Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4112 E. 2024/993 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4112
Karar No
2024/993
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/468 E., 2023/1203 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/84 E., 2019/173 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeye göre on dairenin yüklenici olarak kendisinin olacağının kararlaştırıldığını, on daireden sekiz tanesinin tapusunun toprak sahibi olan davalılar tarafından kendisine devrinin yapıldığını, ancak B Blok 6 ve 8 numaralı dairelerin tapularının kendisine devrinin yapılmadığını, davalıların bu daireleri başkalarına sattığını, her iki bağımsız bölümün değerinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yüklenici olan davacının inşaatı yarım bırakıp gittiğini, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu yaptığı 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümleri dava dışı ... isimli kişiye haricen satıp devrettiğini, inşaatı tamamlaması için inşaatı da bu kişiye devrettiğini, bu kişinin de cezaevine girmesi nedeniyle inşaatın yarım kaldığını, inşaatı kendilerinin tamamladıklarını, dava dışı ...'nın ise her iki bağımsız bölümü başkalarına sattığını, yüklenici olan davacının kendi yükümlülükleri olan inşaatı bitirmeden kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kendi yükümlülüklerinin yerine getirilmesini talep etme hakkının olmadığını, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin12.06.2019 tarih ve 2018/84 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararı ile tarafların karşılıklı olarak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmiş olup olmadığının tespitinin gerektiğini, dinlenen davalı tanıklarının tamamının davacı olan yüklenicinin inşaatı tamamlamadığını ve dava konusu 6 ve 8 sayılı bağımsız bölümleri ve bu bağımsız bölümlerin bulunduğu binanın ortak alanlarının önemli bir kısmını yarım bıraktığını belirtiklerini, bu durumda davalıların yaptıkları masrafların davacının sözleşmeye göre kendisine verilmesi kararlaştırılmış olan 6 ve 8 sayılı bağımsız bölümlerin tamamlanmadığı tarihteki durumuna göre belirlenmiş rayiç değerinden düşülmesi ve kalan miktarın davacı yükleniciye ödenmesi gerektiğini belirterek davalıların bu harcama tutarının bağımsız bölümlerin değerinden düşülmesi sonucunda kalan 153.735,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin12.06.2019 tarih ve 2018/84 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararına karşı süresinde taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. 3.İzmir Bölge Adliyesi 14. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2021 tarih, 2023/468 Esas, 2023/1203 Karar sayılı kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi için kendi edimlerini yerine getirmesi gerektiği, dosya kapsamına göre davacı yüklenicinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediği, binada eksik ve ayıplı işler bulunduğu, bu işlerin daire sahipleri tarafından tamamlandığının anlaşıldığından davalı arsa sahiplerinin bu durumda daireleri teslim etme yükümlülüğü olmadığını, açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın tümden redddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulünün hatalı olduğu belirtilerek, davacının istinaf talebinin esastan reddine, davalının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.2019 gün ve 2018/84 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İzmir Bölge Adliyesi 14. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2021 tarih, 2023/468 Esas, 2023/1203 Karar sayılı kararına karşı süresinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/608 Esas, 2023/169 Karar sayılı ilamı ile Dairemizin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığının kabul edildiği, ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karinenin, üçüncü kişi yararına oluştuğu, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlamasının mümkün olduğu, somut olay incelendiğinde; dava konusu işlerin yüklenici tarafından tamamlanmadığına dair bir belge ya da tespit bulunmadığı, arsa sahiplerince ödeme evrakı ile faturalar sunulmuşsa da bu belgelerin davacı yararına oluşan karineyi çürütmeye yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda işin tamamının davacı tarafından yapıldığını kabul etmek gerekirse de davacının yargılama sırasında işin %90 seviyesinde tamamlandığını beyan etmesi nedeni ile davacının bu beyanı esas alınıp sözleşme kapsamındaki işin %90'ının davacı tarafından yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, bu durumda mahkemece yapılacak iş; aşamalı devir öngörüldüğünden inşaatın %90'ının davacı tarafından yapıldığı kabul edilerek ve buna göre davacının talep ettiği tapulara sözleşmenin 5. maddesindeki aşamalı devir düzenlemesine göre hak kazanıp kazanmadığı konusunda yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda, sözleşmeye göre dava konusu bağımsız bölümlerin tüm işler bittiğinde anahtar teslimi olarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, yapı denetim şirketi tarafından düzenlenen yıl sonu seviye tespit tutanağına göre 11.01.2016 tarihi itibariyle yapının gerçekleşme oranının %90 olarak tespit edildiği, tutanakta mekanik ve elektrik tesisatı ile kalan yapı bölümünün %5'lik kısmının eksik olduğu, ilgili idare tarafından onaylanma işlemleri için verilen %5 oranın eksik olduğunun tespit edildiği, inşaatın getirildiği aşama itibariyle davacı yüklenici tarafından alacak davasına dayanak yapılan (6) ve (8) no.lu bağımsız bölümlere hak kazanmadığının belirtildiği, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1.maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile; Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.06.2019 gün ve 2018/84 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya içinde bulunan yapı kullanma belgesinden de açıkça görüleceği üzere söz konusu inşaatta bulunan tüm eksikliklerin 13.10.2017 tarihinde tamamlandığı, hem arsa sahiplerinin hem de 3. kişiler söz konusu binada ikamet etmeye başladıkları, 13.10.2017 tarihi itibari ile inşaatın tüm eksikliklerini tamamlamış olmasına karşın iki adet dairenin kendilerine verilmediği, raporda 2016 yıl sonu tamamlanma oranının nazara alındığı, ancak daha sonra müvekkil tarafından tamamlanan kısmın dikkate alınmadığı belirtilerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Davacı yüklenici; taraflar arasında imzalanan 05.03.2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmesine rağmen hak ettiği iki adet bağımsız bölümün kendisine verilmediğini, 3. kişilere arsa sahiplerince satıldığını belirterek bağımsız bölümlerin bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı arsa sahipleri ise davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini tam olarak yerine getirmediği, inşaatı eksik bıraktığı gerekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; sözleşmenin 3. maddesinde binanın anahtar teslimi olarak yapılacağının ve sözleşmenin 5. maddesine göre de yükleniciye ait son iki adet bağımsız bölümün arsa sahiplerinin dairelerinin tesliminden sonra verileceğinin kararlaştırıldığı, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde, 11.01.2016 tarihi itibariyle yapının gerçekleşme oranının %90 olarak tespit edildiği, tutanakta mekanik ve elektrik tesisatı ile kalan yapı bölümünün %5'lik kısmının eksik olduğu, ilgili idare tarafından onaylanma işlemleri için verilen %5 oranın eksik olduğunun tespit edildiği, inşaatın getirildiği aşama itibariyle davacı yüklenicinin alacak davasına dayanak yaptığı 6 ve 8 nolu bağımsız bölümlere hak kazanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yargılama sırasında yapı kullanma izni alındığı anlaşılmakla davacının iddiasının bu kapsamda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan bilirkişi heyetinden yargılama sırasında 30.10.2017 tarihli yapı kullanım belgesi alındığı da dikkate alınarak davacının talep ettiği tapulara sözleşmenin 5. maddesindeki aşamalı devir düzenlemesine göre hak kazanıp kazanmadığı konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4112, K. 2024/993, T. 22.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4112-e-2024-993-k-5f0f6f1d8623