Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1102 E. 2026/727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1102
- Karar No
- 2026/727
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/365 E., 2024/333 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1. Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme gereğince davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, kendisine düşmesi gereken iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescilini ve arsa sahibi aleyhine yapılan ihtara rağmen yükleniciye satış yetkisi verilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın tahsilini talep etmiştir. 2. Birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/28 Esas sayılı davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ve inşaatın %95 seviyesinde tamamlandığını, tarafların daha sonra bir araya gelerek ek protokol düzenlediklerini, müvekkilinin ek sözleşmede belirlenen vecibelerini yerine getirdiğini, ek protokole göre 55.800,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak davalı arsa sahibinin ek protokolden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirmediğini belirterek, arsa sahibinin haksız olarak tahsil ettiği 55.800,00 TL’nin 15.07.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/276 Esas sayılı davada davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili arsa sahibinin davalı yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye ek olarak bir sözleşme daha imzalandığını, ancak müvekkilinin esaslı hataya düşürülerek ek sözleşmenin okutulmadan imzalandığını belirterek, ek sözleşmenin iptalini ve 10 numaralı bağımsız bölüm için sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep etmiştir. 4. Birleşen Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/374 Esas sayılı davada davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; 2 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin sözleşme gereği yükleniciye ait olduğunu ancak yüklenici edimini yerine getirmediği için tapularının yükleniciye verilmediğini ve dairelerin kendi mülkiyetinde bulunduğunu, bu daireler için apartman katılım paylarını ödemek zorunda kaldığını belirterek, ödediği bu bedellerin tazminini talep etmiştir. 5. Birleşen Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/250 Esas sayılı davada davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin yapmış olduğu binanın kaçak olduğunu ve yıkım kararı çıktığını belirterek, kaçak olan bina için ödediği verginin tazminini talep ve dava etmiştir. 6. Birleşen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/332 Esas sayılı davada davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; sözleşme gereği davalı yükleniciye düşen 2 ve 10 numaralı bağımsız bölümler için ödemiş olduğu apartman giderlerini talep ve dava etmiştir. 7. Birleşen Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/194 Esas sayılı davada davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye göre daireler kararlaştırılan teslim tarihinde teslim edilmediğinden geç teslimden kaynaklanan kira alacağının tazminini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaptığı inşaatın sözleşme şartlarına ve mimari projeye uygun olmadığını, inşaatın süresinde yapılmadığını, komşu parselde yapılmış olan garajın kendi parsellerine tecavüzlü durumda olduğunu, bu hususun düzeltilmesi gerektiğini, iskân ruhsatının yasaya aykırı olarak alındığını, 2 no.lu dairenin verilmesini kabul ettiklerini, ancak davacının tapu işlemleri ile ilgili olarak bir talebinin olmadığını, projeye aykırı imalâtların yüklenici tarafından yasal hale getirilmediğini, bu hususun yerine getirilmesi bakımından yapılacak olan giderlerin 10 no.lu dairenin satışı suretiyle karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/28 Esas sayılı davada davalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; ek sözleşmenin acele şekilde ve müvekkilinin iradesi fesata uğratılarak imzalandığını, bu nedenle ek sözleşmenin iptali için dava açıldığını, yüklenicinin kendi yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile müvekkiline sorumluluk yüklenilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/276 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; irade fesadının söz konusu olmadığını, ek sözleşmenin yapılması sırasında arsa sahibinin vekili ile birlikte hareket edildiğini, ek sözleşmenin yerine getirilmesi amacıyla gerekli vekâletnamelerin ve bir dairenin de satış yetkisinin ek sözleşme ile müvekkili yükleniciye verildiğini, arsa sahibinin 55.800,00 TL'lik çek tahsil ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4.Birleşen Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/374 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 2 dairenin kendileri tarafından kullanılmadığını, hak etmiş oldukları halde satış yetkisinin verilmediğini, bu dairelerin aidat vs. giderlerini ödeme yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Birleşen Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/250 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davaya konu 2 dairenin kendileri tarafından kullanılmadığını, bu hususun sözleşmenin 7/c-9/a ile 10... . maddelerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin taleplerle ilgili sorumluluğu bulunmadığını, davacının 2 ve 10 numaralı dairelerin de aidat ile sair giderlerini yönetime ödemek zorunda bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6.Birleşen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/332 Esas sayılı davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davaya konu 2 dairenin kendileri tarafından kullanılmadığını, bu hususun sözleşmenin 7/c-9/a ile 10... . maddelerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin taleplerle ilgili sorumluluğu bulunmadığını, davacının 2 ve 10 numaralı dairelerin de aidat ile sair giderlerini yönetime ödemek zorunda bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 7.Birleşen Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/194 Esas sayılı davada davalı vekili tarafından birleşen işbu dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.10.2012 tarihli ve 2005/319 Esas, 2012/445 Karar sayılı kararıyla; yüklenicinin açtığı iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescili ile satış yetkisi verilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın tahsili talebine ilişkin asıl davayı kabul etmiş,.......... İli, ........ İlçesi, ........... Mah., 28089 ada, 3 parseldeki 2 ve 10 no.lu bağımsız bölümlerin davalı.......... oğlu .......... adına olan tapu kaydının iptali ile her iki bağımsız bölümün davalı şirket adına tapuya tesciline, 10 no.lu bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 75.000,00 ABD Doları ile 2 no.lu bağımsız bölüm için 11.000,00 ABD Doları olmak üzere toplam 86.000,00 ABD Doları'nın devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme günündeki ulaştığı Türk Lirasının efektif satış kurundan karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davaların ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 16.10.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 07.06.2013 tarihli ve 2013/446 Esas, 2013/3916 Karar sayılı ilamıyla; ek sözleşme ile inşaatın teslimi için 05.07.2005 tarihinin taraflarca kabul edildiği ve yüklenici tarafından 03.06.2005 tarihinde yapı kullanma izni almış ise de daha sonra bu yapı kullanma izin belgesi yerine yaptırılan tadilat projesine istinaden 01.07.2009 tarihinde yeniden iskân izni düzenlendiği, dosya kapsamından, arsa sahibi tarafından Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin 2011/1337 Esas sayılı dosyasında, alınan ikinci yapı kullanma izin belgesinin dayanağı olan tadilat projesinin ve bu projeye göre yapılan işlemlerin iptali için dava açıldığı, eldeki dava dosyasındaki istemlerin önemli bir kısmının, idare mahkemesinde açılan, o davada verilecek kararın sonucuna göre değerlendirileceği, bu itibarla idari yargıdaki dava sonucunun beklenerek ve gerekirse uzman bilirkişi görüşüne de müracaat edilmek suretiyle değerlendirme yapılıp sonucuna uygun hüküm kurulması gereğine işaret edilerek, tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin, 09.06.2016 tarihli kararıyla; Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin 2011/1337 Esas, 2013/522 Karar sayılı kararında, 14.11.2007 tarihli mimari tadilat projesinin iptali davasının süre aşımı nedeniyle reddine, ruhsat işlemlerinin durdurulmasına ilişkin talebin reddine dair idari işlemin iptaline yönelik davanın da reddine karar verildiği, Danıştay 6. Dairesi'nin 24.09.2014 gün ve 2013/5228 Esas, 2014/5618 Karar sayılı kararı ile onandığı, aynı Dairenin 06.04.2016 tarihli ve 2014/10700 Esas, 2016/1502 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilerek kesinleştiği ve ...'un geç teslim nedeniyle 4 ay 6 günlük kira kaybı zararı talebinin de ilk kararda inşaatta bir gecikmenin ve gecikme nedeniyle kira kaybının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davaların ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 09.06.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2006/28 Esas sayılı davada davalı, birleşen 2005/276, 2008/374, 2010/2 50... /332 Esas sayılı davalarda davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2019 tarihli ve 2019/526 Esas, 2019/2017 Karar sayılı ilamıyla; asıl ve birleşen 2006/28 Esas sayılı davada davalı, birleşen 2005/276, 2008/374, 2010/2 50... /332 Esas sayılı davalarda davacı olan arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile iskân alma koşulunun davadan sonra gerçekleştirilmiş olması sebebiyle son bağımsız bölümle ilgili yüklenicinin tapu iptâli ve tescil isteminin kabulüne, ancak davalı arsa sahibi davaya karşı çıkmakta haklı olduğundan (asıl dava tarihi itibariyle davacının son bağımsız bölüm açısından dava açması haksız olduğundan) ek sözleşmenin 7. maddesi ile kararlaştırılan iskân koşuluna bağlı daire yönünden dava dilekçesinde talep edilen günlük 1.000,00 Dolardan 11.000,00 Dolar cezai şart isteminin reddine ve bu bağımsız bölüm yönünden davalının harç, ücreti vekâlet ve yargılama gideri ile sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, Arsa sahibinin açtığı birleşen 2015/194 Esas sayılı dava ile ilgili olarak, arsa sahibinin kendisine bırakılan bağımsız bölümleri tutanakla teslim aldığı 11.10.2005 tarihine kadar bırakılan bağımsız bölümler için birleşen davada ek sözleşmenin 3. maddesi uyarınca isteyebileceği gecikme tazminatının hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur.
3. Mahkemenin 23.09.2021 tarihli kararıyla; bozma sonrası mahkemece yargılamaya devam edilerek 13.07.2021 tarihli duruşmada asıl dava dosyası ve birleşen 2006/28 Esas sayılı dava hakkında karar verildiği, diğer birleşen davalar yönünden dosyanın tefriki ile yargılamaya yeni esas numarası üzerinden devam edilmesine karar verildiği, yüklenici tarafından açılan iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescilini ve satış yetkisi verilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın tahsilini talep ettiği asıl dava davanın kabulü ile, 2 ve 10 no.lu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile her iki bağımsız bölümün davacı şirket adına tapuya tesciline, 10 numaralı bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 75.000,00 ABD Dolarının devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme günündeki ulaştığı Türk Lirasının efektif satış kurundan karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yüklenicinin açtığı sözleşme uyarınca davalıya verilen 55.800,00 TL'nin iadesi talebine ilişkin birleşen 2006/28 Esas sayılı dosyadaki dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 31.05.2023 tarihli ve 2022/1794 Esas, 2023/2159 Karar sayılı ilamıyla; bozma ilamı ile eldeki davalar ile tefrik edilen arsa sahibince açılmış Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/276 Esas sayılı, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/374 Esas sayılı, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/332 Esas sayılı, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/250 Esas sayılı, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/194 Esas sayılı davalarının birlikte görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, asıl davanın kabulü ile, 2 ve 10 no.lu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile her iki bağımsız bölümün davacı şirket adına tapuya tesciline, 10 numaralı bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 75.000,00 ABD Dolarının devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme günündeki ulaştığı Türk Lirasının efektif satış kurundan karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yüklenicinin açtığı sözleşme uyarınca davalıya verilen 55.800,00 TL'nin iadesi talebine ilişkin birleşen 2006/28 Esas sayılı dosyadaki dava yönünden davanın reddine, arsa sahibinin gecikme tazminatına ilişkin olarak açtığı birleşen Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/194 Esas sayılı davada davanın kabulü ile 12.800,00 TL’nin fiili teslim tarihi olan 11.10.2005’ten itibaren işlemiş kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, arsa sahibinin açtığı diğer birleşen davaların ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen 2006/28 Esas sayılı dosyada davacı, birleşen diğer dosyalarda davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.09.2024 tarihli, 2023/365 Esas-2024/333 Karar sayılı hükmüne 75.000,00 ABD Dolarına dava tarihinden itibaren faiz işleyeceğine dair cümle eklenerek hükmün düzelterek onanması gerektiğini beyan etmiştir.
2. Asıl ve birleşen 2006/28 Esas sayılı dosyada davalı, birleşen diğer dosyalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; idari yargı kararlarının mahkemece dikkate alınmadığını, mahkemeler arasında hüküm uyuşmazlığı olduğunu, dava konusu binaya yönelik usulüne uygun iskân raporunun bulunmadığını, Ankara 9. İdare Mahkemesi’nin 2011/1289 Esas sayılı dosyasında 01.07.2009 tarihli iskân raporunun iptaline karar verildiğini, mahkemece iskân varmış gibi hüküm kurulduğunu, 3. bilirkişi raporu taleplerinin kabul edilmediğini, projeye uygun olarak yapılmayan kapalı garaja ilişkin yıkım kararının incelenmediğini, sözleşme ve projeye aykırı yanlış hatalı eksik inceleme ile aleyhine hüküm kurulduğunu, ek sözleşmenin yüklenici tarafından okumadan imzalattırılmasının başarıldığını, kira tazminatının eksik hesaplandığını, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yüklenici tarafından açılan asıl davada, tapu iptali ve tescil, cezai şartın tahsili, birleşen 2006/28 Esas sayılı davada alacak, arsa sahibinin açtığı birleşen 2005/276 Esas sayılı davada ek sözleşmenin iptâli ve alacak, birleşen 2008/374 Esas, 2010/332 Esas ve 2010/250 Esas sayılı davalarda alacak, birleşen 2015/194 Esas sayılı davada kira tazminatı istemlerine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle arsa sahibinin temyiz itirazı yönünden, mahkemece verilen 03.12.2024 tarihli ek karar ile hükmün tamamlandığı, yüklenicinin temyiz itirazları yönünden Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin 2011/1337 Esas, 2013/522 Karar sayılı kararında, 14.11.2007 tarihli mimari tadilat projesinin iptali davasının süre aşımı nedeniyle reddine, ruhsat işlemlerinin durdurulmasına ilişkin talebin reddine dair idari işlemin iptaline yönelik davanın da reddine dair verilen kararın kesinleştiği bu nedenle iskânın alındığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla; asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.