Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2958 E. 2024/1312 K.

Konu: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2958
Karar No
2024/1312
Karar Tarihi
Konu
Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı Alacak

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2528 E., 2023/933 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/238 E., 2018/338 K. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulün karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından, 19.06.2019 tarihli Ek kararın davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin nihai karara, davalı iflas idaresi vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı müflis şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'in ise kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, kredi sözleşmesine istinaden davalı kredi müşterisi şirkete toplam 1.200.000,00 TL bedelli olan (3) adet banka teminat mektubu verildiğini, davalının kredi taksidi ödemelerini aksatması nedeniyle davalı şirkete hesap kat ihtarı gönderilerek teminat mektubu bedellerinin ve tedavüle çıkarılan çek yaprakları ile ilgili yasal sorumluluk miktarlarının iadesi ve depo edilmesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketin söz konusu bedelleri depo etmediğini, genel kredi sözleşmesinin 21. maddesi gereğince mer'i teminat mektuplarından kaynaklanan 1.200.000,00 TL ile davalıda bulunan çek yaprakları sebebiyle müvekkili bankanın sorumluluk miktarı olan 17.500,00 TL olmak üzere toplam 1.217.500,00 TL'nın davalılar tarafından bankaları nezdinde faiz getirmeyen hesaba depo edilmesini, dava sürecinde gayri nakdi riskin nakde dönüşmesi halinde bedellerinin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 07.04.2011 tarihli teminat mektubunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından müvekkiline ihale olunan iş nedeniyle verildiğini, işin 2 sene önce tamamlanıp teslim edildiğini, ancak teminat mektubunun iade edilmediğini, 10.12.2012 tarihli teminat mektubunun ... Elek Topl. Sat. A.Ş'ye verildiğini sözleşmenin feshedildiğini, teminat mektubunun bu şirketten alınıp bankaya iade edileceğini, 12.03.2013 tarihli teminat mektubunun Karayolları Genel Müdürlüğüne verildiğini, işin devam ettiğini, şu aşamada teminat mektubunun iadesinin mümkün olmadığını, çek yaprakları bakımından tedavülde olan açık çek yaprağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan kredilerin ödemelerinin aksatılması üzerine hesabın kat edildiği, sözleşme kapsamında verilen teminat mektuplarının, çek yapraklarının iadesi, iade edilmemesi halinde teminat mektubu bedelleri ile çek yaprakları nedeniyle bankanın sorumlu olduğu tutarın depo edilmesi için ihtar tebliğ edildiği, davalılarca teminat mektupları ve çek yapraklarının bankaya iade edilmediği gibi depo talebinin de yerine getirilmediği, dava tarihi itibariyle dava konusu teminat mektuplarının meri olduğu, bankaya iade edilmediği, davacı bankanın teminat mektupları bedellerinin depo edilmesini her iki davalıdan talep edebileceği, sözleşmenin kefaletname başlıklı bölümünde iade edilmemiş çek yapraklarından kaynaklı gayri nakdi riskten kefilin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı için çek yapraklarından kaynaklanan depo talebinin sadece davalı şirketten talep edilebileceği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı iflas idaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiğini, İcra ve İflas Kanununun 194. maddesi uyarınca yargılamanın durması gerektiğini, müvekkilinin kredi sözleşmesinde kefil olduğunu, 10.10.2012 tarihli 200.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacı bankaya iade edildiğini, diğer (2) teminat mektubundan 07.04.2011 tarihli, 500.000,00 TL bedelli olanın ihale makamı olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından iş tamamlandığı halde iade edilmediğini, 12.03.2013 tarihli 500.000,00 TL bedelli olanın ise ... tarafından irat olarak kaydedildiğini, bu nedenle iadesinin mümkün olmadığını, 17.500,00 TL çek yaprakları bakımından tedavülde açık çek bulunmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesi ile; davalı şirket hakkında Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince 27.12.2018 tarihinde iflas kararı verildiğini, iflas kararının henüz kesinleşmediğini ve ikinci alacaklılar toplantısının da yapılmamış olması nedeniyle, ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar durma kararı verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne ilişkin kararın usule ve hukuka aykırı olduğunu, davacı bankadan alınan ikinci teminat mektubunun iade edildiğini, bu hususun 03.12.2015 tarihli 3. celse de davacı vekilinin beyanı ile sabit olduğunu, davacı bankanın genel kredi sözleşmesinin 21. maddesine dayanarak işlem yapmasını hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini, çek yaprakları bakımından tüm yaprakların kullanıldığı ve karşılığının da müvekkil tarafından ödendiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. V. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ek kararı ile; gerekçeli kararın 02.06.2019 tarihinde iflas idare memuru ...'a tebliğ edildiği, 2 haftalık yasal sürenin 17.06.2019 tarihinde sona erdiği, iflas idaresi vekili Av. ...'un 18.06.2019 tarihinde UYAP'tan istinaf dilekçesi gönderdiği ve istinaf harçlarını yatırdığı, davalı iflas idaresi vekilinin 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra kararı istinaf ettiği gerekçesiyle HMK'nın 346'ncı maddesi gereğince davalı iflas idaresi vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davalı iflas idaresi vekili, 19.06.2019 tarihli ek kararı istinaf dilekçesi ile; davalı ...'in istinaf dilekçesinin müvekkili açısından yararlı işlem olarak kabul edilerek asıl kararın istinaf incelemesine tabi tutularak davanın reddine karar verilmesini, zira istinaf başvurularının hem kendileri hakkında hem de diğer davalı ... yönünden geçerli olduğunu belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre; davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davalı iflas idaresinin ek karara yönelik istinaf başvurusu bakımından ise; yerel mahkeme kararı ile istinaf dilekçesinin 02.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, iflas idaresi vekilinin yasal sürenin (17.06.2019) dolmasından sonra 18.06.2019 tarihinde istinaf dilekçesi verdiği görülmekle, davalı iflas idaresi vekilinin ek karara, davalı ... vekilinin nihai karara, ilişkin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı iflas idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. Davalı iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında 27.12.2018 tarihinde iflas kararı verildiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 194'ncü maddesi uyarınca, iflas kararı henüz kesinleşmemiş ve ikinci alacaklılar toplantısının da yapılmamış olması nedeniyle, ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar durma kararı verilmesi gerekmesine rağmen bu hususların göz önünde bulundurulmadığını, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın usule ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan aldığı ilk teminat mektubunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ihale olunan iş nedeniyle verildiğini, teminat mektubunun iadesi talep edilmiş ise de, Belediye tarafından iade edilmediğini, bu durumun davacı bankanın da bilgisi dahilinde olduğunu, ikinci teminat mektubunun ... Elek. Top. Sat. A.Ş.’ye verildiğini, bu teminat mektubunun bankaya iade edildiğini, bu hususun 03.12.2015 tarihli 3. celse de davacı vekili beyanı ile sabit olduğunu, iade edilmiş bir teminat mektubunun bedelinin de depo edilmesine karar verilemeyeceğini, ...’ne verilen son teminat mektubunun da ... tarafından irat olarak kaydedildiğini bu sebeple iadesi mümkün olmadığını, müvekkil ile davacı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 21. maddesini gerekçe göstererek teminat bedelinin depo edilmesini istemenin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, ayrıca davacının verdiği tüm çek yapraklarının kullanıldığını ve tamamının müvekkil tarafından ödendiğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, İcra ve İflas Kanunu'nun 194 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1- Dava genel kredi sözleşmesi kapsamında verilen mer'i teminat mektuplarının bedelleri ile çek yapraklarının bankanın sorumlu olduğu miktarın faiz getirmeyen hesaba depo edilmesi istemine ilişkindir. 2-Davalı iflas idaresinin temyizi bakımından; İlk derece mahkemesince karar verildikten sonra ancak, gerekçeli kararın davalı şirket vekiline tebliğinden önce davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 194/1 maddesi gereğince iflasın açılması ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 194/2 maddesine göre de dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez. Anılan maddeler gereğince mahkemece ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar beklenmeli, bu süre içerisinde hak düşürücü süreler de işlemeyeceğinden bu süreden sonra ikinci alacaklılar toplantısında seçilen iflas idaresi memurlarına tebligat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece 19.06.2019 tarihli ek kararla iflas idaresinin yasal süresi içinde istinafa başvurmadığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3- Bozma nedenine göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı iflas idaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 19.06.2019 tarihli ek kararın ve İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2958, K. 2024/1312, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-2958-e-2024-1312-k-9bb0318536f8