Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2336 E. 2024/2845 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2336
Karar No
2024/2845
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/663 E., 2024/787 K. DAVA TARİHİ : 14.02.2020 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/94 E., 2023/11 K. Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili bankadan kredi kullandığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle Beşiktaş 17. Noterliği'nin 82022 yevmiye sayılı kat ihtarnamesinin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, davalı şirketin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1103 esas sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğunu, kesin mühlet tarihi itibariyle kabul edilmeyen 515.447,75 Türk Lirası alacakları bulunduğunu ileri sürerek, 515.447,75 Türk Lirası' nın konkordato projesine dahil edilmesini ve konkordato koşulları kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket için 16.11.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, 13.02.2019 tarihinde bir yıl geçerli olmak üzere kesin mühlet kararı verildiğini, müvekkile çekilen ihtarnamenin mühlet içerisinde olduğunu, bu nedenle müvekkilinin noter ihtarname tarihi itibariyle temerrüde düştüğü iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, kesin mühlet tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan alacağının 2.743.858,26 Türk Lirası olduğu, konkordato projesinde 2.323.262,26 TL'lik kısmının kabul edilmesi nedeniyle 420.596,00 Türk Lirası daha alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf oluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı temyiz isteminde bulunulmuş ise de; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilerek gereği konuşulup düşünüldü. 1-Davacı vekilinin temyizi yönünden; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 94.851,75 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2- Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca konkordatodan kaynaklanan çekişmeli alacak istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu'nun 294 ncü maddesi uyarınca, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Kanun'un 288/1 maddesinde ise geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı hususunu düzenlediğine göre geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilmesi durur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı alacağı kesin mühlet tarihi itibariyle hesaplanmış ise de İİK 294/3. maddesi uyarınca geçici mühlet kararı verildiği 16.11.2018 tarihinden sonraki dönemde alacağa faiz işletilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Davalı şirket hakkındaki konkordato davasında geçici mühlet 16.11.2018 tarihinde verilmiş olup kredi hesabının geçici mühlet tarihinden sonra 19.11.2018 tarihinde kat edildiği sabittir. Bu halde ödenmeyen gecikilen taksitler için geçici mühlet tarihine kadar işleyen akdi faiz hesap edilerek alacağın belirlenmesi gerekmektedir. Geçici mühlet tarihinden veya hesap kat tarihinden sonra yapılmış ödemeler mevcutsa bu ödemelerin de yukarıda açıklandığı üzere hesap katı geçici mühlet kararından sonra olması nedeniyle borçlu temerrüde düşmediğinden, yapılan ödemeler asıl alacaktan mahsup edilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.01.2023 tarih ve 2020/94 E. 2023/11 K. sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2336, K. 2024/2845, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2336-e-2024-2845-k-2dc76820e607