Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/112 E. 2025/1942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/112
Karar No
2025/1942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/91 E., 2023/226 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile inşaat yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede öngörülen işler haricinde ilave işler yaptığını, işi Eylül 2012’de bitirdiğini ve davalı iş sahibine teslim ettiğini belirterek şimdilik 10.044,00 TL tutarında sözleşme dışı işler bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eserde fazla imalat bulunmadığını, teslim tarihi ile dava tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden zamanaşımı def'i ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararı ile; taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu, eserin eylül 2012 tarihinde teslim edildiği, iş bedelinin tahsili isteminin 818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı ve bedel ödeme borcunun teslim anında muaccel olacağı gözetildiğinde davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 05.12.2018 tarihinde açıldığı, davalı tarafça usulüne uygun zamanaşımı def'inde bulunulduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09.02.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09.02.2021tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, dava konusu alacağın eser sözleşmesinin ifası sırasında yapılan sözleşme dışı fazla imalât olduğu, vekâletsiz iş görme hükümlerine tabi bu alacaklar hakkında uygulanacak zamanaşımı süresinin fazla işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.’nın 125. maddesi (TBK’nın 146. maddesi) hükmüne göre 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğu, fazla işin yapılıp alacağın muaccel olduğu kabul edilecek en eski tarih olan davacının dava dilekçesinde belirttiği 2012 yılı eylül ayından, huzurdaki davanın açıldığı 05.12.2018 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def’i reddedilip işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi heyetinin ek raporu ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın sözleşme dışı fazladan yaptığı bir imalatın söz konusu olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece alınan ek raporun kök raporun aynısı olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, otelin kaç metre kare üzerine kurulduğu hususunda dahi bir araştırma yapmadan sadece yapı belgeleri üzerinden bir rapor düzenlendiğini, dava dilekçelerinde belirttikleri ilave işlere ilişkin bir inceleme yapılmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışı imalat bedeli alacağı istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Dava, ilave işler bedelinin tahsiline ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, hükme yeterli araştırma yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu yapılan ek işlere ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu raporda delil tespit raporu ile yetinilmiştir. Halbuki yapılması gereken, yapılan keşif ile taraflarca iddia edilen ek işlerin gösterilmesi, bu işlerin sözleşme kapsamında kalıp kalmadığının tespiti, ek iş varsa bu işlerin kimin tarafından yapıldığı, ihtilaflı ise bu uyuşmazlığın çözümünden ibaret olmalıdır.

İnşaatın yapımı üzerinden 10 yıl geçmesi veya işin büyüklüğü inceleme yapılmasına engel bir durum olarak kabul edilemez.

Hal böyle olunca eksik ve yetersiz bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle oluşturulan hükmün bozulması gerekirken, onanması yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/112, K. 2025/1942, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-112-e-2025-1942-k-ced6ffd14e3d