Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5217 E. 2023/4309 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5217
- Karar No
- 2023/4309
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/883 E., 2022/872 K. DAVA TARİHİ : 08.12.2015 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/78 E., 2021/440 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 30/01/2007 tarihli, Fırat EDAŞ Tunceli İl Müdürlüğü idari-misafirhane-lokal binasının depreme karşı güçlendirme ve onarımı konulu götürü bedelli sözleşme imzalandığını, işin kesin kabulünün 17/05/2011 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin sözleşme dışı fazla iş yaptığını ancak davalının sadece %10’luk iş artışı kapsamında kalan bedeli ödeyerek bakiye kısmı ödemediğini, ayrıca kesin hak edişte müvekkilinden haksız gecikme cezası kesintisi yapıldığını, müvekkilinden haksız elektrik ve su kullanım bedeli kesintisi yapıldığını belirterek, elektrik ve su kullanım bedeli kesintisi için 1000,00 TL talep etmiş, 04.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşme dışı fazla yapılan iş bedeli için taleplerini 8000,00 TL’den 197.374,62 TL’ye, haksız kesilen ceza kesintisi bakımından taleplerini 500 TL’den, 9.264,76 TL’ye ıslah ettiklerini beyan etmiş, alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı imalatlara karşılık olarak bedellerin ödendiğini, yüklenicinin kesin hak edişe sunduğu ihtirazi kayıt ve devamındaki dilekçelerin değerlendirildiğini ancak bir alacağın bulunmadığını, davacı yüklenicinin işin yapımı sırasında ödemediği elektrik ve su faturalarının tahsilinin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme dışı fazla yapılan işlerin vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olduğu ve bu imalatlar bakımından ihtirazi kayda gerek olmadığı, dosya kapsamındaki 17.01.2021 tarihli kök ve 17.05.2021 tarihli ek raporda bu alacak kalemleri bakımından yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre davacı yükleniciye ödenmeyen bedelin 174.425,72 TL olduğu, elektrik ve su bedelleri kesintisi bakımından yapılan incelemede davacı yüklenicinin işin yapımı sırasında elektrik ve su kullanımından kaynaklanan borcunu ödememesi nedeni ile bu bedellerin davacı alacağından kesilmesinin haklı olduğu, gecikme cezası bakımından ise davalının geçici kabul eksiklikleri ve ayıplı işler için 16.04.2008 tarihine kadar 29 gün süre verdiği, sözleşmenin 10.2 maddesinde yer alan hava koşulları nedeni ile çalışmaya uygun görülmeyen günler olarak 15 kasım-15 nisan tarihleri arasının belirlendiği dikkat edilmeksizin 16.04.2008 tarihine kadar süre verildiği, oysaki geçici kabul heyeti 29 günlük süreyi 15 nisan tarihinden başlatarak düzenlemeli ve 14.05.2008 tarihine kadar uzatması gerektiği, eksikliklerin 03.05.2008 tarihinde tamamlandığı anlaşılmakla, davalının 18 gün gecikme karşılığı kestiği 9.264,76 gecikme cezasının hatalı olduğunun anlaşıldığı, ancak vekaletsiz iş görme hükümlerine göre açılacak davalarda zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve bu sürenin işin yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı, sözleşme dışı fazla yapılan imalatların yapıldığı yılın 2007 olduğu, eldeki davanın 08.12.2015 tarihinde açıldığı, bu hali ile sözleşme dışı iş bakımından dava dilekçesinde belirtilen 8.500,00 TL bakımından zamanaşımı süresinin dolmadığı, ancak 04.02.2021 ıslah tarihi itibarı ile zamanaşımı süresi dolduğundan fazlaya ilişkin talebin zamanaşımına uğraması nedeni ile bu kalem bakımından davanın 8.500,00 TL bakımından kabulüne, haksız kesilen gecikme cezası bakımından ise kesin kabul tutanağının onay tarihinin 15.08.2011 olduğu ve dava dilekçesine konu edilen 500,00 TL bakımından zamanaşımı süresinin dava tarihi itibarı ile dolmadığı, ancak ıslahla arttırılan miktar bakımından alacağın zamanaşımına uğradığı, anılan nedenlerle 8.500,00 TL sözleşme dışı fazla yapılan imalat bedeli ve 500,00 TL haksız kesilen gecikme cezası olmak üzere davanın 9.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğramadığını, yapım işleri genel şartnamesinin eki olduğu sözleşmeler için kesin kabulün onaylandığı tarihten itibaren zamanaşımı başlayacağını, dava konusu edilen 22 tutanak içeriğine göre, alacağın hesaplanmamış olmasının da yanlış olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dahi davacının alacağının bulunduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece alacak bulunmadığının kabul edilmesinin yanlış olduğunu, davalının kestiği gecikme cezasının yersiz olduğunu, gecikme cezasının davacıya iadesi gerektiğini, davacının hak edişlerinden cebren su ve elektrik bedeli kesintisi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu bedellerin iadesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalının 1 yıl içerisinde kesin kabul yapması gerekirken, 3 yıl 6 ay sonra kesin kabul yaparak davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; YİGŞ'ye tabi işlerde yüklenicinin proje ve diğer konular ile ilgili itirazlarını yer teslimi ve işe başlama tarihinden itibaren 15 gün içerisinde idareye yazı ile bildirilmek zorunluluğunun bulunduğunu, bu sürenin aşılması halinde bir itiraz hakkının kalmadığını, davanın bu nedenle tümden reddinin gerektiğini, davacının geçici kabul eksikliklerinin bir kısmını tamamlamadığını, bu nedenle gecikme cezası uygulamasının doğru olduğunu, davacı şirketin imalat artışı ile ilgili taleplerinin yersiz olduğunu, zira söz konusu iş ve işlemleri kontrol mühendisi ile tutanak tutmak sureti ile bu imalatların yapıldığının iddia edildiğini, tutarın sözleşme bedelinin % 10'unu geçmesi nedeni ile, olur alınmasının YİGŞ'nin 21. maddesi uyarınca gerekli olduğunu, tutanak ile alacak oluşturulamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğramadığı iddiasına dayanak gösterdiği içtihatların sözleşme kapsamındaki işler için geçerli olduğu, sözleşme dışı işler ile ilgili talebin vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde yapıldıkları tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın kısmi dava mahiyetinde olup, dava dilekçesi ile istenen miktarın süresi içinde ileri sürüldüğü ancak, ıslah ile artırılan kısımların zaman aşımına uğradığı anlaşılmakla, sözleşme dışı işlerle ilgili taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşme kapsamı dışında yapılan fazla imalat bedeline ilişkin bakiye alacağın tahsili, haksız kesilen gecikme cezası bedelinin tahsili, haksız kesilen elektrik ve su bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı BK 125., 355-371 . maddeleri ve 410. maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanu'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Taraflar arasında 30/01/2007 tarihli, Fırat EDAŞ Tunceli İl Müdürlüğü idari-misafirhane-lokal binasının depreme karşı güçlendirme ve onarımı konulu, 848.000,00 TL götürü bedelli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 9.2. maddesine göre yapım işleri genel şartnamesi sözleşme eki niteliğindedir. Dosya kapsamının incelenmesinde geçici kabul onay tarihinin 06.06.2008, kesin kabul onay tarihinin 15.08.2011 olduğu görülmüştür.
2.2. 19.01.2009 tarihli 6 no.lu kesin hak edişte, davacı yükleniciden 16.04.2008-03.05.2008 tarihleri arası için gecikilen 18 gün karşılığı 9264,76TL gecikme cezası kesintisi yapılmış, yüklenici 24.08.2011 tarihli ihtirazi kaydında aynı tarihli ve ekte sunulan dilekçesinde belirtilen hususlar ile 08.09.2008, 24.12.2008, 16.02.2009, 20.07.2009 tarihli dilekçelerini tekrar ederek kesin hak edişi ihtirazi kayıtla imzalamıştır.
2.3. Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 20.03.2008 tarihli yazısına göre sözleşme konusu işi üstlenen davacı yüklenicinin ödenmemiş 6700,00 TL elektrik faturası borcu bulunduğu, bedelin yüklenicinin istihkakından kesilmesi talep edilmiştir.
- Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 29.04.2008 tarihli yazısına göre sözleşme konusu işi üstlenen davacı yüklenicinin inşaat çalışmaları sırasında ihtiyaç duyduğu suyu idare binasına ait su sayacından karşılamış olduğu ve inşaat süresince 8000,00 TL’ilk su tüketim maliyeti tahakkuk ettiğini, belirtilen bedelin yüklenicinin istihkakından kesilmesi talep edilmiştir.
2.4. Dosya kapsamındaki 07.05.2007 ile 08.01.2008 tarihli 21 adet tutanak ile bila tarihli tutanak olmak üzere toplamda 22 adet tutanak ile davacının iddia ettiği sözleşme dışı fazla işlerin yaptırılmış olduğu, imalatların tamamlanmasından sonra 29.09.2007 tarihinde idarece geçici işgal tutanağının düzenlendiği, davacının sözleşme dışı fazla imalata ilişkin bedellerin kendisine ödenmesi gerektiğine ilişkin ilk talebinin ise 08.09.2008 tarihli dilekçesi ile davalı idareye sunulmuş olduğu, buna göre imalatın yapım yılının ağırlıklı olarak 2007 yılı olduğu anlaşılmıştır.
2.5. Sözleşme dışı ilave işler nedeniyle açılan davalar hukuki niteliği itibariyle vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan davalardır. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan alacak davalarında uygulanan 5 yıllık zamanaşımı süresi, vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan davalarda uygulanamaz. Vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan davalarda, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 5. maddesi yollamasıyla 818 Sayılı Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zaman aşımı süresi uygulanır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 04.06.1958 tarih ve 1958/15-6 Esas ve Karar sayılı ilâmı ile Dairemizin 12.04.2012 tarih, 2011/7300-2449 Esas ve Karar sayılı ilâmında vekâletsiz iş görmeden kaynaklanan davalarda 10 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağı kabul edilmiştir.
2.6. Davacı vekili, dava dilekçesinde sözleşme dışı fazla yapılan iş bedeli için 8.500,00 TL talep etmiş, 04.02.2021 tarihli dilekçesi ile sözleşme dışı fazla imalat bakımından taleplerini 197.374,62 TL üzerinden, haksız kesilen ceza kesintisi bakımından taleplerini 9.264,76 TL üzerinden ıslah ettiklerini beyan etmiş, 04.02.2021 tarihinde ıslah harcını ikmal etmiş olduğu görülmüştür.
2.6.1. Davacının ıslah dilekçesi, davalıya 15.02.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davalı vekilince 2 haftalık yasal süre içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulmadığı, davacının en yakın 13.02.2021 tarihinde bilirkişi raporuna karşı zamanaşımı savunmasının dikkate alınmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, öncesinde ve devamında alınan tüm raporlara karşı zaman aşımı savunmasında bulunduğu ancak ayrıca ve açıkça davacının ıslah dilekçesine karşı bir zaman aşımı def’inin bulunmadığı, bu hali ile yerel mahkemece ıslahla arttırılan miktar bakımından işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ıslahla arttırılan miktar bakımından zaman aşımından ret kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.7. Elektrik ve su kesintisi bedelleri bakımından dosyanın incelenmesinde ise; kurumlar arası yazışmalarda davacı yüklenicinin işin yapımı sırasında kullandığı ve bedelini ödemediği elektrik ve su bedellerinden sorumlu olduğunun anlaşılması karşısında, bu talepler bakımından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamıştır.
VI. KARAR Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.1. ve devamı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin 2021/883 Esas, 2022/872 Karar sayılı ve 06/10/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, İlk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı davalı tarafından peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Temyiz peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
18/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.