Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2637 E. 2025/2629 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2637
Karar No
2025/2629
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/704 E., 2024/840 K. BİRLEŞEN GEBZE TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NİN 2023/71E-2023/120 K SAYILI DOSYASI İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/245 E., 2024/44 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar yüklenici ... ve arsa sahibi ... arasında 27.10.2018 tarihli daire satış sözleşmesinin imzalandığını, dairenin satış bedelini davalı ...'e tam olarak ödediğini, dairesinin tapusunun davalı arsa maliki ...'ın vekil edene vermekten imtina ettiğini ve üçüncü kişilere satmak için ilan verdiğini, davalı yüklenicinin daireleri eksiksiz olarak tamamlayarak arsa sahibine teslim ettiğini belirterek, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tesciline, aksi halde bağımsız bölümün değerinin 27.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reaskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile vekil edene ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davacının dava dışı yüklenici ve arsa maliki ile asıl davaya konu daire satış sözleşmesini imzaladığını, 27.10.2018 yılından beri satışı taahüt edilen ve bedelini dairenin yapım işini alan davalı ...'e tam olarak ödediğini, buna rağmen arsa malikinin bağımsız bölümün tapusunu devirden kaçındığını, üçüncü kişilere satışı için ilan verdiğini, asıl davada dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtları celp edildiğinde taşınmazın 26.10.2020 tarihinde davalı ...'a devredildiğinin öğrenildiğini, davalı ...'ın arsa maliki ...'ın kız kardeşi olduğu için yapılan tapu devri işleminin muvazaalı olduğunu, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... asıl davaya cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümün davalı ...’e satışına dair sözleşme yapıldığını, davalının davacı ile yapılmış daire satış sözleşmesinin bulunmadığını, davacının kötüniyetli olarak davayı ikame ettiğini, dosyaya sunulan satış sözleşmesinin davalı ... ile davalı arasında yapıldığını, dava konusu bağımsız bölümün dava dışı ... adına kayıtlı olduğundan husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının dava açma hakkının olmadığını, taşımazlarla ilgili devir ve sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerektiğini, adi yazılı şekilde düzenlenmiş protokolün hukuki geçerliliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini, taşınmazın değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın taşınmazın değerinin tahsiline yönelik talep yönünden davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 690.000,00 TL'nin ıslah tarihi itibariyle 10.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, gerekçe yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, davacının asıl talebi olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davanın taşınmazın değerinin tahsiline yönelik talep yönünden; davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 690.000,00 TL'nin ıslah tarihi itibariyle 10.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden, davacının tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Hükme esas teşkil edilen tazminat miktarına uygulanacak faiz türünün hatalı tespit içerdiğini,

b.Seçimlik hakka ilişkin uygulanan usul ve esasların uygulanmadan ve gerekli yasal koşullar oluşmadan hükme konu edilerek müvekkilin yasal haklarının kaybolmasına sebebiyet verildiği görüldüğünden, birleşen dava dosyasında tapu iptal tescil yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, harici satış sözleşmesiyle yükleniciden temlik alınan bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Asıl ve birleşen dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2637, K. 2025/2629, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2637-e-2025-2629-k-395c7aeaf75a