Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1881 E. 2025/3579 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1881
- Karar No
- 2025/3579
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1989 E., 2025/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatif yönetim kurulunca müvekkili hakkında ihraç kararı alındığını, ihraca dayanak teşkil eden ihtarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkilinin kooperatife yasal süresi içinde aidat borcunu ödediğini, alınan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihraç kararının usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının ortaklık sıfatını yitirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli kararı ile ihraç kararının davacıya tebliği usulsüz ise de davacının bu tebliğinden sonra kooperatife sunduğu 21.01.2018 tarihli dilekçe içeriğine göre ihraç kararından en geç bu tarih itibariyle haberdar olduğu, davanın bu tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli kararı ile ihraç kararına ilişkin davacıya yapılan tebligatın usulüne aykırı olduğu, ortağın ihraç kararını öğrenmesinin tebliğ zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, ihraç kararının davacı ortağa tebliğinin zorunlu olduğu ve tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı yönündeki gerekçe isabetli görülmüş ise de salt bu hususun ihraç kararının geçersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı, bu durumda davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı kabul edilerek ihraç kararının yasaya ve anasözleşmeye uygun olup olmadığının ayrıca incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararı ile ihtarnamelerin davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesi ile 1163 sayılı Kanun'un 16. maddesi hükmüne uygun düzenlendiği ve usulüne uygun tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, anasözleşmesinin 14/2. maddesinde, parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara ihtarname gönderilmesi gerektiğinin düzenlendiği, davalı kooperatif tarafından 14.08.2017 tarihinde keşide edilen birinci ihtarname ekinde bulunan borç dökümünde 01.08.2017 tarihi itibariyle 3.075,82 TL aidat 228,84 TL gecikme faizi hesaplandığı, 20.05.2017 tarihli genel kurulda yıllık olmak üzere aidatın 1.200,00 TL olması, Temmuz 2017 ve Ekim 2017 olarak 2 eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, Temmuz 2017 itibarıyla ödenmesi kararlaştırılan 600,00 TL'nin tahakkuk ettiği tarih 31.07.2017 olduğu halde hem 07.07.2017 tarihi itibarıyla tahakkuk ettirilip hem de henüz 30 gün gecikmemiş olmasına rağmen toplam alacağa dahil edildiği, bu haliyle ihtarın ana sözleşmenin 14/2 maddesi hükmüne aykırı olduğu, anasözleşme hükümlerine aykırı olarak muaccel olmayan aidat borcunun yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği, bu nedenle ilk ihtar usul ve yasaya uygun olmadığından buna dayanılarak alınan ihraç kararının da hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın 2015-2016 yıllarına ilişkin aidat borçlarını ödemediği, ihtarnamelere davacının 2017 yılının ilk dönemi için ödemesi gereken 600,00 TL aidat miktarının da eklendiğini, bu miktarın zaten ödeme süresi geldiğinde de ödenmediğini, bu eklemeyi yok sayıldığında ihtarnamenin geçerli olacağını, kararın iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.