı bir anlaşma imzalandığı ve bu sözleşmenin 1.5. maddesine göre yer hizmetleri fiyatlarının her yıl 01 Temmuz itibarıyla Türk Enflasyonu oranında arttırılmakta olduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada uyuşmazlık konusu alacak da dava dışı ... Havayolu Şirketi'nin davacıdan 01.07.2017-01.07.2018 tarihleri arasında almış olduğu USD cinsinden olan yer hizmetleri ücretine ilişkin olup, 16.01.2018 tarihli sözleşmenin 7.2. maddesinde, havayolu şirketinin hizmet bedellerini ödememesi, eksik ödemesi ve geç ödemesi halinde fatura bedellerinin ödenmesinden temsilcisi olan davalı şirketinin de havayolu şirketi ile birlikte müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olacağı kabul edildiğinden davacı bu hizmet bedelini davalı şirketten talep etmektedir. Davalının da hizmet bedelinin kendisinde talep edilmesine ilişkin itirazı bulunmamaktadır. Davalının itirazı talep edilen alacağın miktarı ve faizine ilişkin olup ayrıca taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi davacı tarafından feshedildiğinden sözleşme kapsamında kendisine ödenecek olan komisyon ücretinin talep edilen hizmet bedelinden mahsup edilmesine ilişkindir.
Davalının da sorumlu olduğu, dava dışı ... Havayolu Şirketi'ne sağlanan yer hizmeti bedeli ile faiz alacağı yönünden; Davacı ile dava dışı Havayolları arasındaki hizmet sözleşmesinin 1.5. maddesine göre, her yıl 01 Temmuz itibarıyla hizmet bedelinin Türk enflasyonu oranında arttırılması kararlaştırıldığından, davacının 01.07.2017 tarihinde davacı aracılığıyla havayoluna yapmış olduğu bilgilendirme ile hizmet bedelini %10,9 oranında arttırdığı ve davaya konu faturalarında buna göre düzenlendiği davacı tarafında eldeki davaya konu icra takibinde bu artış doğrultusunda hesaplanan toplam 670.819,12 USD alacak talebinde bulunduğu anlaşılmış ise de 2018 yılında yapılan erken anlaşma yenileme görüşmelerinde davalının bu artış oranının %5'e düşürülmesini istediği, tarafların karşılıklı mutabakata vardıkları ve artış oranını %5'e düşürüldüğü anlaşılmıştır. Bu konuda davacı yetkilisi tarafından 21.11.2018 tarihinde davalıya gönderilen e-mailde, artış oranın %5,6 oranında düşürülmesi nedeniyle davacının 09.05.2018 tarihine kadar ödemekle yükümlü fatura bedeli için 360.414,97 USD düşüleceği bildirilmiş ve davacı taraf da yargılamadaki tüm beyanlarında artış oranın %5'e düşürüldüğünü kabul etmiştir. Davacı eldeki davada, dava dışı ... Havayolları'nın artış oranını %10,6 oranı üzerinden kabul edip davalıya gönderdiğini sonradan öğrendiklerini, davalının kendilerini yanıltmak suretiyle indirim yapılmasını sağlayarak güvenlerini sarstığını, bu sebeple sözleşmeyi feshettiklerini, davalının da %10,6 artış oranı üzerinden hesaplanan fatura alacağından sorumlu olduğunu ileri sürmekte ise de bu iddianın dosya kapsamına sunulan delillerle ispatlanmadığı anlaşılmakla davacının sözleşme serbesti ilkesi kapsamında kabul etmiş olduğu %5 artış oranında talepte bulunabileceği kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı tarafça ileri sürülmediği halde, iade faturası kesilmediği gerekçesiyle artış oranın %10,9 olarak uygulanması gerektiğinin kabul edilmesi doğru olmamıştır. Bu halde davacının davalıdan talep edebileceği yer hizmetinden kaynaklanan ücret alacağı 310.440,15 USD'dir. (670.819,12 USD - 360.414,97 USD)
Davacının icra takibinde 701.301,21 USD olarak talep ettiği asıl alacağın; 670.819,12 USD'sinin hizmet bedeli, bakiye 29.482,09 TL'sinin ise, mail yazışması ve bilirkişi raporlarına göre artış oranının %5'e düşürülmesi nedeniyle, hizmet bedeli üzerinden %10 oranında ödenen 01.07.2017- 31.12.2017 arası komisyon ücreti fazlalığı olduğu tespit edilmekle, artış oranını %5'e düşüren davacının davalıya fazladan ödemiş olacağı bu komisyon ücretini talep etmekte haklı olup, davacının USD cinsinden toplam asıl alacağı 339.886,24 USD ( 310.440,15 USD +29.482,09 USD) olarak kabul edilmelidir.
Davacı icra takibinde 701.301,21 USD asıl alacak dışında ayrıca icra takibinden bir gün önce düzenleyip ticari defterlerine kaydettiği fatura ile 20 17... yıllarına ilişkin geç ödenen ve ödenmeyen faturalardan dolayı 163.774,84 USD işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6.3, 7.2 ve 7.3 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının işlemiş faiz talebinde bulunabilmesi için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1. maddesi uyarınca davacının davalıya ihtarname göndererek temerrüte düşürmesi gerekmektedir. Belirtilen sözleşme maddeleri birlikte değerlendirildiğinde TBK'nın 117/2. maddesi kapsamında kesin bir vadeden söz edilemeyeceği anlaşılmakla icra takibinde önce davalıyı temerrüte düşürmeyen davacının işlemiş faiz talebinde bulunma hakkı yoktur. İlk Derece Mahkemesince açıklanan bu gerekçe ile işlemiş faiz alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacının davalıya ödemesi gereken komisyon ücretlerinin, davalının sorumlu olduğu yer hizmeti bedelinden mahsup edilip edilmeyeceği yönünden; Davacı şirket 13.07.2018 tarihinde noterden gönderdiği ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini davalı şirkete bildirmiştir. Taraflar arasında sözleşme fesihle son bulduğuna göre hukuki ilişkinin tasfiyesi kapsamında davalının komisyon alacaklarının da davacının hizmet alacağından mahsup edilmesi gerekmektedir. Aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklarının mahsubu talebi, itiraz niteliğinde olup, yargılamanın her aşmasında ileri sürülmesi halinde dikkate alınacaktır. Davacı şirket sözleşmenin feshedildiği 13.07.2018 tarihine kadar sözleşme ile bağlı olup, dava dışı ... Şirketi'ne sağlamış olduğu yer hizmeti dolayısıyla davalıya sözleşmede kararlaştırılan % 10 oranı üzerinden komisyon ücreti ödemekle yükümlü olup, davacının 09.05.2018 tarihinden sonra ödemelerini doğrudan dava dışı ... Şirketi'ne yapmış olması onu sorumluluktan kurtarmaz. Bu itibarla davacı tarafından ödenmediği taraflar arasında uyuşmazlık dışı olan 01.01.2018-13.07.2018 arası dönem için verilen yer hizmetleri bedeli üzerinden hesaplanacak olan komisyon ücretinin davacının alacağından mahsup edilmesi gerekmektedir. Bilirkişi raporlarında, 01.01.2018-09.05.2018 arası komisyon ücreti, davacı şirket yetkilisinin 21.11.2018 tarihinde davalıya gönderdiği e-mailde olduğu gibi 187.774,24 USD olarak belirlenmiş, taraflarca da bu miktara itiraz edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince, bu dönem için komisyon ücretinin 187.774,24 USD olarak kabul edilip mahsup edilmesi doğru olmuş ise de 09.05.2018-13.07.2018 arası için komisyon ücretinin 15.01.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda 142.725,64 USD, 07.02.2021 tarihli bilirkişi kurulunda ise 134.876,14 USD olarak hesaplandığı ve raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeden son rapor doğrultusunda bu dönem için komisyon ücreti alacağının 134.876,14 USD olarak kabul edilip mahsup edilmesi ise doğru olmamıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle; davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının 339.886,24 USD olduğu kabul edilerek bu miktar asıl alacaktan, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 01.01.2018-09.05.2018 arası için 187.774,24 USD komisyon ücreti ile 09.05.2018-13.07.2018 arası için bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınacak ek raporla tespit edilecek komisyon ücreti mahsup edilerek bakiye asıl alacak miktarının hüküm altına alınması ve fazla talep edilen USD cinsinden asıl alacak ile 163.774,84 USD işlemiş faiz alacağının tamamının ise reddine karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararın ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.