Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2046 E. 2026/1495 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2046
Karar No
2026/1495
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1733 E., 2025/434 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/8 E., 2021/46 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılar ile müvekkilleri arasında .... Noterliği'nin 31.12.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalılara ait olan taşınmazların tevhidi suretiyle oluşan taşınmaz üzerine 16 blokta 564 adet daire ve E blokta 2 adet işyerinin inşa edildiğini, sözleşmeye göre müvekkillerine %60 konut verilecek olmasına rağmen davalı arsa sahiplerince tapu devir yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini belirterek, müvekkillerinin meskenler üzerindeki hakları saklı kalmak kaydıyla iş merkezi olarak inşa edilen işyerlerinde müvekkillerine devri gereken taşınmazların tespiti ile müvekkilleri adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde değerlerinin 06.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, E bloktaki davacılara ait %60 hissenin taraflar arasındaki 24.03.2008 tarihli ibra sözleşmesinin 3.4. maddesindeki şartlar dahilinde müvekkillerine ait olacağının kararlaştırıldığını ve belirlenen şartlar müvekkilleri tarafından yerine getirildiğinden davacıların E blok yönünden talepte bulunamayacaklarını, davacıların 15.01.2014 tarihli ihtarnamelerinden 24.03.2008 tarihli ibra sözleşmesini kabul ettiklerinin anlaşılacağını, davacının edimlerini eksik ve ayıplı ifa ederek inşaatı imara uygun yapmadığını, halen iskânın alınamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tarafların 24.03.2008 tarihli ibra sözleşmesi ile E bloktaki davacılara ait %60 hissenin diğer davalı ve müvekkiline ait olacak 13 adet mesken nitelikli bağımsız bölümle takas edilmesi suretiyle anlaştıklarını, 1 adet bağımsız bölümün üzerinde tedbir kararı olması nedeniyle ve 1 adet bağımsız bölümün de kültür merkezi inşaatı nedeniyle devredilemediğini, diğer bağımsız bölümlerin ise davacıların talep ve muvafakatları ile devredildiğini, binaların eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğini ve imara uygun yapılmadığını, halen iskânın alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme gereği taşınmaz üzerine bina inşa edilerek tamamlandığı, adi yazılı 24.03.2008 tarihli sözleşmenin 1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tadil sözleşmesi niteliğinde olduğu, ibra sözleşmesinin 3.4. maddesinin, davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki davalılara ait %60 payını devretme borcunu yenileme ile sona erdirdiği, davalıların tadil sözleşmesindeki edimlerini büyük oranda ifa ettikleri, davacıların 2014 tarihli ihtarname ile 2008 tarihli tadil sözleşmesini geçerli olarak kabul edip ifa talebinde bulundukları, davanın açıldığı tarihe kadar, davacıların alacağın temliki niteliğinde olan ve taahhütnamelerde adı geçen üçüncü kişilere yapılan devirleri hiçbir ihtirazi kayıt veya çekince ileri sürmeksizin geçerli bir ifa olarak kabul ettikleri, bu şekilde üçüncü kişiye ifanın, müteahhide karşı yapılmış gereği gibi ifa olduğu ve davacıların bunun gereği gibi bir ifa olduğu konusunda davalılarda haklı bir güven oluşturduğu, belirtilen nedenlerle davacıların şekle aykırılığı ileri sürmesinin TMK'nın 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık ve dolayısıyla hakkın kötüye kullanıldığını gösterdiği ve TMK'nın 2/2. maddesi gereğince, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, davalıların ibra sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle müvekkilleri tarafından gönderilen ihtarname sonrasında davalıların 31.01.2014 tarihli cevabi ihtarnameleri ile ibra sözleşmesinin geçerli ve bağlayıcı olmadığını, taleplerini kabul etmediklerini bildirmelerine rağmen yargılamada ibra sözleşmesine dayanmalarının çelişki olduğunu, cevabi ihtarnamede resmi sözleşmeye göre talepte bulunulduğunu, 24.03.2008 tarihli sözleşmenin 1998 tarihli resmi sözleşmenin tadili niteliğinde sayılmasının hatalı olduğunu, resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, ibra sözleşmesi gereği davalıların devir borcu yönünden eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazların taahhütnamelerdeki kişilere devre ile davalıların borçlarından kurtuldukları kabulünün hatalı olduğunu, ihtarname cevapları gözetildiğinde bunun çelişki oluşturduğunu, edimlerin büyük ölçüde yerine getirildiği kanaatiyle karar verilmesinin hatalı olduğunu, taahhütnamelerin davalıların keyfine göre doldurulduğunu, davalıların dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını, resmi sözleşmeye göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin edimlerini ifa etmediğinin kabul edilemeyeceğini, davalıların edimlerini yerine getirmediklerini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil aksi halde bedel istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2046, K. 2026/1495, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2046-e-2026-1495-k-7e446b65ecb9