Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3431 E. 2024/4685 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3431
Karar No
2024/4685
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1099 E., 2023/1113 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/30 E., 2023/146 K.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arsa sahibi davacı ... ile davalı taraf arasında 26/03/2014 tarihli ve 7968 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadine havi kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre karşı tarafın davacının hissedarı olduğu 52 ada 394 parsel sayılı arsa üzerinde bağımsız bölümler yapıp sözleşme hükümleri doğrultusunda teslim etmeyi üstlendiğini, sözleşme gereği davacının üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, buna karşılık yüklenici şirketin sözleşme gereği üstlendiği edimleri yerine getirmediğini ve davacıya ait olan bağımsız bölümleri sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde teslim etmediğini, bu nedenle İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2018/66 D. İş sayılı dosyasında birçok ayıplı ve gizli ayıplı ve eksik iş tespit edildiğini, bu eksik işlerin ve bunların giderim bedelinin tespit edilmesi amacı ile İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/143. D. İş sayılı dosyasında tespit talebinde bulunulduğunu, taraflarınca icra takibi ikame edildiğini, ancak davalı tarafından itiraz edildiğinden takibin durduğunu beyanla, davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin üstlenmiş olduğu yükümlülükleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, davalı şirket, 06.03.2017 tarihli daire teslim tutanağında da görüleceği üzere ...'a davaya konu bağımsız bölümleri eksiksiz ve kusursuz olarak teslim ettiğini, gerek sözleşme ile gerekse teknik şartnamede belirtildiği şekilde her türlü taahhüde uygun olarak teslimin gerçekleştiğini, daha sonra davacıların kendi kullanım hataları veyahut vermiş olduğu zararlardan dolayı davalı şirkete kusur itham edilmesinin kabul edilemez olduğunu, dairelerin 2016 yılı sonu teslim edildiğini ve binanın 2017 Ocak ayında kullanılmaya başlandığını, tek taraflı düzenlenmiş olan tespit raporunda inşaatın bitiş süresinin 2 yıl 10 ay 26 gün üzerinden hesaplanarak fahiş hatalar yapıldığını, bu sebeple İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/143 D. İş sayılı dosyasında bilirkişinin tanzim ettiği raporun bilimsel açıdan herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, İzmir 23. İcra Müd. 2018/11953 E. sayılı dosyası ile haksız olarak takibe başlandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, itibar edilen 14/02/2023 tarihli ek rapora göre davalı şirketin taşınmazlarda yapmadığı veya eksik yaptığı tüm işlerin toplam bedelinin 348.730,20 TL olduğu, davalının eksik ve ayıplı işler nedeniyle davacılara 348.730,20 TL borçlu olduğu, ayrıca davacılar tarafından yapılan toplam 3.534,80 TL tespit masrafı, 448,93 TL ihtarname gideri bulunduğu kabul edilerek takibin devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle de davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 14/02/2023 tarihli ek rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, anılan rapor eksik ve yetersiz olup bu rapora dayanarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacılara ait olan dairelerde yapılacak inceleme ile ayıp ve eksik işler olup olmadığı, varsa giderim bedellerinin ne miktarda olduğunun dava tarihindeki piyasa rayicine göre ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde belirlemek, yine ortak alanlarda eksiklik bulunması halinde ayıp ve eksiklikler tespit edilerek davacıların hissesine isabet eden bedelin belirlenmesi gerekmekte olup, bu şekilde usulüne uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurmaktan ibaret olup, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 28.03.2023 tarih ve 2023/30 E, 2023/146 K, sayılı kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 09.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3431, K. 2024/4685, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3431-e-2024-4685-k-e52e91b4cf5f