Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2884 E. 2025/363 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2884
Karar No
2025/363
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/814 E., 2022/405 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında, müvekkili kooperatife ait sitedeki konutların dış cephe mantolama işinin yapımı konusunda 28.06.2011 tarihli sözleşme, yine işin süresi ve ödeme şekline ilişkin 01.10.2011 tarihli ek sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin 604.077,00 TL olup, 75.600,00 TL’sinin peşin ödendiğini, kalan 528.477,00 TL için ise 7 adet bono düzenlenip davalıya verdiklerini, ancak davalının sözleşmede kararlaştırılan tarih itibariyle işi bitirmediğini, eksik işlere ilişkin davalıya 07.02.2012 tarihli noter ihtarı keşide ettiklerini, buna rağmen işin tamamlanmadığını, 604.077,00 TL sözleşme bedelinin 540.600,00 TL'lik kısmını davalıya ödediklerini, davalının elinde 30.04.2012 vadeli 40.000,00 TL bedelli ve 30.05.2012 vadeli 23.477,00 TL bedelli iki adet bono kaldığını, eksik bırakılan işler nedeniyle söz konusu bonoların bedelsiz olup müvekkiline iadesi gerektiğini belirterek toplam 63.477,00 TL bedelli iki adet bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında dış cephe mantolama işlerinin yapılmasıyla ilgili 28.06.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, 604.077,00 TL olan sözleşme bedelinin %30 luk kısmı olan 181.223,00 TL’nin müvekkiline ödenmediğini, davacının ödeme taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin alacaklılarına karşı zor durumda kaldığını ve zarara uğradığını, buna ilişkin olarak davacıya 11.08.2011 ve 23.08.2011 tarihli noter ihtarı keşide ettiklerini, sonrasında taraflar arasında 01.10.2011 tarihli ek sözleşme imzalandığını, ek sözleşme ile işin süresinin 10.12.2011 tarihine kadar uzatıldığını, davacının ödeme taahhütlerini sürekli olarak geciktirdiğini buna rağmen işin 10.12.2011 tarihi itibariyle tamamlanarak bitirildiğini, davacının işin eksik bırakıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddia edilen eksikliklerden bir kısmının sözleşme dışı işyere ilişkin olup, bir kısmının da küçük tamir ve rötuşlarla ilgili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 10.11.2015 tarihli, 2014/752 Esas, 2015/712 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda doğru bir değerlendirme ile eksik bırakılan işlerin bütün işlere oranı %4,25 olarak belirlendiği, bu orana tekabül eden sözleşme bedelinin 25.673,25 TL olduğu gerekçesiyle 30.04.2012 vadeli 40.000,00 TL bedelli bono ve bu bonoya dayalı olarak başlatılan Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5399 sayılı icra takibine ilişkin olarak, davacının 25.673,25 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli, 2014/752 Esas, 2015/712 Karar sayılı kararı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin) 04.10.2017 tarihli, 2016/1765 Esas, 2017/3289 Karar sayılı kararıyla; mahkemece enerji kimlik belgesi için davalı tarafa uygun süre vermek ve yine SGK ilişkisi belgesi için de süre tanıyıp yapılan bu işlerin de sözleşme kapsamında olması nedeniyle tamamlamadığında fiziki oranı bulup sözleşme bedeline uygulayarak borçlu olunan miktar dışında kalan kısım yönünden istirdata dönüşme durumu da değerlendirilmek suretiyle menfi tespit ve ödemenin istirdatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme konusu işin bedelinin KDV dahil 604.077,00-TL olduğu, davalı yüklenicinin eksik yada kusurlu yaptığı işlerin bütün işe oranı ise %4,47 seviyesinde olduğu, buna göre, davalı yüklenicinin haketmediği iş bedelinin (604.077,00 x 14,47) 27.002,24 TL olduğu, bu nedenle davacının 40.000,00 TL tutarlı bonoya istinaden aleyhinde başlatılan Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5399 sayılı takibine konu 27.002,24 TL asıl alacak yönünden davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek, bilirkişi raporlarının yetersiz ve hükme elverişli olmadığını, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşme tarihine göre uygulanması gereken 818 sayılı mülgâ BK'nın 355 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu dış cephe bina mantolama işi olan eser sözleşmesinin tam ve gereği gibi ifa edilmediği iddiasıyla İİK'nın 72. maddeye göre açılmış menfi tespit davasıdır. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz harcının davacıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2884, K. 2025/363, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-2884-e-2025-363-k-91cc0da7f688