Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1182 E. 2024/1196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1182
- Karar No
- 2024/1196
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/384 E., 2024/57 K. HÜKÜM : Dairemiz Bozma Kararına Direnme Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği tapu iptal ve tescil isteminde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ilk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Dairemiz bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının ... Ürünleri Tic ve San. Ltd Şti ile davalının hissedarı olduğu K.Maraş ili ... ... köyü ... ada 3 parselde kain taşınmaz üzerinde inşa edilecek apartman dükkan vasıflı bağımsız bölümlere ilişkin düzenleme şeklindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tanzim edildiğini, sözleşme yükümlülüklerini yüklenici firma olarak müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalılara ait bağımsız bölümler yönü ile gecikmeden mütevellit kira bedelleri de müvekkili şirket tarafından ödendiğini, müvekkili yüklenici şirket tarafından inşa edilen bağımsız bölüm ve dükkanlar davalılara ve diğer hissedarlara teslim edilmiş Yamaç evleri sitesi olarak sitenin yaklaşık 3 yılı aşkın süredir yaşam devam ettiğini, davalı tarafından 28/08/2013 tarih ve 16721-7036 sayılı dilekçe ile müvekkili şirket tarafından yapılacak olan plan ve proje tadilatı için verilmiş olan yetkiden azledildiğini, müvekkili şirket ve devir edilen yerlere ait bazı bloklara yapı kullanım belgesi izni alındığını, davalıya ait yerler için de " yapı kullanma izinleri" için müvekkili şirkete bu yönde yetki vermeleri veya davalıların bu yönde başvuruları halinde bu işlemin önünde hiç bir engel bulunmadığını, müvekkili şirket ile yapılan sözleşmede bir ikmal inşaat sözleşmesi olup bu sözleşmenin 12.maddesi itibari ile inşaatın %42 lik bölümünün tamamlandığı ve bu aşamaya kadar ki SGK ve Maliye borçlarının önceki yapımcıya ait olduğunun açıkça belirtildiğini, şirketlerinin bu yükümlülüğünün bulunmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalıların müvekkili şirkete devretmesi gereken 3. Blk 16 nolu bağımsız bölümünün mülkiyetini bugüne kadar devretmediklerini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının edimini yerine getirmediğini iskanları eksik bağımsız bölüm ve blokların bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05/04/2016 tarihli ve 2015/1112 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararıyla; davacı davalının hissedarı olduğu ... Mahallesi ... ada ... parsel nolu taşınmaz üzerine inşaat yapmak üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenledikleri, yapılan sözleşmeye göre dava konusu ....lu bağımsız bölümünün yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı, ancak davalının şimdiye kadar tapuyu davacıya devretmediği, bu nedenle taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ettiği, davalı cevabında, davanın reddini talep ettiği,mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda dava konusu 3 blok 6 kat 16 no.lu bağımsız bölümün taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahipleri tarafından yapımcıya devredilmesi gereken dairelerden olduğunun kararlaştırıldığı, taşınmazın kullanıma hazır olduğu, imalat eksiği olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 05/04/2016 tarihli ve 2015/1112 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 26.09.2019 tarih 2016/7859 Esas ve 2019/3887 Karar sayılı ilamında "Taraflar arasında düzenlenen 09.02.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde anahtar teslimi inşaat yapımı kararlaştırıldığından yapı kullanma izin belgesinin alınması da yüklenicinin yükümlülüğündedir. Ayrıca, taraflar arasında düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmayan 10.11.2011 tarihli protokolde de yükleniciye yapılacak tapu devirleri hakkında kademeli ferağ hükümleri öngörülmüş olup, bu kapsamda yükleniciye devredilecek son üç bağımsız bölümün tapu devrinin, 4. ve 6. blokların yapı kullanma izin belgeleri alındığında yapılacağı belirtilmiştir. Dosya arasında bulunan, belediye yazılarında, bir takım eksiklikler nedeniyle, davalı arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümlerin yapı kullanma izin belgelerinin henüz düzenlenmediği belirtilmiş olup, bu haliyle, sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmediği anlaşılan davacı yüklenicinin, dava konusu bağımsız bölümün tapusuna hak kazanmadığı açıktır. Mahkemece, bu husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak davanın kabulü doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. V.BOZMAYA UYULARAK VERİLEN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21/01/2022 tarihli ve 2021/168 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararıyla 24/09/2021 Tarihli celse de İlgili Onikişubat Belediyesinden dava konusu taşınmazla ilgili bütün blokları kapsayacak şekilde yapı kullanım izin belgesinin alınıp alınmadığı alınmış ise hangi blok'a hangi tarihte alındığının bildirilmesi istenilmiş olup, gelen cevabi yazıda ; davalı arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümlerin yapı kullanma izin belgelerinin davanın açıldığı tarihte henüz düzenlenmediği görüldüğü, her davanın açıldığı tarihteki şartlar ile değerlendirilmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir. VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 21/01/2022 tarihli ve 2021/168 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemiz 13.06.2023 tarih 2022/1990 Esas ve 2023/2352 Karar sayılı ilamında " Bozma sonrası dosya kapsamına alınan Kahramanmaraş OnikiŞubat Belediye Başkanlığının 27/09/2021 tarihli yazısında, 4. Blok 1,2,3,4,6,8,9,10,12 numaralı konutlar için 23/09/2020 tarihinde, 3,5,7 numaralı konutlar için 11/12/2020 tarihinde, 6. Blok 1,2,3,4,6,8,9,10,12,13 numaralı konutlar için 23/09/2020 tarihlinde, 11, 14 numaralı konutlar için 11/12/2020 tarihinde, 5 numaralı konut için 27/10/2014 tarihinde, 7 numaralı konut için 09/10/2017 tarihinde iskan alınmış olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2016/7859 Esas, 2019/3887 Karar sayılı ve 26/09/2019 tarihli kararında, davacı yüklenici tarafından karar tarihinde yapı kullanma izin belgesi alınmamış olması nedeni ile dava konusu bağımsız bölümün tapusuna hak kazanmadığı, mahkemece, bu husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiş ise de bu hususun taraflar lehine usulü kazanılmış hak teşkil etmediği, dosya kapsamına sunulan yukarıda belirtilen 27/09/2021 tarihli yazı içeriği ile birlikte sözleşme şartlarının değerlendirilip, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından ise dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma kararına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacağı, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği, (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K.) Bu sayılanların dışında ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği (Kuru B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü – C. V, 6. B, İstanbul 2001, s 4738 vd). Hal böyle olunca; Mahkememiz tarafından Yargıtay'ın ilk bozma ilamına uyularak, bozma ilamında öngörülen usulü işlemler tamamlandıktan sonra yine bozma ilamında belirtildiği şekilde davanın reddedildiği, bu yönüyle davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu sübut bulmuş, ayrıca ikinci bozma ilamından her ne kadar Kahramanmaraş Onikişubat Belediye Başkanlığının 27/09/2021 tarihli yazısında, 4. Blok 1,2,3,4,6,8,9,10,12 numaralı konutlar için 23/09/2020 tarihinde, 3,5,7 numaralı konutlar için 11/12/2020 tarihinde, 6. Blok 1,2,3,4,6,8,9,10,12,13 numaralı konutlar için 23/09/2020 tarihlinde, 11, 14 numaralı konutlar için 11/12/2020 tarihinde, 5 numaralı konut için 27/10/2014 tarihinde, 7 numaralı konut için 09/10/2017 tarihinde iskan alınmış olduğu yönünde gerekçe kurulmuş ise de; her dava dava tarihindeki şartlarla değerlendirileceği hususu da göz önüne alınarak Mahkememizin ilk kararında direnilmesi ile davanın reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi İçinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ....blokların iskanının alınması için başka mahkemede görülen tapu iptal ve tescil davası kapsamında yetki ve süre verildiği, buna istinaden iskanı aldığını ve edimini yerine getirdiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373 ncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; taraflar arasında imzalanan 09/02/2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümleri hak edebilmesi iskan şartına bağlanmış olup, yine taraflar arasında imzalanan ek protokolde yükleniciye düşecek olan ... numaralı bağımsız bölüm, ... numaralı bağımsız bölüm ve ... numaralı bağımsız bölümlerin devrinin .... blokların iskanının alınması şartına bağlandığı, dava konusu dairenin ise ... numaralı bağımsız bölüm olduğu, ek protokol hükümlerinin dava konusu bağımsız bölüm için geçerli olmadığı, yüklenicinin davaya konu bağımsız bölümün tapusunu hak edebilmesi için taraflar arasında ilk olarak düzenlenen 09.02.2010 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu sözleşmeye göre ise yüklenicinin tüm bloklar için iskan alma yükümlülüğünün bulunduğu ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere yüklenicinin tüm blokların iskanını alamadığı anlaşılmıştır. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan 01/02/2024 tarih 2023/384 Esas ve 2024/57 Karar sayılı İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası ve 373 ncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.