Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4244 E. 2024/202 K. – İflas
Konu: İflas
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4244
- Karar No
- 2024/202
- Karar Tarihi
- Konu
- İflas
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmişse de 6100 sayılı Kanunun 369 ncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 05.07.2018 tarihli satış sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme doğrultusunda teslimi yapılacak malların bedelinin ödendiğini ancak %40 oranında mal teslimi yapıldığını, geri kalan malların teslim edilmediğini, teslimi yapılmayan mallar için ödenen paranın iadesinin yapılmaması üzerine iflas yolu ile takip yapıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine haksız itiraz ettiğini, takipte belirtilen ana alacak ve işlemiş faiz tutarında müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edilerek, dayanak icra takibine yönelik itirazın kaldırılmasını ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının sözleşme bedelinin %50’sinin peşin ödenmesi edimini sözleşmenin imzalanmasından 4 ay sonra gerçekleştirdiğini, sözleşmede teslim tarihi bulunmadığını, davacı şirketin ambargo kapsamına alındığını bu nedenle ifa imkansızlığının ortaya çıktığını, sözleşmenin ifası için ... Madeni Yağ ve Pazarlama Ticaret A.Ş.'ye ait tesislerde üretime başlandığını, ödeme yükümlülüğünün zamanında yerine getirilmediğini, davacının temerrüde düştüğünü, müvekkillerinin hiçbir zaman bedel tahsil edip, üretim yapmayan konumda olmadığını, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden oluşan zararların ise dava dışı ... Madeni Yağ ve Pazarlama Ticaret A.Ş. tarafından müvekkiline yansıtıldığını, davacının ihtarlarının samimiyetsiz ve çelişen iddialar içerdiğini bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının sözleşme uyarınca, edimini yerine getirmeyerek 07.11.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve temerrüdünün sonuçlarına katlanması gerektiği, ambargonun temerrüt tarihinden 1 yıl sonra uygulandığı, davacının, sözleşmeden dönerek ifa ettiği edimi geri istemesinin koşullarının oluştuğu, temerrüt tarihine kadar davalının davacıya yansıtabileceği zararların davacı tarafından ödenen bedelden düşülmesi gerektiği, bu durumda davalının 40.611.376,26 TL asıl alacak takip tarihine kadar 1.061.458,98 TL işlemiş faiz borcu bulunduğu, davalı-borçlunun toplam 41.672.835,24.-TL alacak bakımından takibe itirazının kesin olarak kaldırıldığı, depo emri düzenlenerek davalı vekiline tefhim edildiği, davalı tarafından depo emrine konu borç miktarının mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle iflas davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sözleşme metninin hatalı yorumlandığını, sözleşmenin yabancı dilde yazılı bölümünde teslim süresi bulunmadığını, taraflar arasında kurulan ticari ilişkide ürünlerin 15 günde teslim edilmesine dair fiziki bir imkan bulunmadığını, ürünlerin teslimine dair taraflar arasındaki elektronik posta yazışmalarında davacının da ürünleri "15 günde teslim edin" şeklindeki bir ısrarının olmadığını, davacıya aylık bir mal teslim taahhüdü verilmediğini, mahkemece ifa sırasının tespitinde hata yapıldığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının sözleşmenin imzasından sonra sözleşme bedelinin %50'sini ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davacının bu yükümlülüğünü sözleşmenin imzasından 3 Ay 18 gün sonra yerine getirdiğini, davacının bedeli ödemede temerrüde düştüğünü müvekkili şirketin yaşanan gecikme nedeni ile ortaya çıkan sorunları, tedarik zincirindeki kırılmaları ve ortaya çıkan teslimi engelleyen / geciktiren tüm nedenleri davacıya e-posta olarak bildirdiği, gerek davacının ödemeyi geç yapması ve taksitle ödeme yapması, mal teslimini çekincesiz kabul etmesi, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında; davacının geç ödeme yapması sonrası teslimata ilişkin yeni vadelerin belirlenmesi ve sözleşmenin bu kapsamda tadil edilmesi nedeni ile davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceği bu yönündeki tespitlerin taraflar arasındaki hukuki sorunun çözümünde esas alınması gerektiğini, mahkemenin temerrüt durumunu hatalı değerlendirdiği için davanın sonunda verilen hükümde hatalı olduğunu davacı şirketin ABD tarafından uygulanan ... kapsamında, ambargo altında bir şirket olduğu, 04.09.2018 tarihli 9652 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilana göre; davacı şirketin %100 hissedarı İngiltere’de (Birleşik Krallık) yerleşik.... firması olduğunu, söz konusu firmanın İngiltere kayıtlarında “Dissolved” yani “kapalı (fesih - tasfiye edilmiş) olarak göründüğünü, bu kapsamda HMK 84/1-b uyarınca teminat gösterilmesinin talep edildiğini, lakin mahkemece 18.11.2021 tarihli celsenin 9 nolu ara kararı ile davacı şirketin ... bir şirket olduğu gerekçesi ile bu talebin reddedildiğini, yine müvekkili şirket ... kapsamında davanın ihbarını talep etmiş ise de bu talebinin de 18.11.2021 tarihli celsenin 10 nolu ara kararı ile gerekçesiz olarak reddedildiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.b. maddesine göre, davacı tarafça satış bedelinin %50'si ödendikten sonra, siparişe konu ürünlerin tamamının davalı tarafça 15 gün içinde gönderileceğinin kararlaştırıldığı, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerden de anlaşılacağı üzere davacının %50’lik ödeme koşulunu sözleşme tarihinde 3 ay 18 gün sonra 23.10.2018 tarihinde yerine getirdiği, davalının en geç 07.11.2018 tarihine kadar edimin ifasına teklif etmiş ya da edimin ifası için sözleşmeye konu ürünleri gemiye yüklendiğini ispat etmesi gerektiği, dosyada yer alan bilgi ve belgeler nazara alındığında ise davalının üstlendiği ... bu yükümlülüğü yerine getirdiğini ispatlayamadığı, davacının yapmış olduğu ödeme toplamının 83.682.112,14 TL olduğu davalının davacıya 36.103.161,12 TL ‘lik mal ihracatı yaptığı, sözleşme tarihi itibarı ile tacir olan tarafların sözleşmede yer alan hükümlerden sorumluluğunun olduğu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu, davalının dosya kapsamında yer alan beyanlarından da anlaşılacağı üzere, TBK'nin 138.maddesi uyarınca ifa güçlüğü nedeniyle uyarlama talebinde de bulunulmadığı, sözleşmede teslim şeklnin .../LA ... /incoterms 2010 olarak kararlaştırıldığı, ... teslimli satışlarda satıcının sözleşmeye konu malları yükleme limanına getirmesi ile teslim yükümlülüğünün yerine gelmiş olacağı, davalının davacı şirketle ilgili yaptırım kararı alındığı ile ilgili savunmasının ve teminat gösterilmesi gerektiği yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, davalının itirazının kaldırılarak depo emri kararı verildiği, davalı tarafça 22.03.2022 tarihinde 53.466.481,97 TL depo bedeli yatırıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İflas yolu ile adi takibe yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 155 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.