Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2080 E. 2026/1318 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2080
- Karar No
- 2026/1318
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1480 E., 2025/566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2023/416 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanları...'in davalı şirket ile 19.12.2016 tarihinde imzaladığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, yapılacak binadan belirlenen dört adet bağımsız bölümün kendilerine verilmesini gerektiğini, davalı yüklenicinin projeye uymadığını ve bağımsız bölüm numaralarını değiştirdiğini, bu nedenle müvekkillere verilmesi gereken 8 no.lu bağımsız bölümün miras bırakanlarının ölümünden bir gün sonra, 02.05.2018 tarihinde davalı şirket üzerine tescil edildiğini, bunun vekalet görevinin kötüye kullanılması ve yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, ayrıca, sözleşmenin 19. maddesine göre inşaatın 24 ay içinde tamamlanması gerektiğini, davalı firmanın halen yapı kullanma iznini alamadığını, müvekkillerin dört daireden yaşamış olduğu maddi zararın bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini ileri sürerek dava konusu 8 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, inşaatta yaşanan gecikme sebebiyle müvekkillerinin 20 aylık maddi zararının tespit edilerek temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi ... ile davalı şirket arasında murise ait 14 parsel üzerinde 1 adet dükkan ile 9 adet bağımsız bölümden oluşan bina inşa etmek üzere 19.12.2016 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşme tarihinden itibaren 24 ay içerisinde anahtar teslimi yapılıp arsa sahiplerine oturma izni alınarak teslim edileceği ve 1. katta 4 ve 5 no.lu, 2. katta 6 ve 7 no.lu bağımsız bölümlerin arsa sahibine, geriye kalan bağımsız bölümlerin yüklenici şirketin uhdesinde kalacağı hususlarının kararlaştırıldığı, sözleşme eki kroki ve mülkiyete esas mimari proje karşılaştırıldığında sözleşmede atıfta bulunan krokide gösterilen bağımsız bölüm numaralarının birer artırarak değiştirilmiş olduğu, 16.01.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda sözleşmede arsa sahibine teslim edileceği belirtilen bağımsız bölümlerin mimari proje doğrultusunda 1. katta 5 ve 6 no.lu daire, 2. katta 7 ve 8 no.lu daire olması gerektiği, davacıların murisinin 01.05.2018 tarihinde vefat ettiği, dava konusu 8 no.lu bağımsız bölümün 02.05.2018 tarihinde davacıların murisinin verdiği vekaletname kullanılarak davalı şirket adına tescil edildiği, arsa sahibinin gecikme nedeniyle rayiç kira bedeli üzerinden tazminat talep edebileceği, 16.01.2023 tarihli raporda dava konusu bağımsız bölümlerin 19.12.2018- 10.08.2020 (dava tarihi) arası dönem için toplam gecikme bedelinin 77.389,60 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davacıların tapu iptal ve tescile yönelik davalarının kabulü ile miras payları oranında kayıt ve tesciline, gecikme tazminatına ilişkin davanın ıslah talebi nazara alınarak kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmede belirtilen 7 no.lu daire ile dava konusu 8 no.lu dairenin aynı olduğu, dava konusu 8 no.lu dairenin bilirkişi raporunda açıklandığı şekilde inşaatın projelendirilmesi sırasında, daire sıra numarasının kaydırılmasından ileri geldiği, davacıların mirasçıları ...'in ölümü ile halef haline geldiğinden ayrıca sözleşmedeki hakları kullanmak için temlik sözleşmesine gerek bulunmadığı, davalı yüklenici şirketin sözleşme akidi ...'in ölmesinin hemen ertesi gününde murise ait vekaletnamenin kullanarak dava konusu daireyi üzerine almasının kötüniyet olduğu, zamanaşımı ve gecikme tazminatı gibi sair ilk derecede ileri sürülmeyen istinaf nedenlerinin istinaf incelemesi sırasında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, sözleşme ile teknik şartname arasında uyumsuzluk bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde karar verildiğini, sözleşmede arsa sahibinin vefatı halinde mirasçılarının sözleşmeye halef olacağına dair hüküm olmadığını, bu konuda açık bir anlaşma olmaması ve davacılar tarafından bu husus ispatlanamamasına rağmen davanın kabulünün mümkün olmadığını, davacıların talep ve iddia ettikleri tazminatın zamanaşımına uğradığını, gerekçeli kararda zamanaşımı hususundan bahsedilmediğini, müvekkil şirketin zamanında yapı kullanma iznini alamadığı iddiasının ve buna ilişkin tazminat talebinin ispatlanamadığını, bilirkişi raporlarındaki taşınmaza dair kıymet takdirlerinin denetime elverişli olmadığını, gecikme bedeli hesabında taşınmazın teslimine ilişkin teslim tutanağı vb. belge bulunmadığından bahisle dava tarihine kadar hesaplama yapıldığını, dairelerde kimlerin ikamet ettiği ve aboneliklerin kimin adına olduğu araştırılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile gecikme tazminatı istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.