Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2407 E. 2024/4094 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2407
Karar No
2024/4094
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1013 E., 2024/663 K. KARAR : Asıl dava yönünden esastan red, birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/759 E., 2020/850 K.

1- İlk Derece Mahkemesince, davacı ve davalı şirket arasında 01.03.2016 tarihli mola yeri sözleşmesi imzalandığı, birleşen dosya davalısı ...'ın sözleşmede garantör olduğu, taraf defterlerinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafça düzenlenen toplam 832.207,59 Türk Lirası olan 28 adet faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu bu konuda taraf defterlerinde ihtilaf bulunmadığı, defterler arasındaki farkın davalı tarafça düzenlenen fiyat farkı faturasından kaynaklandığı ve bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, fiyat farkı faturasında ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, Haziran 2016 da düzenlenen 117.457,20 Türk Lirası tutarında faturanın mutabakat belgelerinin dosyaya sunulmadığı belirtilmişse de bu faturaların zaten davalı defterlerinde kayıtlı olduğundan davacının bu faturalara ilişkin alacağını davalı defterlerindeki kayıtlarla ispatlamış olduğu, her iki davalının da 378.464,67 Türk Lirası tutarındaki alacaktan davacıya karşı sorumlu olduğu, asıl davada davacı takip öncesi işlemiş faiz talep etmişse de takipten önce ihtarnamenin davalı şirkete tebliğine ilişkin tebliğ şerhi ibraz edilmediğinden asıl davada takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebin reddi gerektiği, her iki takipteki alacağın da aynı sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle birleşen dosyada tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere takibin devamına karar verilmesi gerektiği, belirtilen nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl dava davacı vekilince ve asıl ve birleşen davada davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince ihtarnamenin tebliğine ilişkin evrakın yargılama sırasında sunulmadığı gibi getirtilmesine yönelik talepte de bulunulmadığı, istinaf aşamasında dahi sunulmadığı bu nedenle mahkemece işlemiş faiz talebinin reddi kararının isabetli olduğu, iade faturasına konu hizmetin verilmediğinin davalı tarafından ispatı gerekmekte olup davalı tarafından ispat koşulu sağlanmadığından ayrıca alacak faturalara dayalı açık hesap ilişkisine dayalı olduğundan likit nitelikli alacak sebebiyle takibe itirazında haksız olan davalı aleyhine İİK'nın 67/2 maddesine göre icra inkar tazminatına karar verilmesinde de isabetsizlik görülmediği, davaya konu kişisel teminat içeren belgede garanti edilen azami miktarın yer almadığı, bu halde taraflar arasında geçerlilik koşullarını taşıyan garanti sözleşmesinin bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla teselsül karinesinin birleşen davaya uygulanamayacağı, yetki sözleşmesinin geçerliliği için gereken tacir olarak tanımlanan kişi unsurunun davalı gerçek kişi yönünden de sağlanmaması nedeniyle yetki kaydının davalıyı bağlamayacağının anlaşıldığı, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmasının itirazın iptali davası için özel dava şartı olduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz gözetilerek Bursa İcra Dairelerinin takip tarihi itibariyle yetkisiz olması nedeni ile itirazın iptali davası açılabilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunması dava şartı olduğundan HMK'nın 114/2 ve 115/2. madde hükümleri uyarınca birleşen davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

3- Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğine dair şerhin sunulmamış olması ve birleşen dosya davalısı ile davacı arasında geçerli bir garanti sözleşmesi bulunmaması nedeniyle kararın usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararına ilişkin asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz istemlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

14.11.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2407, K. 2024/4094, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2407-e-2024-4094-k-559d277bc9d6