Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3310 E. 2025/2382 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3310
Karar No
2025/2382
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/111 E., 2024/632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2022/499 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından temyize cevap dilekçesinde duruşma talep edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... Noterliği'nin 07.01.2013 tarih ve 544 yevmiye no'lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanarak davacıya ait dairelerin de bulunduğu ... ilçesi, ... Mahallesi, 870 ada, 8 parselde kurulu ... Sitesinin yıkılarak yeni bir yapı yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını, sözleşme sonrasında davalının müvekkiline ana sözleşme ile tahsis edeceği bildirilen dairelerin konum ve cephelerini davacının zararına olacak şekilde ve onayı alınmadan değiştirdiğini, bu nedenle oluşan zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek, yapılan konum değişikliği nedeniyle davacının uğradığı zararın davalı şirketten faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu inşaat alanlarının sözleşme ile kararlaştırılan konum, kat ve niteliklere uygun olduğunu, davacı tarafın talep edebileceği bir zararının bulunmadığını, davacı tarafın yeni projede hak kazanacağı bağımsız bölümler ile ilgili tek değişikliğin davacının kendi talebi doğrultusunda yapılan daire birleşimi olduğunu, diğer bölümlerde değişikliğin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında ..... Noterliği'nin ...tarih ve ...yevmiye no'lu Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiği, davalı yüklenicinin davacıya teslim etmesi gereken bağımsız bölümleri sözleşmeye uygun ve belirtilen kat ve cephede teslimini sağladığı bu haliyle davacı tarafın bir zararının oluşmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından dairelerin konum ve cephelerinde yapılan değişikliğe davacının bizzat ve açıkça onay verip vermediğinin, buna ilişkin açık bir beyan ve imzasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmekte olup, vaziyet planları esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu belgeler yerinde incelenmeden rapor tanzim edildiğini, yıkım öncesi vaziyet planında görünen konum ve cephe durumu ile yeni yapıda müvekkilimize tahsis edilen yerin konum ve cephesinin uygun olup olmadığı, konum ve cephelerin farklılaşması durumunda oluşabilecek bir şerefiye farkının olup olmadığı, halihazırda aynı projede 3 cepheli bir taşınmaz ile tek cepheli bir taşınmaz arasında maddi değer farkı olup olmadığı konularının değerlendirilmediğini, davalı yüklenicinin sözleşme eklerinde yer vermiş olduğunu, teknik çizimlerin sıradan bir kişi tarafından anlaşılmayacağını bilerek sözleşme içerisinde anlaşılır açıklama ve izahatlarda bulunmaktan kaçındığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin eki olarak noterce tasdik edilen evraklar arasındaki paylaşım tablosu, vaziyet planı ve mimari avan projeye uygun imalat yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3310, K. 2025/2382, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-3310-e-2025-2382-k-71663a532559