Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1640 E. 2024/2505 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1640
Karar No
2024/2505
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1820 E., 2023/158 K. Yenilenebilir Enerji Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.09.2019 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/653 E., 2022/774 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.07.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıda yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle "Tutanak" başlıklı belgenin imzalandığı 26.03.2015 ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39/1. maddesine göre “ Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır” düzenlemesinin mevcut olduğu, davacının belge altındaki imzasını inkar etmediği, okumadan imzaladığını ve dava konusu ile ilgisi olmadığını ileri sürdüğü, 26.03.2015 tarihli "Tutanak" başlıklı belgenin ibra niteliğinde olduğu, davacının bu belgeyi hata, hile ve ikrah ile imzaladığını iddia edip ispatlamadığı, bu nedenle belgenin geçerli sayılmasında hata olmadığı, ayrıca mahkemece müzekkere sayılmasının yazılarak projelerin talep edildiği, keşif yapıldığı, taraflara delillerini sunması için süre verildiği, yapılan keşif sonucunda bilirkişilerce, yapılan işlerin üzerinden çok zaman geçtiğinden keşif ile belirleme yapılamayacağının denetime elverişli şekilde açıklandığı, incelenen defterlerde borç ve alacak görünmediği de anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1640, K. 2024/2505, T. 09.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-1640-e-2024-2505-k-80af7df1d653