Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1020 E. 2024/1303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1020
Karar No
2024/1303
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2666 E., 2022/2792 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/133 E., 2022/721 K. Taraflar arasında aidiyetin tespiti, tahsis ve varsa el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunu, aidatlarını düzenli olarak ödediğini, davalı kooperatifin 20.03.2014 tarihli yönetim kurulu kararına göre 12 parselde bulunan 6. kat 22 no.lu kuzey-doğu cepheli dairenin davacıya ait olduğuna karar verildiğini, ayrıca dairenin en geç 30.08.2014 tarihinde davacıya teslim edileceğinin belirtildiğini, davalı kooperatif tarafından bina ve dairelerin inşaatın tamamlandığı halde, davacıya dairesinin teslim edilmediğini, dairenin başkaları tarafından kullanılıp kullanılmadığının da bilinmediğini ileri sürerek, 22 no.lu kuzey-doğu cepheli dairenin mülkiyetinin aidiyetinin davacı adına tespitine, dairenin davacıya tahsisi ve teslimi ile taşınmazda üçüncü kişilerin bulunması halinde tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 01.07.2014 tarihi itibari ile davacının kooperatife borcunun olmadığı ve tahsis işleminin bu tarihi itibari ile yapılması gerektiğinden davacının aidiyetin tespiti talebinin yerinde görüldüğü, taşınmazın tahliyesi ve teslimi talebi yönünden ise davalı kooperatif vekilinin 03.06.2022 tarihli beyan dilekçesinde taşınmazın henüz yapılmadığının belirtilmiş olması nedeni ile teslimi sağlanacak bir taşınmazın olmadığı anlaşılmakla bu talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu 22 no.lu dairesinin 01.07.2014 tarihi itibari ile aidiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda dava konusu dairenin tahsisine yönelik taleplerinin ne sebeple reddolunduğuna ilişkin bir gerekçe bulunmadığını, icra edilen keşifte bahsolunan bina ve dava konusu taşınmazın inşa edilmiş olduğunun, fiilen de kullanımda olduğunun, dairenin dava tarihi itibariyle değerinin bilirkişilerce tespit edildiğini, yerel mahkemece teslim edilecek bir daire bulunmadığı tespitinin hatalı olduğunu, taşınmazda kat irtifak/mülkiyetinin kurulup kurulmamasının sonuca etkili bir husus olmayıp önemli olanın taşınmazın fiilen var olup olmadığı olduğunu, dosyadaki bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere müvekkilinin ödeme yükümlülüğünü fazlasıyla yerine getirdiğini ve tahsis şartlarının gerçekleştiğini, dava konusu taleplerinin tamamının kabulü gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 21.09.2021 tarihli rapordan davaya konu edilen 12 parselde bulunan ana taşınmaz üzerinde yapılan binada kat irtifakı kurulu olmadığının, bağımsız bölüm ayrımının yapılmadığının, tapuda zemin tipi ana taşınmaz olduğunun anlaşıldığı, davacının kooperatif üyesi olduğu, 01.07.2014 tarihi ile kooperatife borcunun bulunmadığı, konutların ana sözleşmenin 59/2 nci maddesi uyarınca ortaklara dağıtılma halinin söz konusu olduğu sabit olup mahkemece davaya konu taşınmazın davacıya tahsis edildiğinin tespiti yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun görüldüğü, davaya konu taşınmazın hali hazırda kat mülkiyeti kurulmadığı, taşınmazın üçüncü kişiler tarafından müdahale edildiği yönünde dosyaya delil sunulmadığı, üçüncü kişilerin davada taraf olmadığı, taraf olmayan kişiler hakkında hüküm kurulamayacağı hususları dikkate alındığında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatifler hukukuna dayalı olarak dava konusu taşınmazın davacıya tahsis edildiğinin tespiti ve varsa el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1163 S. Kooperatifler Kanunu, Kooperatif Ana Sözleşmesi. 3. Değerlendirme 3.1. Konut yapı kooperatifleri, aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir daireyi tahsisle yükümlüdür. Kooperatif ana sözleşmesinin 62 nci maddesi uyarınca, konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur'a ile dağıtılır. Konutların anasözleşmenin 59/2 nci maddesine göre ortaklara dağıtılması halinde kur’aya başvurulmaz. Bu durumda, bir konutun ortağa tahsis edildiğinden söz edilebilmesi için ya kur’a sonucu konutun tahsis edilmiş olması veya konutların genel kurulca belirlenecek esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerekir. Anlatılan ilkeler dışında, yönetim kurulu genel kurulun kararı veya onayı olmaksızın bir konutu belli bir ortağa tahsisine karar veremez. Konut tahsisi, ortağa şahsi hak sağlar. Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece, konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. 3.2. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında, ortağa tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Tahsis hakkına dayanan ortak, taşınmazını işgal eden üçüncü bir kişiye karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası yanında tahsis hakkını tanımayan kooperatife karşı birlikte tek bir dava açabileceği gibi, sonradan açılan davalar da, bağlantı sebebi ile birleştirilmelidir. Diğer bir anlatımla, tahsis hakkına dayalı müdahalenin men'i ve ecri misil davalarında mülkiyet hakkı, kooperatife ait olduğundan ve tahsis hakkı, bu hak ile doğan bağlı bir hak olduğundan, kendisinde tahsis hakkı bulunduğu kooperatif tarafından kabul edilmeyen kişi, haksız şagil olduğu iddiasındaki kişiye ve kooperatife dava açmalıdır. 3.3. Bu bilgiler ışığında somut olayda, davacı taraf dava konusu edilen 22 no.lu dairenin 20.03.2014 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararı ile kendine ait olduğuna ilişkin karar alındığını iddia ederek, dava konusu dairenin aidiyetinin tespitini, adına tahsisini ve varsa el atmanın önlenmesini talep etmiş, mahkemece, konutların ana sözleşmenin 59/2 nci maddesine göre dağıtımlarının yapıldığı sabit görülerek anılan yönetim kurulu kararı doğrultusunda 01.07.2014 tarihi itibarıyla dava konusu dairenin davacı adına aidiyetini tespiti talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve keşif fotoğraflarından dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen binanın fiilen kullanımda olduğu, keşif tarihi itibarıyla yaklaşık 1 yıllık yapı olduğu, kat irtifakının kurulu olmadığı, bilirkişi raporu içeriğinden dava konusu 22 no.lu bağımsız bölüme ait olup olmadığı sabit olmamakla beraber 3. kişinin kullanımında olduğu anlaşılmakta ve bu kişinin hangi hakka dayalı olarak bağımsız bölümde hak sahibi olduğu bilinmemektedir. Ayrıca mahkemece; ana sözleşmenin 59/2 nci maddesi gereği ortaklara tahsis yapıldığının sabit olduğunun kabulü ile alınan yönetim kurulu kararına istinaden dava konusu dairenin davacıya aidiyetine karar verilmişse de, davacı tarafça daha önceden ihraç kararının iptali istemiyle açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/39 E. sayılı dosyasına sunulan kur'aya ilişkin kooperatif evrakının davaya etkisi değerlendirilerek tartışılmamıştır. 3.4. Bu durumda mahkemece, keşif icra edilerek dava konusu B blok 22 no.lu dairenin dava dışı 3. kişi tarafından kullanılıp kullanılmadığı tespit edildikten sonra dava konusu dairenin başka bir üyeye tahsisli olduğunun tespiti halinde ise, bu şahsın hukuku da etkileneceğinden bu şahsa karşı da dava açılması için süre verilmesi, dava açılması halinde davaların işbu dava ile birleştirilerek görülüp dava konusu dairenin öncelikle kime tahsis edildiği, dairede fiilen oturan şahsın hakkının dayanağı, bu dairede hangi üyenin üstün hak sahibi olduğu araştırılarak, tarafların iddia, savunma ve delilleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1020, K. 2024/1303, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-1020-e-2024-1303-k-75c369a977df