Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/242 E. 2024/950 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/242
Karar No
2024/950
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2163 E., 2023/2015 K. HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/928 E., 2019/52 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordato davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ekonomik durgunluktan etkilendiğini, davacı gerçek kişilerin ise şirket borçlarından müteselsilen sorumlulukları bulunan yetkililer olduklarını ileri sürerek, İİK'nın 285 vd. maddeleri gereği konkordato geçici mühleti verilmesini ve akabinde konkordato projelerinin tasdikini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Bir kısım alacaklılar vekilleri ibraz ettikleri dilekçeler ile yargılamaya müdahil olmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nın 305. maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, talebin kabulü ile davacıların konkordato projelerinin tasdikine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım alacaklılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli, 2021/303 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince İİK'nın 304/2. maddesine uygun bir ara kararı alınmaksızın, duruşmanın kesin mühletin dolduğu tarihten sonrasına bırakılması ve kesin mühletin bitiminden çok sonra tasdik kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilmesi ile konkordato istemlerinin usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep edenler vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Dairemizin 14.12.2021 tarih ve 2021/4647 Esas, 2021/2251 Karar sayılı ilamı ile, istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince işin esasına girilerek, tasdik şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle istemin usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Direnme Kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Direnme Üzerine Verilen Karar 1-Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2022 tarih, 2022/13 Esas, 2022/423 Karar sayılı ilamı ile, önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. 2-Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.11.2022 tarihli, 2022/6-160 Esas, 2022/1462 Karar sayılı kararı ile, Dairemizin bozma kararı uygun bulunup, Bölge Adliye Mahkemesi direnme kararı bozularak, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C. HGK Kararı Sonrası Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarih, 313-664 E.-K. sayılı kararı ile, 6 aylık uzatma yetkisinin zımnen kullanıldığının kabulü halinde dahi, ilk derece mahkemesince verilen kesin mühlet hükümlerinin sona ermiş olacağı 28.10.2020 tarihinden bu yana iki buçuk yıldan fazla zaman geçtiği, öte yandan tasdik edilen projede belirlenen ödeme takvimi uyarınca ödeme sürelerinin dolmuş olduğu, oylama bu şekilde yapıldığından ödeme takvimine müdahale de edilemeyeceği, geçen sürenin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında benimsenen "makul bir süre" olmadığının açık olduğu, bu defa İlk derece aşamasından sonraki dönemde kesin mühletin dolduğunun kabulü gerektiği belirtilerek, konkordato istemlerinin usulden reddine karar verilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep edenler vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Dairemizin 21.09.2023 tarih ve 2023/2513 Esas, 2023/2911 Karar sayılı ilamı ile, kanun yolunda geçen sürenin konkordato talep eden davacı aleyhine olacak şekilde yorumlanamayacağı belirtilerek, bozulmuştur. E. Bozma Kararı Sonrası Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alacaklı SGK vekilinin istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, talep eden ... hakkında oylama yapılmamış olması nedeniyle tasdik kararı verilemeyeceği ile re'sen yapılan inceleme sonucunda ise talep eden şirket bakımından kurulan hükmün 3. bendinde tablo dışındaki konkordatoya tabi alacakların dikkate alınmamış olması nedeniyle düzeltme yapılması gerektiği belirtilerek, taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Talep eden vekili, usuli kazanılmış hakkının dikkate alınmadığı, oylamanın proje ibraz eden talepçi şirket bakımından yapıldığı, süreç içinde borçlarda azalma olduğu, istinaf itirazlarında yer verilmeyen hususa dayalı hüküm kurulduğunu belirterek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, talep eden şirket ve yetkilileri bakımından konkordato geçici mühleti verilmesi ve akabinde projelerinin tasdiki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd., 305 ve 306 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 297 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, talep eden ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Re'sen yapılan inceleme bakımından: a)Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordato projesinin tasdiki için evvela projenin kanunun aradığı nisapla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra davacı borçlu tarafından teklif edilen tutarın kaynaklarıyla orantılı olması ve olası bir iflas halinde alacaklıların eline geçecek tutarın konkordato projesinde vaat edilen tutardan az olması yani, konkordatonun alacaklılar için iflasa nazaran daha avantajlı olması gerekir. Bu şartlarla birlikte tasdik harcının yatırılması, imtiyazlı alacakların ve mühlet içi borçların da ödenmesi veya teminata bağlanması diğer şartlar olarak karşımıza çıkmaktadır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin sermayesinin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık, sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce dosyaya ibraz edilmiş olan 05.02.2023 günlü son kayyım raporunda, talepçi şirketin gelir getiren faaliyetinin bulunmadığı ve borçlarını ödeme kabiliyetini yitirdiği bildirilmiştir. Bahsi geçen rapor uyarınca gelir getiren faaliyeti bulunmadığı anlaşılan şirketin, projesinin uygulanma ihtimali kalmadığı yani talepçi şirket bakımından tasdik şartlarının ortadan kalkmış olduğu sabittir. Bu durumda mahkemece; talepçi şirketin gelinen son durum itibariyle borca batık olup olmadığı araştırılarak, borca batık değil ise, somut olayda konkordato tasdik şartları oluşmadığından talebin reddine, borca batık ise, iflasının açılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2-b)Kabule göre, Bölge Adliye Mahkemesince tasdik edilen konkordato projesinin ödeme planı ve taksitlerinin geçmişe dönük olması, konkordatonun genel ilkeleri ile İİK'nın 306/1 maddesine aykırı olduğu gibi HMK'nın 297. maddesi uyarınca infazı kabil bir karar da değildir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Talep eden ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2-Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/242, K. 2024/950, T. 18.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-242-e-2024-950-k-0cb4490c93e3