Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2454 E. 2024/2719 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2454
Karar No
2024/2719
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/826 E., 2023/307 K. DAVA TARİHİ : 25.06.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/564 E., 2020/39 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı iş sahibi arasında Güneş Enerji Sistemi Kurulumu ve Satışı Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ve sistemin idare tarafından çalışır vaziyette geçici kabulünün yapıldığını, ancak davalının bakiye iş bedelini ödemediğini, sürecin davalı iş sahibinden kaynaklanan nedenlerle uzadığını, 116.962,78 Euro bakiye iş bedeli ve 62.584,06 Euro gecikme cezası bedellinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı yüklenici arasında bir ana sözleşme ve iki de ek sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelere göre müvekkilinin edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, iş bedelinden peşin ödenmesi kararlaştırılan kısmı ödediğini ve devamında gerekli izinleri aldığını, gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, sistemin gereği gibi çalışmadığını, bu hususun tespit raporlarında yer aldığını, davacının iş bedelinin ödendiğini, ayrıca hak ettiği bir bedelin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, tarafların ticari defterleri ve evrakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yapılan incelemede sonuç olarak davacı tarafın davalı taraftan 116.976,79 Euro alacağının bulunduğunun tespit edildiği, icra inkar tazminatının istenebilmesi için borçlu tarafından yapılan itirazın haksız, alacağın likit nitelikte olmasının gerektiği, tacir olan davalının, davacının alacak miktarını tüm unsurları ile bilebilecek durumda olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2014/12570 Esas sayılı takibe yapılan itirazın 156.118,35 EURO (1 EURO= 2,925 TL üzerinden 456.646,17 TL) üzerinden takibin iptaline, alacağın %20’si olan 91.329,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, davacı yüklenicinin edimini kabule engel olmayacak biçimde kusurlu şekilde ifa ettiği, yüklenicinin gecikme cezası istemesinin mümkün olmadığı, davalı iş sahibinin yaptığı ödemelerin iş bedelinden mahsubunun gerektiği, öte yandan alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da isabetsiz olduğu gerekçesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile Hatay 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12570 Esas sayılı takibe vaki itirazın 41.985,14 EURO (dava dilekçesinde belirtilen 1 EURO=2,925 TL üzerinden harca esas değer 122.806,54 TL) iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, bakiye alacak ve icra inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak ve gecikme cezasının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise herbiri alacağını borcuyla takas edebilir. Sözleşmenin tarafları, aynı sözleşmeden doğan alacaklarını açılan davada mahsup itirazı olarak ileri sürebilecekleri gibi ayrı dava yoluyla da isteyebilirler. Mahsup itirazında bulunabilmek için cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunlu olmadığı gibi karşı dava açılarak talep edilmesi de zorunlu değildir. Mahsup talebi, itiraz niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mevcut delillere göre anlaşılması halinde mahkemece de kendiliğinden gözetilir. Davalı yüklenici cevap dilekçesi ve savunmalarında; sözleşme konusu işin eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürmüş, bu iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamında Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/109 D. İş sayılı dosyası ve Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/126 D.İş sayılı dosyalarında düzenlenen bilirkişi raporlarını sunmuş olduğu, bu raporların davacı yüklenici tarafa tebliğ edildiği ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bununla birlikte davalı iş sahibinin, eksik ve ayıplı işlere ilişkin hususları davacıya ihtar çekmek suretiyle bildirdiği, geçici kabul tutanağında da eksik ve ayıplı işler olduğu belirtilmiştir. Davalı iş sahibinin, eksik ve ayıplı işler bakımından sunduğu beyanların mahsup itirazı niteliğinde olduğu, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi gereği davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde eksik ve ayıplı imalatların neler olduğu, bunların davalı tarafça giderilip giderilmediği, davalının bu hususta ispata ilişkin delillerini sunması, davalının iddiasını ispat etmesi halinde bunun mahsup itirazı olarak kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi, davalının iddiasını ispat edememesi halinde yerleşik içtihatlar gereği iddia konusu imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilerek, bakiye iş bedelinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin 2. bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, davacı tarafından fazla yatırılan harcın istek halinde iadesine, Dosyanın kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2454, K. 2024/2719, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-2454-e-2024-2719-k-16e8d4fa8030