Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/348 E. 2025/783 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/348
Karar No
2025/783
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1320 E., 2023/1408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/479 E., 2023/249 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 18.02.2013 tarihinde 175 adet SGSS tipi vagon şasisi imalatına dair sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin davalının istediği şekilde numuneyi hazır hale getirdiğini, numunenin uygun bulunarak seri üretime geçildiğini, davalının kötü niyetli olarak müvekkiline yaptırdığı imalatın şartlarını değiştirdiğini ve müvekkilini zor durumda bıraktığını, alacağından 31.08.2013 ve 31.12.2013 tarihli faturalar ile toplam 544.745,25 TL gecikme cezası kestiğini, haksız kesilen gecikme cezasının tahsili için şimdilik 8.000,00 TL ve kesin teminat mektubu bedeli için şimdilik 2.000,00 TL’nin tahsili istemiyle Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/221 Esasında dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonunda 2.000,00 TL değerinde kesin teminat için açılan davanın konusuz kaldığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına, haksız ceza kesintisi yönüyle açılan davanın kabulü ile 8.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın kanun yollarından geçerek 31.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, bakiye gecikme cezası alacağı olan 536.745,25 TL ile 605.036,89 TL faiz toplam 1.141.782,14 TL’nin tahsili için Sivas İcra Müdürlüğü’nün 2022/14019 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlattığını, davalının haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/224 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinin incelenmesinde davacı vekilinin açılan davanın belirsiz alacak davası olduğunu açıkça ifade etmediği gibi 31.08.2013 ve 31.12.2013 tarihli gecikme tazminatı faturalarından alacak miktarı açıkça belli olduğundan söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak nitelenmesinin mümkün olmadığı, söz konusu davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan davanın kısmi dava olduğunun kabulü gerektiği, kısmi dava açılması halinde zamanaşımının yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesileceği, somut olayda Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/224 Esas sayılı dosyasında ikame edilen dava ile dava edilmeyen kısım bakımından zamanaşımının kesilmeyeceği gerekçesiyle, davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde görülerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: Davalının 31.08.2013 tarih ve 31.12.2013 tarihli faturaları düzenleyerek hakedişlerden gecikme cezası kestiğini, kesilen cezaların sözleşmeye uygun olmadığını, ilk açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığından zamanaşımının alacağın tümü bakımından kesildiğini, alacağın net olarak ortaya konulduğu tarihin diğer kararın kesinleştiği 31.05.2022 tarihi olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hakedişlerden kesilen gecikme cezası alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, gecikme cezasının tahsili istemiyle Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/224 Esas sayılı dosyasında, davacı yüklenici tarafından şimdilik 8.000,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, yapılan yargılama sonunda bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. İş bu somut davada ise faturaya dayalı gecikme cezası alacağından bakiye 536.745,25 TL’nin tahsili talep edilmiştir. Bu haliyle talep konusu alacak miktarı belirli olduğundan mahkemece davanın belirsiz alacak davası olmayıp, kısmi dava olduğu yönündeki nitelendirmesi yerindedir. Kısmi dava açılması halinde alacağın yalnız dava konusu edilen kısmı için zamanaşımı kesilir, dava dışı kalan bölümü içinse zamanaşımı işlemeye devam eder. Somut uyuşmazlıkta talep edilen 536.745,25 TL için faturaların tanzim ve işin teslim tarihleri dikkate alındığında takip tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından mahkemece davanın zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi gereğince düzenlenen hakedişlerden kesilen gecikme cezası bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf haksız kesildiği belirtilen gecikme cezasının tahsiline ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/221 Esas sayılı dosyasında dava açmış, yapılan yargılama neticesinde ceza kesintilerinin haksız olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 8000 TL’nin tahsiline karar verilmiş, verilen karar 31.05.2022 tarihinde kesinleşmiş ve kalan kısım yönünden iş bu dava açılmıştır. HMK’nın 109. Maddesi gereğince, talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesi mümkündür. Kısmi dava açılması durumunda her ne kadar alacağın bir kısmı talep edilse de kalan kısmından vazgeçilmemekte ve yargılama alacağın tümü üzerinden yapılmaktadır. Karar verilince de alacağın tümü dikkate alınarak kanun yolu değerlendirmesi yapılmaktadır. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.05.2019 tarih ve 2017/8 Esas, 2019/3 Karar sayılı ilamında da faiz istemi yönünden bu yaklaşım dikkate alınmıştır. Diğer yönden TBK’nın 154. Maddesinde zamanaşımının kesilmesi sebepleri yer almaktadır. Buna göre dava yoluyla mahkemeye başvurulması halinde zamanaşımı kesilmektedir. Kısmi davada alacağın tümü dikkate alınarak yargılama yapıldığından o alacağa ilişkin dava açılması ile tümü açısından zamanaşımı kesilmiş olacaktır. Davaya konu olayda da ilk davanın açılması ile zamanaşımı kesildiğinden ve yeni işlemeye başlayan zamanaşımı süresi de dolmadığından kararın bozulması gerektiği düşüncemizle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayız.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/348, K. 2025/783, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-348-e-2025-783-k-46e1c6fef1e4