Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5042 E. 2024/923 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5042
- Karar No
- 2024/923
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1302 E., 2022/1321 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/201 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme cezası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların arsa sahibi murisi ile davalı yüklenici arasında 03.02.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 8. maddesine arsa sahibine verilecek 10 adet villanın süresinde teslim edilmemesi halinde gecikme cezasının ödeneceğinin kararlaştırıldığını, dava öncesinde sulh hukuk mahkemesinden alınan rapor ile inşaatın süresinde sözleşmeye uygun tamamlanarak teslim edilmediğinin sabit olduğunu ileri sürerek, 630.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan raporun tebliğ dahi edilmediğini, arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin süresinden önce tamamlanarak teslim edildiğini, 21.03.2014 tarihinde taşınmazın iskan belgelerinin alındığını, taşınmazların 18.04.2012 tarihinde davacı tarafça kiraya verildiğini, teslim edilen bağımsız bölümlerin atıl halde bırakılmasından kaynaklı sorunlar olduğunu, sözleşmenin 6. maddesinde teslim tarihinin yapı ruhsatı alındığı tarihten itibaren 36 ay olarak kararlaştırıldığını, ancak bu süreye turizm mevsimindeki inşaat yasağının dahil edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ile fiili olarak arsa sahibine düşen taşınmazların anahtar teslimine uygun olmadığı, inşaatın %90 üzerinde tamamlanmış olmasına ve yapı kullanım izni alınmış olmasına rağmen imalat eksikliklerinin açık olduğunu, inşaat yasağı olan tarihler düşüldükten sonra teslim tarihinin 01.05.2015 olduğu, ancak 2 adet villanın kiraya verildiği bu durumda 8 villa üzerinden teslim tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için belirlenen 312.000,00 TL gecikme cezasının davalıdan alınarak, davacıya verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inşaatın teslim edilmesi gereken tarihin 03.04.2013 olduğunu, 2 adet taşınmazın kiralanmasının bu taşınmazlara ilişkin gecikme cezası talebini etkilemeyeceğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi içeriğini tekrar ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.03.2014 tarihinde yapı kullanma izin belgesinin alındığı, son teslim tarihin 01.05.2015 olduğu, yapı kullanım izin belgesinin verildiği tarihte yüklenicinin edimini ifa ettiği kabul edileceği ve davacının gecikme cezası talep edemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulu ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan rapor ile taşınmazların fiili ve hukuki ayıptan ari olarak teslim edilmediğinin sabit olduğunu, 01.05.2015 tarihinin teslim tarihi olarak hesaplanmasının doğru olmadığı, iskan alınmasının hukuki teslim sonucunu doğurmayacağını, kira sözleşmelerinin gecikme tazminatı istemine engel teşkil etmeyeceğini beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme cezasının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TBK 470 vd. 3. Değerlendirme 1- Taraflar arasında imzalanan 03.02.2010 tarihli arsa payı inşaat sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca yüklenicinin sözleşmenin tanzim tarihinden itibaren 60 gün içerisinde inşaat ruhsatı alması gerektiği kararlaştırılmış olup, işin süresi ruhsat tarihinden itibaren 36 ay olarak belirlenmiş, bu süreye turizm mevsim yasağının dahil edilmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince teslim tarihinden önce yapı kullanma izni alındığından bahisle teslimin gerçekleştiği ve gecikme cezası talep edilmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı imalatın oturuma engel olduğu ve inşaatın yaşanılabilir bir seviyede olmadığı tespit edilmiş, ayrıca eksikliklerin davalının iddia ettiği gibi kullanılmamaya veya bakımsızlığa bağlı olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda salt yapı kullanma izni alınmış olmasının yasal bir teslim olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının teslime dair bir ihtarı olmadığı, yükleniciye kiraya verilen 2 villa yönünden kira geliri elde eden davacının gecikme cezası talep edemeyeceği de dikkate alınarak, teslim tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak gecikme cezası bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.