Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1260 E. 2025/4038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1260
Karar No
2025/4038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/585 E., 2025/65 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/566 E., 2023/444 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında 03.06.2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme ile üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalı arsa sahiplerinin sözleşmeye göre davacıya düşen 4 bağımsız bölümün tapu devrinden kaçındıklarını ileri sürerek, şimdilik; 4. kat 16... . kat 20 no'lu bağımsız bölümlerin davalılar adlarına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, daireleri haksız olarak ellerinde tutan davalılardan 2017 Ekim ayından başlamak üzere dava tarihine kadar geçen süre için şimdilik 10.000,00 TL kira alacağının tahsilini ve her bir davalı için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL cezai şartın ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin yapıldığı aşamada her katta 2 daire yapılacağının, 4. ve 5. kattaki tüm dairelerin kendilerine verileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme sonrasında kattaki daire sayısının dörde çıkarıldığını ve sözleşmedeki anlaşma doğrultusunda katlardaki dairelerin kendilerine ait olduğunu, davalılarda kalan fazla daire olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında her ne kadar davalılara 4. ve 5. kattan ikişer daire verileceği kararlaştırılmışsa da, sözleşmenin yapıldığı esnada her katta iki dairenin bulunacağı ve katlardaki tüm dairelerin davalılara verileceği, sonrasında ise her katta 4 dairenin yapıldığının anlaşıldığı, sözleşmenin yapıldığı esnada 4. ve 5. kattaki bütün dairelerin davalılara verilmesi kararlaştırıldığından katta 4 daire yapılmasının davalılar aleyhine ve onları zararlandırılacak şekilde yorumlanmaması gerektiği, zaten taraflar arasında yapılan sözleşmenin 4. maddesinde "sözleşmenin imzalanmasını müteakip herhangi bir sebeple inşaat alanında bir artış veya azalış meydana geldiği takdirde ortaya çıkan artış veya azalış arsa sahiplerine aynı oranda yansıtılacaktır" hükmü mevcut olup, bu itibarla davalılar üzerinde sözleşme ile kararlaştırılan bağımsız bölümden daha fazla bağımsız bölüm kaldığını kabul etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında ihtilaflı olmayan sözleşmenin mahkemece yanlış yorumlandığını, sözleşmede kattaki tüm bağımsız bölümlerin arsa sahiplerine verileceğine dair hüküm bulunmadığını, davalılara verilecek daire sayısının da belli olduğunu, en kötü ihtimalle yapılması gerekenin sözleşme uyarınca taraflara düşen bağımsız bölümlerin paylaşım yüzdesinin bulunması ve fiili yapıya uygulanması olduğunu, kira ve cezai şart taleplerinin reddinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, kira tazminatı ile cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1260, K. 2025/4038, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1260-e-2025-4038-k-19f75c648ad1