Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/600 E. 2025/1559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/600
- Karar No
- 2025/1559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/754 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici ... İnşaat Ltd. Şti. arasında 15.12.2005 tarihinde "Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, ancak dava tarihi itibariyle yapı ruhsatının henüz alınmadığını, inşaatın % 45,90 seviyesinde imal edilmiş halde olduğunu, davalı yüklenicinin inşaatı tamamlamasının mümkün bulunmadığını ve sözleşmenin müvekkili açısından katlanamaz hale geldiğini ileri sürerek, dava konusu sözleşmenin feshine, davalıya devredilen payın inşaat değerinin tenkisi ile bakiye kısmının iptaline ve müvekkili adına tesciline, sözleşme uyarınca gecikme tazminatı, satış ve kira bedelinden yoksun kalınan kâr nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 60.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; sözleşme tarihinden sonra imar durumunda değişiklik olduğunu, bu nedenle sözlü anlaşma gereği beklenildiğini, imar değişikliği sonucu inşaat alanında % 25 oranında artış olduğunu, davacıların peşinatı ödenen daireler üzerinde bir ipotekleri kalmadığı için inşaatın finasmanının engellendiğini, davacıların kendi edimlerini yerine getiremeden karşı edimi talep edemeyeceğini, dava dilekçesinde talep ettikleri edimlerin hepsini birden istemelerinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2012 tarihli kararı ile sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, tapu iptal tescil ile hacizlerin kaldırılmasına, imalat bedelinin yükleniciye ödenmesine ve 50.000,00 TL ceza-i şartın davalıyükleniciden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2012 tarihli kararının süresi içinde davalı yüklenici ... İnşaat Ltd. Şti. vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.05.2013 tarih, 2012/6302 E., 2013/3240 K. sayılı ilamıyla, diğer temyiz itirazlarının reddiyle, davacı arsa sahiplerinin talebinin ileriye etkili fesih olduğu, bu durumda davalı yüklenici tarafından yapılmış olan imalat değeri hesaplattırılarak belirlenecek orana göre yükleniciye isabet etmesi gereken payların bağımsız bölümlerle ilişkilendirilmesi ve bu orana göre tapu iptal, tescil ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi, ayrıca davacı arsa sahiplerinin tazminat taleplerinin miktar olarak açıklattırılmadan ve dayanağı gösterilmeden ceza-i şartın hüküm altına alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır. 2.Bozma kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda mahkemece, sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine, davalı yüklenicinin yapmış olduğu imalat değeriyle karşılaştırıldığında fazla verilen bağımsız bölüm tapularının iptali ile davacı arsa sahipleri adına tesciline ve bunların üzerinde diğer davalılar tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına, davacıların diğer istemlerinin reddine karar verilmiş; karar, davacı arsa sahipleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/4678 Esas, 2019/473 Karar ve 06.02.2019 tarihli kararı ile davalı haciz lehdarı Özileri Hafriyat, Kömür, İnş. Ltd. Şti’nin ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı arsa sahiplerine davalı şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanmasını sağlamak üzere dava açması için süre verilip atanacak tasfiye memuruna tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle kararın ikinci kez bozulduğu anlaşılmıştır. 3.Bozma kararı sonrasında, davacı arsa sahiplerince davalı şirketin ihyasına dair dava açılıp, karar verildiği, yapılan yargılama sonunda az yukarıda belirtilen ileriye etkili feshe dair ikinci hüküm aynen kurulmuş, karar davacı arsa sahipleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 2021/5500 Esas, 2022/4744 Karar ve 13.10.2022 tarihli kararı ile mahkemece yazılan gerekçeli karar incelendiğinde sadece dosya safahatının özetlendiği, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin değerlendirilmediği, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin tartışılmadığı, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığının ortaya konulmadığı gerekçesiyle karar üçüncü kez bozulmuştur. 4. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yükleniciye yapmış olduğu inşaat nedeniyle devri yapılan bağımsız bölümlerin %76'sının verilmesi gerektiği, davalı yükleniciye ait olması kabul edilen bağımsız bölümün değerinin 1.775.000,00 TL olmasına karşılık bu bedelin %76'sı olan 1.349.000,00 TL'sine hak kazanmış olduğundan, kendisine ait olacak bağımsız bölümlerden 426.000,00 TL'lik kısmına isabet eden bağımsız bölümün davacı arsa sahibine iade edilmesi gerektiği, bu sebeple dava konusu taşınmazda 2 no'lu bağımsız bölümdeki 4/100 arsa payı, 3 no'lu bağımsız bölümdeki 4/100 arsa payı, 4 no'lu bağımsız bölümdeki 4/100 arsa payının iptali ile davacı arsa sahibi adına tescilinin gerekeceği, davacı arsa sahibinin kalan 1.000,00 TL için yükleniciye ait bağımsız bölümlerde hissedar olması hakkaniyete uygun olmadığından bu alacağını yükleniciden talep edebileceği, davacının dava tarihi itibariyle gecikme tazminatı olarak almış olduğu 30.000,00 TL nakit, 50.000,00 TL bono bedeli dışında herhangi bir talepte bulunamayacağı, davacının ek sözleşmede belirtilen ceza-i şartı talep edemeyeceği, davacının gecikme tazminatlarını davanın açıldığı tarihten sonraki döneme ait olması nedeniyle bu davada istenmesinin mümkün olamayacağı, davalı ... Belediyesi ve Özileri Hafriyat Ltd. Şti. alacağından dolayı konulan hacizlerin yükleniciye verilecek olan 1 nolu bağımsız bölümdeki 4/8 pay ile 5 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki bu hacizlerin haczi fazlasıyla karşılayacak durumda olması nedeniyle bu haczin davalı şirketin 1 no'lu bağımsız bölümdeki payı ile 5 no'lu bağımsız bölümlerde bırakılarak diğer bağımsız bölümlerden kaldırılması gerektiği, diğer hacizlerin alacaklıları davaya dahil edilmeden hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından konulmuş bulunan hacizlerin yüklenici şirkete ait 1 nolu bağımsız bölümdeki 4/8 pay ile 5 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki payın üzerinde muhafaza edilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, Kadıköy 1. Noterliği'nin 15/12/2005 tarihli, 24073 yevmiye no'lu Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesinin ileriye etkili olarak feshine, İstanbul İli, Maltepe İlçesi, ... Mahallesi, 2880 ada, 23 parselde 1/2 şer hisse ile ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı 2, 3 ve 4 no'lu bağımsız bölümlere ait tapu kaydının iptali ile 3/4 hisse ile ..., 1/4 hisse ile ... adına tapuya tesciline, 1.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacı mirasçılara verilmesine, İstanbul ili, Maltepe İlçesi, ... Mahallesi. 2880 ada, 23 parselde 1/2 şer hisse ile davalı şirket adına kayıtlı 2, 3 ve 4 no'lu bağımsız bölümler üzerindeki davalı ... Belediyesi ve Özileri Hafriyat Ltd. Şti. lehine tesis edilen hacizlerin kaldırılmasına, Davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: a. İleriye etkili olarak feshedilen sözleşmenin tasfiyesinin gerektiğini, öncelikle daire değerlerinin keşfen tespiti gerçekleştirilip, davalı tarafından gerçekleştirilen devir bedelleri dikkate alınarak ve taraflarından davalı aleyhine yapılan ve herhangi bir itiraz olmadığı için kesinleşerek hisselerine haciz uygulanan icra takip dosyaları tasfiye hesabında bilirkişi tarafından hesaplanarak karar verilmesi gerektiğini, b. Davalı şirket tarafından dava dışı 3. kişiye satılan 8 numaralı bağımsız bölümün satış bedelinin tespiti ile imalat bedeli hesabına dahil edilmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, c. Bozma kapsamında bulunmayan 9 numaralı bağımsız bölüm hakkında red kararı verilmesinin yerinde olmadığını, bu bağımsız bölümün dava açıldıktan sonra ve tapu şerhindeki davalıdır şerhine ve mevcut hacizlere rağmen satın alındığından iyiniyet iddiasında bulunulamayacağını, d. Maliyet hesabının belirlenmesinde binanın yıllardır süren ataletinin yol açtığı yıpranma ve korozyon oranının dikkate alınmadığını, e. Gecikme tazminatı ve zamanında teslim edilmemesi nedeniyle meydana gelen zararın ve cezai şartın talep edilebilirliği hususunda gerekçeli bir hüküm verilmediğini, f. Sözleşmenin feshine kadar, aynı sözleşmeden kaynaklanan gecikme tazminatlarına dayanılarak yapılan ve kesinleşen tüm icra takiplerinden kaynaklanan alacakların da bir tenkis ve mahsup unsuru olarak değerlendirilmediğini, g. 1.000,00 TL olarak belirlenen alacağın hukuksal niteliğinin belli olmadığını, 2012 yılında belirlenen bu miktarın aradan geçen zaman göz önüne alındığında yeniden belirlenmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: a. Dava konusu taşınmaz üzerine davalı yüklenici şirketin borçlarından dolayı 6183 sayılı Yasa'nın 13. Maddesine göre ihtiyati haciz konulduğunu, hacizlerin kaldırılmasına dair mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin feshi, tazminat, tapu iptâli ve tescil talebine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi