Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2904 E. 2025/3212 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2904
- Karar No
- 2025/3212
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/648 E., 2024/1129 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/1147 E., 2023/1191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında koli açma, koliye koyma, koli kapatma makineleri ile palete dizme robotu ve yardımcı ekipmanlarının imalatı ve montajı konusunda eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin E. maddesi gereğince peşin ödemenin 17.07.2017 tarihinde yapıldığını, eserin sözleşmenin E. maddesi gereğince işin en geç 15.02.2018 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, ancak davalı tarafın sözleşme kapsamındaki iş ve ürünü zamanında tam çalışır vaziyette teslim etmediğini, bu konuda davalıya iki adet ihtar çektiğini, teslim edilen ürünler ile ilgili delil tespiti yaptırdığını beyan ederek, gecikme bedeli/gecikme cezası için “şimdilik” 100.000,00 TL’nin 16.02.2018 tarihinden, arızaların tamamlanması/giderilmesi için gereken bedel karşılığı; "şimdilik” 100.000,00 TL’nin 28.02.2019 tarihinden, davalı tarafın kusuru nedeniyle harcanmak zorunda kalınan fazla emek ve iş gücü kaybı nedeni ile oluşan maddi zararlar için "şimdilik” 100.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamında geç teslim iddiasının gerçeği yansıtmadığını, gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, davalı şirketin geç teslim iddialarında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sözleşme gereği, kolilerdeki ölçü ve yapısında yapılması gereken değişikliklerin yapılmadığını, ayıplarla ilgili gün tayini yapılarak, taraflarına yazılı olarak izin ve randevu verilmesi halinde, ihtarnamede belirtilen hususlara ilişkin aksaklık ve hataların giderileceğinin bildirildiğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.06.2021 tarihli teknik rapor, 25.05.2022 tarihli heyet teknik raporu, 28.01.2023 tarihi heyet ek teknik raporu ile dava konusu ayıpların giderilerek sistemin çalışır duruma getirilmesi için gereken bedelin 200.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, 13.07.2023 tarihli bilirkişi hesap raporu ile yapılan hesaplamada, mahkemece kabul edilen kısım olan 100.000,00 TL gecikme cezası ve 169.200,00 TL ek işçilik gideri yönünden de davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki mail yazışmalarının değerlendirilmediğini, sistemin kurulu çalışır vaziyette teslim edildiğinin mail yazışmaları ile sabit olduğunu, davacı yanın; koli boyutlarını ayarlama, personellere eğitim, deneme ve demo günlerinin belirlenmesi, işyerinin konveyör sistemin kurulumuna müsait hale getirilmesi gibi kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, müvekkil şirketin oluşan gecikmede herhangi bir kusuru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin geç ve ayıplı ifası nedeniyle ayıp giderim bedeli, ek işçilik gideri ve gecikme cezası istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve Yargıtay denetimine elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez. Mahkemelerce bilirkişilerin seçimine özen gösterilmesi, bilirkişilerin uyuşmazlık konusu hakkında özel ve teknik bilgi sahibi uzman kişiler arasından seçilmesi gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki koli açma, koliye koyma, koli kapatma makineleri ile palete dizme robotu ve yardımcı ekipmanlarının imalatı ve montajı konularını içeren eser sözleşmesine konu makinelerin denetlenmesi, hiç şüphesiz çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmektedir. Mahkemece, birden fazla uzmanlık alanına giren konularda ayrı ayrı bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiş ise de, bilirkişi raporları hüküm vermeye ve denetime elverişli değildir. O halde mahkemece yapılacak iş; birden fazla uzmanlık alanına giren konularda ayrı ayrı bilirkişi raporu alınması yerine, işin niteliği ve uyuşmazlığın türüne göre mali müşavir, makine mühendisi ve elektrik-elektronik mühendisliği alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyetten rapor alınarak, davalı tarafından sunulan mail yazışmaları, davacının keşide ettiği ihtarnameler denetlenerek, eserin tam ve çalışır vaziyette teslim edilip edilmediği, gecikme süresinin kaç gün olduğu, gecikmenin kimden kaynaklandığı, ilave işçilik ücretinin dayanakları ve gecikme cezasının hesaplanma şekli ve buna göre varsa davacının tazminat istemlerini tespit eden, ayrıntılı, gerekçeli ve özellikle Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesidir. Yetersiz ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.