Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/530 E. 2023/498 K. – İflas

Konu: İflas

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/530
Karar No
2023/498
Karar Tarihi
Konu
İflas

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/569 E., 2021/1072 K. DAVA TARİHİ : 18.03.2020 HÜKÜM/KARAR : Usulden Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/208 E., 2020/734 K. Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirketin davalı bayilik sözleşmesi ve eklerine dayalı olan alacaklarını tahsil edemediğini, ilamsız icra takibi yaptığını, takibe itiraz etmeleri üzerine açılan itirazın iptali davası neticesinde taleplerinin kısmen kabul edildiğini ancak alacağın ödenmediğini, yine taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve eklerinden kaynaklı ceza-i şart ve tazminat alacaklarının tahsili için açılan dava neticesinde davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne karar verildiği ancak müvekkilinin alacaklarının yine tahsil edilemediğini davalı şirket yönünden doğrudan iflas koşulları oluştuğunu öne sürerek iflas kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasında davalı aleyhine ilama dayalı takip yapıldığı, icra emrinin gönderildiği, usulüne uygun olarak tebliğ olunduğu, buna rağmen süresi içinde davalı borçlu tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının ilamlı takip başlattığını ancak doğrudan iflas talebine konu edilen icra emrinin müvekkili şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, iflası istenen davalı şirketin vekili olduğu halde vekile tebligat yapılmadığını, usulsüz olarak tebliğ edilen icra emrinin İcra ve İflas Kanunu’nun 177/4 maddesinin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını ileri sürerek verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı ilamın kesinleşmediği, davalı vekilinin vekalet ilişkisinin devam etmesine rağmen asile tebligat yapıldığı icra emrinin tebliği usulsüz olduğundan davalının iflasına karar verilemeyeceğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm tesisine ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin usulsüz tebligat iddiasıyla hakkını kötüye kullandığını, davalının hali hazırda ekonomik durumunun bozuk olduğunu öne sürerek iflas kararı verilmesi amacıyla hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın usulden reddedilmesi rağmen davalı taraf lehine vekalet ücreti verilmediğini öne sürerek hükmün bu yönüyle düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 177 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin .aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık iflas istemine ilişkin olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi tarafından iflas kararı kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş olmakla birlikte yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (ç) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan hüküm tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.180,00 TL maktu vakelet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/530, K. 2023/498, T. 09.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-530-e-2023-498-k-7dfa2cbccf15