Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2881 E. 2024/3664 K. – Tacirler Arası

Konu: Tacirler Arası Hizmet Sözleşmesine Dayalı Alacağın Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2881
Karar No
2024/3664
Karar Tarihi
Konu
Tacirler Arası Hizmet Sözleşmesine Dayalı Alacağın Tahsili

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/766 E., 2022/1220 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/2047 E., 2020/34 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1- İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki tacirler arası hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili davasında davacının 13 ve 14 no.lu hak edişler dikkate alınarak hiçbir hak edişte kaçak işlemin karşılığı olarak davacıya ödeme yapılmadığı, kaçak işlemin karşılığı davacının hak edişlere konu olmayan alacakları toplamının 288.773,27 TL olduğu, davalı tarafça hakediş belgelerinin davacı tarafça itiraz edilmediğinden kesinleştiği savunulmuş ise de, hak edişlere konu olmayan söz konusu alacak kalemleri ve tutarları bakımından ihtirazi kaydın aranmayacağı, sonuç olarak davacı şirketin endeks okuma görevlisinin aboneliğin kurulu bulunduğu adrese gitmek suretiyle hizmet verdiği, bu sebeple hak edişe konu olmayan kaçak işlemleri ve durum kodlu işlemler bakımından davacı şirketin sözleşmedeki birim bedeli üzerinden olmak üzere davalıdan toplam 288.773,27 TL alacaklı olmakla birlikte ancak davacı tarafça dava dilekçesinde 118.000,00 TL alacak bakımından talepte bulunulduğundan talepten fazlasına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 118.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir. 2-İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; taraflar arasındaki Hizmet Alım Sözleşmeleri'nin 9.1, 9.2. maddeleri ile sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 2/3 maddesi yollamasıyla 42. maddesinde, yüklenicinin itirazlarını maddede belirtilen şekilde ve süresinde bildirmediği takdirde hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağının belirtildiği, bu düzenlemelerin, HMK'nın 193. maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olup, taraflarca ileri sürülmese dahi re'sen dikkate alınacağı, somut olayda, dava konusu sözleşmelere ilişkin hak ediş raporlarından davacının herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin hak ediş bedellerini aldığı, davacı tarafın da hak edişlere itiraz ettiğine dair bir delil bildirmediği, bu durumda, mahkemece davacı hizmet verenin Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde gösterilen şekilde yaptığı herhangi bir itirazının bulunmadığı nazara alınıp davacının hak edişleri olduğu gibi kabul etmiş sayıldığı, kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçeleriyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. 3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacının hak edişlere usulüne uygun itirazının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2881, K. 2024/3664, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-2881-e-2024-3664-k-95554f00c53f