Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1737 E. 2025/2723 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1737
Karar No
2025/2723
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/696 E., 2023/470 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankaya ait olan ve ülkenin farklı yerlerinde bulunan birçok banka şubesi, dinlenme tesisinin tadilat ve dekorasyon işlerinin müvekkili bankanın genel müdürü ... ve genel müdür yardımcısı ... ... tarafından davalı inşaat şirketlerine ihale edildiğini, yapılan tadilat ve imalat işleri için gereğinden fazla ödeme yapıldığını ve kurumun zarara uğratıldığını ileri sürerek fazladan ödenen bedelin iadesini yükleniciler ve bankanın genel müdür ve genel müdür yardımcısından talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda bir kısım davalılar vekilleri, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, sözleşmeyle üstlendiği edimleri yerine getirdiğini, işlerin kesin kabulü yapılarak ödeme yapıldığını, yaptıkları işle ilgili eksik ve ayıplı imalât bulunmadığını, ortada sebepsiz zenginleşmenin olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyarak verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl ve birleşen dosyalarda davalılar banka genel müdürü ... ve genel müdür yardımcısı ... ...'ya karşı TTK'nın 553 vd. maddelerine dayalı olarak açılan sorumluluk davasının tefriki ile ayrı esasa kaydedildiği, yüklenici şirketlere karşı eser sözleşmesine dayalı olarak iş sahibi tarafından açılan alacak talebine ilişkin davalara iş bu esas üzerinden devam edildiği, 1. Asıl ve birleşen davalara konu işlerin teslim ve son hak ediş yıllarının 2006, 20 07... olduğu, asıl ve birleşen davaların ise 2014 yılında açıldığı, asıl ve birleşen davalarda fazla ödeme talebine dayalı olarak iş sahibi tarafından açılan davalar 5 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra açıldığından ve asıl dava, birleşen 2014/517 Esas ve birleşen 2014/518 Esas sayılı dosyada tüm davalılar ile birleşen 2014/519 Esas sayılı dosyada davalılar Mat İnşaat, YMH İnşaat, Emke İnşaat tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğundan bu davalılara karşı açılan davaların zamanaşımı nedeniyle reddine,

2. Birleşen 2014/519 Esas sayılı dosyada, davalılar ...Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti., .... ve Tic. Ltd. Şti. ve .... ve Tic. Pazarlama Ltd. Şti. tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmadığından bu davalılar bakımından esas yönünden yapılan değerlendirmede; söz konusu birleşen davada sözleşmeyle belirlenen bedel dışında fiyat farkı adı altında davalılara fazla ödeme yapıldığının iddia edildiği, somut olayda anonim şirket olan banka ile yükleniciler arasında imzalanan sözleşmede kararlaştırılan bedel dışında, anonim şirket yönetim kurulu tarafından alınan kararla fiyat farkı ödendiği, sözleşme bedeli konusunda yönetim kurulu tarafından alınan kararın şirketi bağladığı, bu nedenle şirket yönetim kurulu kararına istinaden yapılan ödemenin yüklenicilerden talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen 2014/519 Esas sayılı dosyada davalılar ...Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti., .... ve Tic. Ltd. Şti. ve .... ve Tic. Pazarlama Ltd. Şti.'ne karşı açılan davaların esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi kararının yerinde olmadığını, zamanaşımının başlangıcının zararın müvekkil banka tarafından öğrenildiği tarih olduğunu, birleşen 2014/519 E. sayılı dosyada bir kısım davalılar yönünden esastan red kararı verilmişse de, yüklenici firmaların gerekçesi ne olursa olsun fiyat farkı ödenmeyeceğini dikkate alarak işleri üstlenmiş olmasına karşın, dosyaları tefrik edilen diğer davalılar eski genel müdür ve eski genel müdür yardımcısının nihai karar merci olan yönetim kuruluna adeta zaruri bir durumla karşı karşıya kalındığı izlenimini yaratacak şekilde eksik/hatalı bilgiler sunmak suretiyle yönetim kurulunca fiyat farkı verilmesinin kabulünü sağladıklarını, hukuka aykırı ve yersiz fazla ödemeler davalılarca alınarak müvekkil bankanın zarara uğratıldığını, davalıların hukuka aykırı bu ödemeleri kabul ettiklerinin soruşturma raporları ve alınan bilirkişi raporları ile ile sabit olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre yükleniciler tarafından açılan asıl ve birleşen davalar, eser sözleşmesine dayalı olarak iş sahibi tarafından açılan fazladan ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifenin (III) kısmının ikinci bendinin (a) fıkrası uyarınca davanın reddi halinde maktu harç alınacağı belirtilmektedir. Aynı Yasa'nın 31. maddesi gereğince de "Peşin alınan karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşılırsa fazlalık istek üzerine geri verilir." hükmün gereğince asıl ve birleşen davalarda davanın reddine karar verildiğinden maktu karar ve ilam harcı alınması gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden davacı tarafça fazladan yatırılan peşin harcın iadesi gerekirken davacı banka harçtan muaf olmadığı halde davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'un 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükmün re'sen düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının, (A) bendinin 2 no.lu alt bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 78.553,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 78.373,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" (B) bendinin 2 no.lu alt bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 36.534,50 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 36.354,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" (C) bendinin 2 no.lu alt bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 10.865,75 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 10.685,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" (D) bendinin 3 no.lu alt bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 15.597,80 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 15.417,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" yazılmak suretiyle resen DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1737, K. 2025/2723, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-1737-e-2025-2723-k-041ddb7cc4a7