Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2832 E. 2024/5159 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2832
- Karar No
- 2024/5159
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/435 E., 2023/817 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/292 E., 2020/611 K. 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında davalıya ait 36 adet bağımsız bölümün içme suyu şebekesi imalat ve montaj işlerinin yapılması için 19/06/2013, 06/11/2014 ve 25/11/2014 tarihli sözleşmeler ile davalıya ait sosyal tesis ve ticari tesisin sıhhi tesisat işlerinin yapılması için 04/05/2015 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmelerin toplam bedelinin 1.019.056,60 Türk Lirası olarak belirlendiğini, 561.366,00 Türk Lirası bedelli 19/02/2016 tarihli faturanın davalı iş sahibine bildirilmesine rağmen ödenmediğini, davacı yüklenicinin sözleşmeler gereği edimini yerine getirdiğini, fatura için başlatılan takibin itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verildiğini, davalının onarım bedeline yönelik iddiasının yerinde olmadığını, davalı iş sahibinin süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 36 adet villanın içme suyu şebekesi imalat ve montaj işleri ile sosyal tesis sıhhi tesisat işlerinin yapılması hususunda sözleşme bulunduğunu, davacı tarafından 500.970,00 Türk Lirası bedelli fatura düzenlendiğini ve fatura bedellerinin ödendiğini, icra takibine konu faturanın kayıtlarında yer almadığını, davacı yüklenicinin sözleşmeler kapsamında edimlerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, edimlerinde ayıpların bulunduğunu, davalı iş sahibi tarafından ayıpların başka firmalarla yapılan sözleşmeler ile giderildiğini, davalının talebi üzerine yerinde tespit yapıldığını, tespit raporunun davacıya tebliğ edilerek ayıp ihbarına ilişkin yükümlülüğün yerine getirildiğini belirterek davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli için başlatılan takibe itirazın iptali istemli davada, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmeleri kapsamında davacı yüklenici tarafından sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı bir kısım işlerin yapıldığı, davalı iş sahibine teslim edildiği, teslim edilen işlere ilişkin tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile eksik ve ayıpların niteliğinin ve giderim bedelinin belirlendiği, işin yapılması sırasında davacı yüklenicinin davalı iş sahibini uyarma, davalı yüklenicinin ise iş yerini hazırlama hususlarında aykırı davranışlarda bulundukları, işin yapılması sırasında koordineli çalışarak yapılan işin zarar görmemesi hususunda tarafların gerekli özeni göstermedikleri, bu hali ile de meydana gelen zarardan birlikte sorumlu oldukları, alınan bilirkişi raporu ve ek raporlarında davacı yüklenici tarafından yapıldığı tespit edilen iş bedeli, yapılan işte oluşan eksik ve ayıpların giderim bedeli, davalı iş sahibi tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında davacının 96.313,53 Türk Lirası alacağının bulunduğu, alacağın yargılama sonucunda belirlendiği ve likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 5. Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 6.1. Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde ayıp ve eksik işler nedeniyle yüklenici ile iş sahibinin ortak kusurlu olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; yüklenicinin özen ve sadakat borcu gereğince iş sahibinin edimini yerine getirmediği takdirde iş sahibini uyarma görevini yerine getirmeden kendi edimini yapması ve işin ayıplı olarak tamamlanması halinde kusurun uyarma görevini yerine getirmeyen yükleniciye ait olduğunun kabulü ile bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde iş sahibi ve yüklenici ortak kusurlu kabul edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, kararın bozulması gerekmiştir. 6.2. Bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda (6.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 12.11.2020 tarih ve 2017/292 E. ve 2020/611 K. sayılı kararının BOZULMASINA, Yukarıda (6.2) no.lu bentte açıklanan nedenle bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının talep halinde taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.