Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2138 E. 2025/2486 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2138
Karar No
2025/2486
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/519 E., 2024/975 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/679 E., 2024/42 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı idare arasında 02.05.2006 tarihinde Kent Aktivite Merkezinin yapılmasına ilişkin sözleşme imzalandığını, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yer alan belediye nikah salonuna ilişkin edimini süresinde yerine getirerek teslim ettiğini, sözleşmenin 16... . maddeleri uyarınca nikah salonunun lojistik hizmetlerinin yerine getirilmesinin davacıya ait olduğunu, davalı idarenin sözleşme hükümlerine aykırı olarak 27.05.2009 tarihli yazı ile nikah salonunun fotoğraf çekim işine son verilmesini bildirdiğini, sözleşme kapsamında nikah salonunda fotoğraf çekim işinin lojistik hizmetlerine dahil olduğuna ilişkin dava açtıklarını, açılan davanın davacı yüklenici yararına sonuçlandığını, lojistik hizmetlerinin gelin damat odası, salon, masa, sandalye ve örtüleri ile salonun hazırlanması, ses sistemi, nikah şekeri, kuru pasta, alkolsüz içecekler gibi ikramların hazırlanıp dağıtılması, fotoğraf ve video çekiminden oluştuğunu belirterek 10.000,00 TL tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 02.05.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını, nikah salonunun 31.12.2006 tarihine kadar davalı idareye bedelsiz devredilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 16... . maddelerinde lojistik hizmetlerinin yüklenici tarafından yapılması ya da yaptırılmasının kararlaştırıldığını, tespit davasında mahkemece fotoğraf çekme işinin de lojistik hizmeti kapsamında kaldığının belirlendiğini, sözleşmenin 7. maddesinde nikah salonundan yüklenicinin herhangi bir ücret alamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin tarafı olmadıklarını belirterek taraf ehliyeti (pasif husumet) nedeniyle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale şartnamesinin 30.1 maddesi dikkate alındığında sözleşmenin ihale şartnamesi ile uyumlu olduğu, nikah salonuna ait fotoğraf çekme işinin lojistik hizmeti kapsamında kaldığı, nikah salonunun lojistik hizmetlerinin de davacı tarafından yerine getirilmesinin gerektiği, davalının 27.05.2009 tarihli yazısının sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, lojistik hizmeti kapsamında yer alan fotoğraf çekim işinin davacı tarafından yerine getirilememesi nedeniyle maddi zararın oluştuğu ve zarardan davalının sorumlu olduğu, dahili davalının ise sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı yönünden davanın kabulüne, dahili davalı yönünden taraf ehliyeti (pasif husumet) nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmeye göre davalının sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu nikah salonunun ... Belediye Başkanlığına devredildiğini, tespite ilişkin karar uyarınca davacının davalı idareden talepte bulunamayacağını, davalı idarenin nikah salonunu işletmesinin mümkün olmadığını, davacı yüklenicinin 31.12.2006 tarihinden itibaren iki buçuk yıl nikah salonu fotoğraf çekim işini yaptığını beyan etmesine rağmen buna ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya sunamadığını, davalı idare tarafından işten el çektirilmesine neden olunan bir belge ve delilin de dosyaya sunulamadığını, vergi dairesi kayıtlarına göre davacı yüklenicinin fotoğraf çekme işini yaptığı iki buçuk yıllık dönemde zarar bildirimde bulunduğunu, mahrum kalınan kâra ilişkin delillerin bulunmadığını, ispat yükünü yerine getirmediğini, bilirkişi raporlarının tahmini ortalamalara göre hesaplamalara dayalı olduğunu, personel giderleri, kira gideri, ekipman gideri, vergi gideri gibi giderlerin kazançtan düşülmediğini, davalı idare tarafından fotoğraf çekim işine son verilmesine ilişkin yazının davacı yükleniciye bildirilmesine ilişkin tarihin belirlenmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi hükümlerine aykırı davranılması nedenine dayalı yoksun kalınan kârın ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET GÖRÜŞÜ Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle borçlunun giderim sorumluluğu ile ilgili olan taraflar arasındaki sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 Sayılı BK'nın 98. maddeye göre; borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin mahiyetine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna dair hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Kıyas yoluyla uygulanacak hükümlere göre; kasten ya da ihmal veya tedbirsizlikle başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (BK'nın41).Zarar gören zararını ispatlamalıdır (BK'nın 42). Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (BK'nın 43).Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (BK'nın 44). Somut olayda davacı, davalı tarafından 09.06.2009 tarihi itibariyle fotoğraf çekim işini yapmasının engellendiğinden bahisle uğradığı zararın tahsiline karar verilmesini istemiş ise de davacının daha önce fotoğraf çekiminin sözleşme uyarınca lojistik hizmeti olduğunun tespiti talebiyle açtığı dava 11.07.2011 tarihinde kesinleşmiş, davacı kesinleşme tarihinden itibaren 06.02.2014 tarihine kadar davalıdan her hangi bir talepte bulunmamış,ancak 24.03.2014 tarihinde eldeki davayı açarak talepte bulunmuştur. Bu suretle aradan geçen sürede zararının artmasına kendisi sebep olduğundan mahkemece ancak tespit davasının açıldığı 03.07.2009 tarihinden kararının kesinleştiği tarihe davalıdan talepte bulunulması için makul bir süre eklenerek belirlenecek tarih arasındaki dönem için lehine tazminatın hüküm altına alınması gerekirken eldeki dava tarihine kadar geçen süre için tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2138, K. 2025/2486, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2138-e-2025-2486-k-cd97cf69d004