Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/691 E. 2023/256 K. – Tapu İptal Ve
Konu: Tapu İptal Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/691
- Karar No
- 2023/256
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Ve Tescil
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1326 E., 2021/988 K. DAVA TARİHİ : 11.12.2017 HÜKÜM : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/654 E., 2019/160 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince sulh nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arsa sahipleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ancak sözleşme gereği kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin verilmediğini beyan ederek 1 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin tapularının iptalini ve kendi üzerine tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; aralarındaki sözleşmenin davacı tarafından süresinde tamamlamadığını, inşaatın başka bir yükleniciye devredildiğini, 1 numaralı bağımsız bölümün davalının rızası ile dava dışı inşaatın yükümlülüğünü alan yükleniciye devredildiğini, 9 numaralı dairenin ise iskan alındıktan sonra verileceğinin, iskanın alınmadığını da belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sulh protokolü kapsamında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, sulh protokolünün tehdit altında imzalandığını, iradelerinin fesada uğradığını, protokolün geçersiz olduğunu ve davacı vekilinin vekalet ücretinden feragat edemeyeceğini, bu ücretin avukata ait olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı asilin tehdit konusunda isticvap edilerek beyanı alınmak suretiyle bu hususun değerlendirildiği ve davacı asilin 09/07/2019 tarihli duruşmada tehdit iddiasına ilişkin olarak sözleşme ve protokol gereğince yükleniciye devri gereken son bağımsız bölüm olduğu anlaşılan 9 no'lu bağımsız bölümün devredilmeyeceği yönünde baskı uygulandığını belirterek tehdidin bu kapsamda olduğunu ifade ettiği, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yükleniciye devri gereken son bağımsız bölümün iskan şartına bağlı olması, iskan alınmadan talep edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı asil ve vekilin sulh protokolünün tehditle imzalattırıldığı beyanına itibar edilmemiş olması gerekçesiyle karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, sulh protokolünün tehdit altında imzalandığını, iradelerinin fesada uğradığını, protokolün geçersiz olduğunu ve davacı vekilinin vekalet ücretinden feragat edemeyeceğini, bu ücretin avukata ait olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 313. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; her ne kadar davacı vekili protokolün davacı asilin davalılar tarafından tehdit edilmesi sonucu imzaladığını beyan etmiş ise de; bu nedenle geçersiz olduğuna ilişkin iddiasının mahkemesince davacı asil de isticvap edilerek beyanı alınmak suretiyle değerlendirildiği ve davacı asilin 09/07/2019 tarihli duruşmada tehdit iddiasına ilişkin olarak sözleşme ve protokol gereğince yükleniciye devri gereken son bağımsız bölüm olduğu anlaşılan 9 no'lu bağımsız bölümün devredilmeyeceği yönünde baskı uygulandığını belirterek tehdidin bu kapsamda olduğunu ifade ettiği, tehdidin bu yönüyle değerlendirilmesi ile davacı asil ve vekilin sulh protokolünün tehditle imzalattırıldığı beyanına itibar edilmemiş olması hukuka uygun olmuştur. Davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.