Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3157 E. 2024/1420 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3157
Karar No
2024/1420
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/987 E., 2023/1030 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/131 E., 2023/51 K. Taraflar arasında aidiyetin tespiti, tahsis ve varsa el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooperatif üyesi olduğunu, yaklaşık 15 yıldır düzenli olarak aidatlarını ödediğini, kooperatif yönetiminin haksız olarak üyelikten ihracına karar vermesi nedeniyle iptali için açılan davada ihraç işleminin iptal edilerek kararın kesinleştiğini, davalı kooperatif tarafından bina ve dairelerin inşaatının tamamlanmış olduğunu ancak davacıya tahsis edilmesi gereken dairenin hala davacıya teslim edilmediğini, dairelerin kullanıma hazır halde bulunmakta olup başkaları tarafından kullanılıp kullanılmadığını da taraflarınca bilinmediğini, 31.07.2015 tarihli ve 2015/9 karar numaralı ortaklar kurulu kararına göre Kayseri ili ... ilçesi ... mahallesi 485 pafta 4291 ada 12 parselde bulunan 7. Kat 28 numaralı güney-batı cepheli dairenin davacıya ait olduğuna karar verilmiş olduğunu ayrıca dairenin 01.01.2016 tarihinde davacıya teslim edileceğinin belirtilmiş olduğunu, ... İlçesi ... Mahallesi 485 pafta 4291 ada 12 parselde inşa edilmiş 7. Kat 28 numaralı güney-batı cepheli dairenin mülkiyetinin aidiyetinin davacı adına tespiti, dairenin davacıya tahsisi ve teslimi ile taşınmazda üçüncü kişilerin bulunması halinde tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı beyanlarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, kooperatiften istenilen bir kısım belgelerin kooperatife hırsız girmiş olması nedeniyle temin edilemediği, muhasebede istenen ödeme dekontlarının bulunduğu beyan edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bilirkişi heyetinden 07.01.2022 tarihli rapor ile 18.05.2022 tarihli ek rapor alınmış olup raporlarda , 01.01.2016 tarihi itibari ile davacının kooperatife borcunun olmadığı ve tahsis işleminin bu tarihi itibari ile yapılması gerektiğinin belirtildiği görülmekle, bilirkişi heyeti raporunun denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeni ile bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının aidiyetin tespiti talebi yerinde görülmüş ve bu talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiş olup, taşınmazın tahliyesi ve teslimi talebi yönünden ise, taşınmazda oturan kişiye karşı usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı, taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı, davalıdan bu konuda talepte bulunulamayacağından taleplerin reddine ve böylece davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri ili, ... İlçesi ... Mah. 485 pafta, 4291 ada, 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan B blok 7. Kat 28 nolu dairenin davalı kooperatifin 31.07.2015 tarihli 2015/9 sayılı Ortaklar Kurulu Kararı gereğince 01.01.2016 tarihinden itibaren davacı adına aidiyetinin tespitine, fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinafında; yerel mahkeme tarafından sadece taşınmazın müvekkili adına aidiyetinin tespitine karar verildiğini, gerekçeli kararda dava konusu dairenin tahsisine yönelik taleplerinin ne sebeple reddolunduğuna ilişkin bir gerekçe bulunmadığını, taşınmazın teslim ve tahliyesi yönündeki taleplerinin red gerekçesinin de tamamıyla hatalı olduğunu, dosya içeriği ile uygun düşmediğini, dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere tahsis şartlarının artık gerçekleştiğinden ve aidiyet tespit isteminin tahsis tespit istemini de kapsadığından bu durumda dava konusu dairenin müvekkiline tahsisinin ve tespitinin gerektiğini, müvekkilinin talep etmiş olduğu bu hakkın 01.01.2016 tarihinde doğduğu hususunun nazara alındığında buna bağlı olarak dava konusu taşınmazda 3. Kişiler varsa bu haksız saldırının giderilmesi ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin de hatalı belirlendiğini, kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının red olunan kısımları yönünden kaldırılmasını, davalarının tam kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dosyada bulunan bilgi ve belgelere ve özellikle somut olayda mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alınıp hükme esas alınan 18.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve değerlendirmelere, söz konusu raporun ayrıntılı, bilimsel, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli, somut olayın özelliklerine uygun nitelikte olmasına, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre istinaf eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde; istinaf nedenleri temyiz nedeni olarak tekrarlanmış ve istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının müvekkili üzerinde bırakılması yönünden de kararın hatalı olduğu, talebe göre karar verilmediği, dava konusu arsa üzerinde inşa edilen taşınmazın tek blok olmasına rağmen bu blokta bulunan 7. Kat 28 nolu daire'nin müvekkile aidiyetinin talep edilmiş olmasına rağmen henüz hiç inşa edilmemiş ve belirtilen parsel üzerinde fiilen ve hukuken inşa edilmesi imkansız olan B blokta bulunan dairenin aidiyetinin tespitine karar verilmiş olduğunu ve bunun müvekkilin talep ve menfaatlerini karşılamadığını, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliği nedeniyle dava konusu taşınmazın aidiyetinin tespiti, tahsisi ve varsa el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 3.1. Konut yapı kooperatifleri, aidat ödeme yükümlüğünü yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir daireyi tahsisle yükümlüdür. Kooperatif ana sözleşmesinin 62 nci maddesi uyarınca, konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur'a ile dağıtılır. Konutların anasözleşmenin 59/2 nci maddesine göre ortaklara dağıtılması halinde kur’aya başvurulmaz. Bu durumda, bir konutun ortağa tahsis edildiğinden söz edilebilmesi için ya kur’a sonucu konutun tahsis edilmiş olması veya konutların genel kurulca belirlenecek esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerekir. Anlatılan ilkeler dışında, yönetim kurulu genel kurulun kararı veya onayı olmaksızın bir konutu belli bir ortağa tahsisine karar veremez. Tahsis ortağa şahsi hak sağlar. Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. 3.2. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Tahsis hakkına dayanan ortak, taşınmazını işgal eden üçüncü bir kişiye karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası yanında tahsis hakkını tanımayan kooperatife karşı birlikte tek bir dava açabileceği gibi, sonradan açılan davalar da, bağlantı sebebi ile birleştirilmelidir. Diğer bir anlatımla, tahsis hakkına dayalı müdahalenin men'i ve ecri misil davalarında mülkiyet hakkı, kooperatife ait olduğundan ve tahsis hakkı, bu hak ile doğan bağlı bir hak olduğundan, kendisinde tahsis hakkı bulunduğu kooperatif tarafından kabul edilmeyen kişi, haksız şagil olduğu iddiasındaki kişiye ve kooperatife dava açmalıdır. 3.3. Bu bilgiler ışığında somut olayda, davacı taraf dava konusu edilen 7. Kat 28 no.lu dairenin 31/07/2015 tarihli 2015/9 sayılı kooperatif yönetim kurulu kararı ile kendine ait olduğuna ilişkin karar alındığını iddia ederek dava konusu dairenin aidiyetinin tespitini, adına tahsisini ve varsa el atmanın önlenmesini talep etmiş, mahkemece konutların ana sözleşmenin 59/2 nci maddesine göre dağıtımlarının yapıldığı sabit görülerek anılan yönetim kurulu kararı doğrultusunda 01.01.2016 tarihi itibarıyla dava konusu dairenin davacı adına aidiyetin tespiti talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve keşif fotoğraflarından dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen binanın fiilen kullanımda olduğu, keşif tarihi itibarıyla yaklaşık 1 yıllık yapı olduğu, kat irtifakının kurulu olmadığı, bilirkişi raporu içeriğinden dava konusu 28 no.lu bağımsız bölüme ait olup olmadığı sabit olmamakla beraber 3. kişinin kullanımında olduğu anlaşılmakta ve bu kişinin hangi hakka dayalı olarak bağımsız bölümde hak sahibi olduğu bilinmemektedir. 3.4. Davacı, kooperatif üyeliğinde edindiğini iddia ettiği 7. Kat 28 nolu dairenin kendisine tahsis edildiğini belirterek dairenin kendisine aidiyetine, tahsis edilmesine ve bağımsız bölümde 3. Kişilerin oturması halinde tahliyesine karar verilmesini talep ettiğine göre; özellikle bağımsız bölümün 3. Kişiler adına kayıtlı olup olmadığı, kaydın neye dayalı olduğu, taşınmaz için başkaca tahsis yapılıp yapılmadığı, taşınmazda dava tarihinde ve halen başka birinin oturup oturmadığı araştırıldıktan sonra, tapu kaydı başkasına ait, taşınmaz başkasına tahsis edilmiş ve/veya başkası oturuyorsa kayıt maliki, tahsis edilen ve/veya oturan aleyhine ayrı bir dava açmak için davacıya süre verildikten sonra dava açılması halinde ise birleştirilmek suretiyle dava konusu dairenin öncelikle kim adına kayıtlı olduğu, kime tahsis edildiği, dairede fiilen oturan şahsın hakkının dayanağı, bu dairede kimin üstün hak sahibi olduğu araştırılarak tarafların iddia, savunma ve delilleri çerçevesinde ve yine yapılan keşifte kooperatifçe inşa edilen tek bina bulunduğu anlaşılmakla binanın hangi blok olarak inşa edildiği tespit edilerek bağımsız bölümün netleştirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmişitir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3157, K. 2024/1420, T. 13.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3157-e-2024-1420-k-803e8e7908f0