Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2090 E. 2024/2825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2090
- Karar No
- 2024/2825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/505 E., 2024/95 K. KONKORDATO TALEP EDEN : ... Vekili Avukat ... ALACAKLILAR : 1-... Vekili Avukat ... 2- ... Vekili Avukat ... ve diğer 13 alacaklı TALEP TARİHİ : 30.11.2018 HÜKÜM : Davanın Kabulü BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi TARİH : 19.10.2021 SAYISI : 2021/757 E.-2021/1264 K 1- İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2021gün, 2018/577 E., 2021/30 K. sayılı kararı ile konkordato talep eden şirkete ait konkordato projesine ilişkin icra ve iflas kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrasında aranan oy çoğunluğunun sağlandığı gerekçesiyle konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı bir kısım alacaklılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi tarafından 19.10.2021 tarihinde alacaklıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3- Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı bir kısım alacaklılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 17.10.2022 gün, 2022/2192 E. ve 2022/4780 K. sayılı ilamıyla; HMK'nın 297. maddesine aykırı şekilde infazı kabil olmayan şekilde hüküm kurulduğu, kabule göre konkordato talep edenin aktif malvarlığının denetime açık şekilde değerlendirilmediği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4- Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde konkordato talep eden şirket yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi üzerine karara karşı alacaklı Akbank A.Ş,, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş,, QNB Finansbank A.Ş,, Vakıfbank A.Ş., vekilleri tarafından süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: a-İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç değer tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre, bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir talep olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. b- Somut olayda; konkordato talep eden şirketin özvarlığının rayiç değer bilançosuna göre (+) 3.656.763,81 TL'ye ulaştığı anlaşılmıştır. Tasdik edilen proje ile; şirketin anapara borçlarını % 49 tenzilatlı hali ile ve 36 ay vadede ödemesine karar verilmiştir. İbraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında; tasdik edilen proje borçlunun aktif değerlerine göre düşük seviyede kalmış, özellikle rayiç özvarlık değeri yüksek olan borçlu bakımından projede tenzilat öngörülmüş ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Açıklanan nedenlerle teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmayıp projenin bu haliyle alacaklıların menfaatini olumsuz etkilediği aşikardır. Bu durumda mahkemece, finansal güçlük içinde bulunmadığı anlaşılan borçlu şirketin tasdik taleplerinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bir kısım alacaklılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak karar verildi.