Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3101 E. 2024/5184 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3101
- Karar No
- 2024/5184
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/226 E., 2023/715 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/271 E., 2022/316 K.
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında beton otokorkuluk yapılmasına ilişkin sözleşme kapsamında müvekkilinin imalatlar yaptığını, 11.06.2018 tarihine kadar yapılan işlerin 2 numaralı hakedişe bağlandığını, hakedişte kesintiler sonrası müvekkiline 946.058,97 TL ödenmesi gerekirken davalının kesinti yaparak 227.058,97 TL ödediğini, bakiye 719.000 TL'nin taleplerine rağmen taraflar arasında akdedilen diğer Alaca Çevreyolunun BSK yapılmasına ilişkin sözleşme kapsamında kesin teminat mektuplarının süresinin dolduğundan bahisle ödenmediğini, oysa bu dava dışı sözleşme kapsamında BSK yapılması işinin geçici kabulünün 20.01.2015 tarihinde gerçekleştirildiğini, vergi ve SGK ilişiksiz belgesinin idareye teslim edildiğini, teminat isteme koşullarının bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen dava konusu sözleşme dışındaki BSK yapılmasına ilişkin sözleşme gereğince teminat mektubunun yenilenmesi gerektiğini, bu hususta davacının uyarıldığını, davacının 2014/491 Esas sayılı davada davanın kısmen kabulüne karar verilmekle bu sözleşme kapsamında alacaklı olduğunu ve geçici kabulün yapıldığını, davacının yargı kararı karşısında teminata ihtiyaç kalmadığını belirterek teminatı yenilemediğini, sözleşmenin 10.1.2. maddesi gereğince geçici kabul tutanağının onaylanmasında teminatın yarısının, kesin kabul tutanağı onaylanıp SGK ilişiksiz belgesi sunulduğunda diğer yarısının iade edileceğini, teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını, Borçlar Kanunu 139 ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi gereğince kamu zararının önlenmesi maksadıyla Beton Otokorkuluk Yapılmasına ilişkin sözleşmede davacının hakedişinin kısmen tutulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davalı kurumun davacıya 719.000,00 TL hak ediş bedelini eksik ödemesi nedeniyle başlatılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın yerinde olmadığı, davalı kurum tarafından yargılama sırasında icra takibine konu edilen asıl alacak tutarını davacıya ödediği, Yüksek Mahkeme'nin müstekrar uygulaması gereği, bu durumun icra takibinin infazı esnasında ilgili icra dairesince gözetilmesi gerektiği, davanın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince davada, bakiye hakediş alacağının miktarı tarafların kabulünde olup, ihtilafsız olmakla hesaplanabilir ve likit olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği, sözleşmede hakediş alacağının başka bir akdi ilişki nedeniyle verilmesi gerektiği iddia edilen teminat mektubu yerine teminat olarak tutulacağına ilişkin hüküm bulunmadığından icra inkâr tazminatı talebinin yasal koşullarının gerçekleştiğinden davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile usul ve yasaya aykırı görülerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmiş ise de;
1-Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı vekiline tebliği üzerine davalı vekilince katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulmuş olmasına rağmen davalı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeksizin karar verilmiş olduğundan usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.