Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4168 E. 2024/6586 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4168
- Karar No
- 2024/6586
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/577 Esas, 2023/541 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/90 E., 2019/548 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) karar iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ilki 2000 yılından olmak üzere tescilli “FİT” ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetli 2016/61822 sayılı “ACTİFİT” ibareli marka başvurusuna itirazlarının önce Markalar Dairesi Başkanlığı, ardından YİDK tarafından reddedildiğini, işaretler arasında iltibas bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin sektöründe faaliyet göstermediğini, dava konusu markayı tescil ettirdikten sonra müvekkilinin sektöründe faaliyet göstermesi halinde iltibasın oluşacağını, müvekkilinin marka hakkından haksız kazanç sağlayacağını, müvekkilinin markası ile itiraz edilen markanın birebir aynı malları kapsadığını, “ACTİ” ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nun 2018-M-77 sayılı kararının iptalini, 2016/61822 sayılı “ACTİFİT” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tescilini talep ettiği “ACTİFİT+ Şekil” markası ile davacı markalarının kolaylıkla ayırt edilebildiğini, işaretlerin iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik taşımadığını, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılayacağını, davacının ileri sürdüğü “FİT” ibaresinin zayıf ayırt ediciliğinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı “FİT” kelimesinin düşük ayırt ediciliğinin bulunduğunu, başvuruya konu işarette “FİT” ibaresinin ön plana çıkarılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarının emtia listelerinin aynı/ aynı tür mallardan oluştuğu, somut olayda davacı markalarının “FİT” kelimesi etrafında türetilmiş seri markalar olduğu, davacının FİT ibareli markalarının gıda ürünleri üzerinde tescilinin sağlandığı, Fit kelimesinin gıda ürünlerini tanımlayan, bu emtialar bakımından vasıf veya cins bildiren ve doğrudan bu emtiaları işaret eden bir anlamı haiz olmamakla birlikte; günümüzde yaygın ve yoğun piyasa kullanımı neticesinde söz konusu emtialar bakımından ayırt ediciliği zayıflamış ve telmih edici bir işaret haline geldiği, davalı şirketin başvurusunun “ACTIFIT” kelimesinden ibaret olduğu, bu kelimenen İngilizce “aktif” (etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal) anlamına gelen “ACTIVE” kelimesi ile “FİT” kelimesinin birleşiminden türetildiği, bu haliyle “ACTIFIT” ibaresinin kendisini oluşturan iki sözcükten de yeterli düzeyde uzaklaşıp yeni bir manaya büründüğü, tüketiciye üzerinde kullanıldığı emtianın “hareketli ve formda olmayı” sağlayacağı yönünde dolaylı bir mesaj verdiği, sözcüksel bir buluş olup, kendisini oluşturan sözcüklerinin toplamından farklı bir algı oluşturduğu, işaretler arasında görsel ve işitsel açıdan bir benzerlik kurulmayacağı, markaların karşılaştırılmasında bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında taraf markalar arasında benzerlik kurulmayacağı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, işaretler arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, aynı maddenin dördüncü fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/1685 E., 2022/6319 K. sayılı kararında davacının itirazına gerekçe “FİT” unsurlu markalardaki bu ibarenin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği sonucuna varıldığı, emsal olarak kabul edilen bu karar doğrultusunda “FİT” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve gıda malları yönünden tescili istenen başvurudaki “Acti” ibaresinin, başvuruyu davacının “FİT” ibareli markalarından yeterince farklılaştırdığı kanaatine ulaşıldığı, işaretler benzer bulunmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonucu etkilemediği, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve davacı adına tescil başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin 2021/1685 E., 2022/6319 Karar sayılı ilamında davacının itirazına gerekçe “FİT” unsurlu markalardaki bu ibarenin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği sonucuna varıldığı, emsal olarak kabul edilen bu karar doğrultusunda “FİT” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve gıda malları yönünden tescili istenen başvurudaki “Acti” ibaresinin, başvuruyu davacının “FİT” ibareli markalarından yeterince farklılaştırdığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu reddedilmişse de emsal alınan kararda hükümsüzlüğü istenen markanın işbu davanın konusu olan “Actifit” ibareli markaya göre davacının itirazına mesnet “FİT” unsurlu markalarından yeterince farklılaştırıldığı görülmüştür. Öte yandan davalı şirketin dava konusu 2016/61822 sayılı “Actifit” ibareli marka ile benzer ibare ve şekilleri içeren 2016/61827 sayılı “Sek Actifit” ibareli, 2016/59770 sayılı “Sek Aktifit” ibareli, 2016/61824 sayılı “Aktifit” ibareli markalarının davacının “FİT” unsurlu markaları ile benzer bulunup hükümsüz kılınmasına dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2019/411 E., 2020/792 K. sayılı, 2019/1414 E., 2021/602 K. sayılı, 2020/493 E., 2021/1574 K. sayılı kararları Dairemizin 2020/7712 E., 2022/2681 K. sayılı, 2021/6467 E., 2023/1426 K. sayılı, 2022/1584 E., 2023/5095 K. sayılı ilamları ile onanmıştır. Dava konusu işaret ile benzer ibare ve şekilleri ihtiva eden markaların hükümsüzlüğüne dair kararların onanmasına ilişkin emsal kararlar da gözetildiğinde markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.