Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3860 E. 2024/2074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3860
- Karar No
- 2024/2074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1638 E., 2023/1418 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1096 E., 2023/611 K. Taraflar arasında kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin peşin paralı devirle D Blok 23 ve 30 no.lu dairelerin kooperatif üyeliğini devraldığını, davalı kooperatifin iflas ettiğini, müvekkilinin kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek, dava konusu iki taşınmazın iflas masasından çıkartılarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı müflis kooperatifin üyesi olduğunu, davacının kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmediğini ayrıca dava konusu taşınmazlar ve müflis adına kayıtlı olan diğer taşınmazlar masa malvarlığını teşkil etmekte olup davalı kooperatifin üyesi olan davacının müflisten alacaklı olanlara karşı da yasal olarak sorumluluğunun devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen D23 ve D30 numaraya bağlı 191 ve 192 numaralı kooperatif ortaklığının peşin ödemeli ortaklık olduğu, peşin bedelli ortak olan davacıdan aidat talep edilemez ise de aidat borcu dışında çevre düzenlemesi, tapu gideri, genel giderler ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu, davacının dava tarihi itibariyle kooperatife borcu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir kısım ortakların taşınmazlarını teslim aldığını, bu kararla eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, ortaklık belgesine göre müvekkilinin sadece şerefiye bedelinden sorumlu olduğunu, bunun dışındaki alacak kalemlerinin müvekkilinden istenemeyeceği beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 3.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.2. 1163 sayılı Kanun’un 98'nci maddesi uyarınca bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. Türk Ticaret Kanunu'nun 329 ncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak Türk Ticaret Kanunu'nun 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İcra İflas Kanunu'nun 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. 3.3. Bu bilgiler ışığında somut olayda, davacının iflas eden davalı kooperatifin ortağı olduğu ve kooperatifin 19.06.2012 tarihinde iflas ettiği, bu durumda ortaklık payının tamamen kooperatif sermayesi olarak iflas masasına intikal ettiği ve iflas hükümleri gereğince masa mal varlığının tasfiye edilmesi gerektiği, ortağın ödemelerinin masa dışına çıkarılamayacağı dolayısıyla kooperatif üyesi olan davacıya tapu iptali ve tescil veya tazminat ödemelerinin iflas hükümleri çerçevesinde mümkün olmadığı gözetilerek davanın bu gerekçelerle reddi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözetilmeksizin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin re'sen değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçesinin re'sen DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye 23. Hukuk Dairesine Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.