İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/61 E. 2025/184 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/61
- Karar No
- 2025/184
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/61 Esas - 2025/184
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ( Direnme ) ESAS NO : 2025/61 KARAR NO : 2025/184
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 03/06/2020 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Yazım Tarihi: 11/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin 1961 yılından bugüne kadar özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait “...” markasının ... tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, meşhur ve maruf bir marka olduğunu, .... (....) nezdinde 12.11.2009 tarih ve ... no ile tescil edildiğini, müvekkilinin “...” ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını da arttırdığını, müvekkilinin ... ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini, marka üzerinde yatırım yaparak markalarını da artırdığını, davaya konu olan ... ... ibareli marka ile müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturacak derecede benzer olduğunu, müvekkilinin markasının esas unsurunun birebir aynı olduğunu, markalar arasında idari ve ekonomik bağlantı bulunduğu çağrışımı uyandıracağını, dava konusu markanın 30. Sınıfta başvurusunun yapıldığını, müvekkilinin markasının ise 30. Sınıfta tescilli olduğunu, ortalama gıda tüketicisi dava konusu marka ile müvekkil markasını benzer olarak algılayabilecek ya da iki marka arasında iktisadi bağ olduğunu düşünebileceğini, müvekkilinin 20 seneye yakın ... ibaresini kullandığını, bu ibareyi kendine bağladığını, dava konusu ... ... markası ile müvekkilinin markasını küçük çocukların markaları ilişkilendirebileceği, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkile ait tanınmış markalardan haberdar olmadığının söylenemeyeceğini belirterek, ... 01.05.2020 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, ... sayı ile tescil başvurusu yapılan markanın tüm sınıflar yönünden iptaline, tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve marka Sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili beyanında ÖZETLE: Markalar arasında ortak unsur konumunda olan ... ibaresinin başvuruya konu mallar açısından ayırt edici niteliğinin görece olarak düşük olduğunu, başvuru konusu markanın ... ibaresinden farklı unsurlar içerdiğini, iki markanın bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek dercede benzer bulunmadığının kabul edildiğini, davacının ... ibaresi ile müvekkilinin ... ... ibaresinin görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere benzer olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesine göre tanınmış markalarda; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME ve verilen KARAR ; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın ... ve ... sayılı markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi açısından iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, davacı tarafın markasının tanınmışlığı ve davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiaları ile ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04/05/2020 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03/06/2020 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ....'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ..., ... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ...................... ... sayılı ... ibareli marka için verilmiş olan ... sayılı ... kararı dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, markalar arasında ortak unsur konumunda bulunan ... ibaresinin başvuruya konu mallar açısından ayırt edici niteliğinin görece düşük olması, başvuru konusu markanın ... ibaresinden farklı unsurları içermesi hususları birlikte dikkate alındığında, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile redde gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile redde gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmış ve başvuru hakkında verilen red kararı yerinde görülmemiş. Sayılan nedenlerle başvuru sahibi adına yapılan itirazın kabul edilmesi ve başvuru hakkındaki red kararının kaldırılması gerekmiştir. KARAR: İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... ... (...) ... (...) (30.sınıf) (30.sınıf)
Bilirkişi heyetinden alınan 02.03.2021 tarihli raporda ÖZETLE; " Davaya konu ... sayılı “... ...” ibareli başvuru ile davaya dayanak gösterilen davacının markaları arasında çekişme konusu mallar bakımından aynı olduğu kabul edilse de taraf işaretleri arasında görsel, işitsel ve genel izlenim bakımından bir benzerlik bulunmadığından markalar arasında 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, Davacının ... unsurunu içeren markalarının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı ve tanınmışlık koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, Kötü niyet konusundaki takdirin de Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 26/05/2021 tarih ve .... sayı ile "Davalının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada bulunan ... ibaresi markasal ayırt ediciliği çok düşük seviyede olduğu gibi günlük konuşma dilinde nezaketli hitap ifadesi olarak yaygın kullanıldığı, diğer yandan davalının ad ve soyadının da başvuru markasını bütünüyle davacı markasından uzaklaştırdığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "... ... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "... ... " ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; ... kararı sonrası dava dilekçesinde geçen .... sayılı markalar açısından da yukarıda anlatıldığı şekilde hükümsüzlük açısından iltibas koşulları da oluşmadığı; ... kararı sonrası dava dilekçesinde geçen ... sayılı tasarım yönünden de görsel benzerlik oluşmadığı; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuş , .... tarafından 19/10/2023 tarih ve .... sayı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira başvurunun tescil ettirilmek istendiği 30. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğu, başvurunun içerdiği diğer ibarelerle birlikte davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, nitekim .... Hukuk Dairesinin 21.03.2023 tarih ve ..... sayılı kararında "..." ve "... ..." ibarelerinin, 17.10.2022 tarih ve ..... sayılı kararında ise "..." ve "..." ibarelerinin benzer bulunmadığı, taraf markaları benzer olmadığından davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. .....nin 26.11.2024 tarih ve .... sayı ile ÖZETLE; "6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markalar görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olmadığı sonucuna ulaşılmışsa da, başvuru markasında “...” ibaresinin bulunduğu, davacının mesnet markasındaki bu ibarenin başvuru markasına unsur yapıldığı ve dolayısıyla taraf markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince taraf markalarının görsel ve sescil olarak iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu dikkate alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. KARAR; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, " şeklinde karar verilerek dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. DİRENME GEREKÇESİ; Yukarıda geçen .....nci H.D.. Bozma ilamında " başvuru markasında “...” ibaresinin bulunduğu, davacının mesnet markasındaki bu ibarenin başvuru markasına unsur yapıldığı ve dolayısıyla taraf markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince taraf markalarının görsel ve sescil olarak iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu dikkate alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, " şeklinde gerekçe belirtilmiş ise de ; Mahkememizin 26/05/2021 tarih ve .... sayılı kararında geçen " Davalının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki markada bulunan ... ibaresi markasal ayırt ediciliği çok düşük seviyede olduğu gibi günlük konuşma dilinde nezaketli hitap ifadesi olarak yaygın kullanıldığı, diğer yandan davalının ad ve soyadının da başvuru markasını bütünüyle davacı markasından uzaklaştırdığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "... ... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "... ... " ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; ... kararı sonrası dava dilekçesinde geçen .... sayılı markalar açısından da yukarıda anlatıldığı şekilde hükümsüzlük açısından iltibas koşulları da oluşmadığı; ... kararı sonrası dava dilekçesinde geçen ... sayılı tasarım yönünden de görsel benzerlik oluşmadığı; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğu " şeklinde gerekçe ile önceki aynen kararda direnilerek ; "Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Mahkememizin 26/05/2021 tarih ve .... Karar sayılı Önceki Kararda AYNEN DİRENİLMESİNE, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin düşümü ile bakiye 561,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.