Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2666 E. 2024/3795 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2666
- Karar No
- 2024/3795
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/3 E., 2022/450 K. ASIL DAVADA DAVACI- BİRLEŞEN 2011/367 E. ve BİRLEŞEN 2011/263 E. SAYILI ASIL DAVADA DAVALILAR-BİRLEŞEN 2011/367 E. ve BİRLEŞEN 2011/263 E. SAYILI KARAR : Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre müvekkilinin inşaat yapacağını ve sözleşmeye ekli dairelerin müvekkiline verileceğini, müvekkilinin inşaata başladığını ancak ekonomik kriz nedeniyle süresinde tamamlayamadığını, daha sonra eksik işleri tamamlayarak sözleşmeye göre inşaatı bitirdiğini, binanın ruhsatlarının alınır hale getirdiğini, ancak davalıların sözleşme uyarınca müvekkiline verilmesi gereken bağımsız bölümleri başkalarına sattıklarını ileri sürerek muvazaa nedeniyle iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, mahkemece muvazaa olmadığına karar verildiği takdirde bu bağımsız bölümlerin dava tarihi itibariyle belirlenecek değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların hisseleri oranında alınarak müvekkiline verilmesine, sözleşme gereği müvekkiline verilmesi gereken Malatya merkez Koyunoğlu mahallesi 1 no.lu parsel, 12 no.lu mesken ile 7 ve 8 no.lu dükkanların ve 2 no.lu parselde kayıtlı 1 no'lu deponun, 3 no.lu dükkanın, 5 ve 7 no.lu bağımsız bölümlerin ise davalılar adına olan kaydın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/367 E. sayılı dosyasında davacılar vekili, muris ... ile davalı arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, 2 pafta, 70 ada, 42 no.lu parselde B 3 bloktaki zemin hariç 3. katın davalı tarafından 08.09.2002 tarihinde ...'ye satıldığını, bedelin tahsil edildiğini, ancak tapu kaydını vermediğini, bu esnada Mehmet'in öldüğünü, geriye mirasçılar olarak davacıları bıraktığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 30.000,00 Türk Lirası dubleks daire farkı, depo olarak tesis edilen bölümden kaynaklanan 5.000,00 Türk Lirası'nın inşaatın teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte daire bedeli 15.000,00 Türk Lirası bedelin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/263 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili, muris ... ile davalı arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, sözleşme uyarınca yapılacak binada 10 dairenin davacılara kalanının davalıya ait olacağı konusunda anlaşma sağlandığını, dava konusu edilen dairelerin davacılara geç teslim edildiğini, bu nedenle 1.10.2006 ile 31.10.2009 tarihleri arasındaki dönem için 92.931,00 Türk Lirası kira bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada ve birleşen davalarda davalılar davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece ilk kararda, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 290.100,00 Türk Lirası olduğunun tespit edildiği, bu itibarla davacının 3. şahsa satılan dairenin bedelini talep etmekte haklı olduğu, birleşen 2011/367 E. sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza fazladan 5. kat yapımı söz konusu olmadığından davacıların sözleşmenin 19. maddesine dayanarak % 27,5 pay taleplerinin yerinde olmadığı, bodrum katta sığınak yerine bağımsız bölüm yapılmasından dolayı davacıların talep edebilecekleri tazminatın 8.171,50 Türk Lirası olduğu, birleşen 2011/263 E. sayılı dosyada dava konusu edilen dairelerin davacılara geç teslim edilmesi nedeniyle davacıların talep edebileceği kira alacağının 114.012,00 Türk Lirası olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile dava konusu olan Malatya merkez Koyunoğlu mahallesi, 2649 ada da kain 1 no.lu parselde bulunan 11 no.lu bağımsız bölüm, aynı yer 9 no.lu parselde bulunan 4 no.lu bağımsız bölüm, aynı yer 2 no.lu parselde bulunan 1 no.lu bağımsız bölüm ve aynı yer 2 no.lu parselde bulunan 5 no.lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazlar için toplam 290.100,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer taşınmazlar için açılan davanın atiye bırakılması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2011/367 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile, 20.000,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara hisseleri oranında verilmesine, davacıların dubleks daire farkından dolayı taleplerinin reddine, davacıların depo farkından dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, birleşen 2011/263 E. sayılı davanın kabulü ile talep gibi 92.931,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara hisseleri oranında verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilk kararına karşı asıl davada davalılar vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 23.10.2018 tarih 2015/6215 E., 2018/4863 K. sayılı ilamıyla; asıl davada davacının atiye bırakma talebi ile ilgili davalıların beyanının alınmadığı, bu nedenle davalıların muvafakatı alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, birleşen 2011/637 E. sayılı davada, yapılan dublex dairelerden dolayı yüklenicinin arsa sahibi aleyhine fazla kazanç sağlayıp sağlamadığı hususlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak ikinci kararda, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 290.100,00 Türk Lirası olduğunun tespit edildiği, bu itibarla davacının 3. şahsa satılan dairenin bedelini talep etmekte haklı olduğu, birleşen 2011/367 E. sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza fazladan 5. kat yapımı söz konusu olmadığından davacıların sözleşmenin 19. maddesine dayanarak % 27,5 pay taleplerinin yerinde olmadığı, bodrum katta sığınak yerine bağımsız bölüm yapılmasından dolayı davacıların talep edebilecekleri tazminatın 8.171,50 Türk Lirası olduğu, dublex dairelerde proje tadilatından dolayı yüklenicinin arsa sahibi aleyhine fazla kazanç sağlamadığı, gerek dairelerin m², gerek arsanın yüzölçümü ve normal dairelerin yüz ölçümü kıyaslandığında teknik bilirkişi raporuna göre daireler ve dublex dairelerin alanı eşit olduğu belirtilmekle kazanç fazlalığı olmadığı, birleşen 2011/263 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen dairelerin davacılara geç teslim edilmesi nedeniyle davacıların talep edebileceği kira alacağının 114.012,00 Türk Lirası olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile dava konusu olan Malatya merkez Koyunoğlu mahallesi, 2649 ada da kain 1 no.lu parselde bulunan 11 no.lu bağımsız bölüm, aynı yer 9 no.lu parselde bulunan 4 no.lu bağımsız bölüm, aynı yer 2 no.lu parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölüm ve aynı yer 2 no.lu parselde bulunan 5 no.lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazlar için toplam 290.100,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer taşınmazlar için açılan davanın atiye bırakılması sebebi ile davalıların beyanları alınmış hükmü davalı karşı davacıların temyiz etmiş olması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına , birleşen 2011/367 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile, 20.000,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara hisseleri oranında verilmesine, davacıların dubleks daire farkından dolayı taleplerinin reddine, davacıların depo farkından dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, birleşen 2011/263 E. sayılı davanın kabulü ile talep gibi 92.931,00 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara hisseleri oranında verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ikinci kararına karşı asıl davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... tarafından süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı ...’un aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, arsa payı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasıdır. Davanın geri alınması, davacının talebiyle ve davalı tarafın da onay vermesi ile birlikte davacının açmış olduğu davayı geri alması anlamına gelmektedir. (HMK m.123) Davanın geri alınması halinde davacı halihazırda görülen davada taleplerini geri alıp ileride dava açma hakkını saklı tutmaktadır. Asıl davada, davacının atiye bırakma talebi ile ilgili davalıların beyanının alınmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak 05.03.2020 tarihli duruşmada, davalıların tapu iptal ve tescil talebinin atiye bırakılması ile ilgili beyanlarının alındığı, davalı ...’un rıza göstermediği dosyada sabittir. Mahkemece bu durum değerlendirilmeden atiye bırakma talebi ile ilgili tekrar ilk karardaki gibi yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı ...’un diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ...’un temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi