Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4867 E. 2023/4194 K. – Eksik İmalat
Konu: Eksik İmalat Bedeli Ve Kira Kaybı Tazminatı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4867
- Karar No
- 2023/4194
- Karar Tarihi
- Konu
- Eksik İmalat Bedeli Ve Kira Kaybı Tazminatı
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1938 E., 2022/2154 K. DAVA TARİHİ : 17.07.2017 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/72 E., 2022/157 K. Taraflar arasındaki eksik imalat bedeli ve kira kaybı tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ...geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmış olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19.04.2010 tarihli gayri menkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve davalı tarafın bu sözleşmeye uygun olarak süresinde ve evsafına uygun olarak edimini ifa etmediğini, müteahhidin sözleşmeye aykırı imalatlarının, mimari projeye göre yapılmadığı gibi halen teslim edilmediğini, yarım bırakıldığını, bu haliyle yapılan sözleşmeye aykırı imalat ve zamanında yapılamayan ve teslim edilmeyen inşaat sebebi ile müvekkillerinin mağdur olduğunu, yüklenicinin sözleşmede belirtilen ve kendisinin taahhüt ettiği vasıflara aykırı olarak bağımsız bölümleri ve ortak yerleri çok düşük nitelikte malzeme ve işçilikle yaptığından bu zararın belirlenmesi üzerine arttırılmak üzere 5.000,00 TL alacağın davalıdan alınıp davacılara verilmesine, tespit edilecek bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, sözleşme gereği müvekkillerine verilmesi gereken her bir bağımsız bölüm için teslim süresinin dolduğu tarihten itibaren şimdilik 10.000,00 TL kira alacağının 20.09.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiliyle, sözleşme gereği %50'si müvekkillerine ait olan otopark kazancının 5 yıldır tahsil edilip davacılara ödenmeyen kısmının civardaki emsal otoparklara göre hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zararın belirlenmesine, 5.000,00 TL bedelin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacılar vekili 22.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 353.225,57 TL’ye ıslah ederek alacağın geç teslim edilen daireler yönünden talep edilen 235,845,69 TL yönünden ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 20.09.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile diğer alacaklar yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan alınarak hisseleri oranında davacılara verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdedilen 19.04.2010 tarihli satış vadi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca; maliklerin sözleşmenin imzalanmasından sonra hükümlerinin yerine getirilebilmesi için gerekli yetkileri haiz vekaletname ile bilgi ve belgeleri derhal anlaşmanın imzalandığı gün yükleniciye veya yüklenicinin belirlediği kişiye vermeleri gerektiği, davacıların sözleşmenin 8. maddesinde ön görülen yetkileri haiz vekaletnameyi vermedikleri gibi kat ittifakını kurmadıkları ve tapu devri yapmadıkları, maliklerin bu yükümlülüklerinden gecikmeden doğan sürelerin 6. maddede belirtilen süreleri ekleneceği, vekaletnamelerde kat maliklerinden Aynur Turan'nın imzası bulunmadığından sözleşme süresinin hiç başlamamış olduğu, ayrıca Trabzon İdare Mahkemesinin 11.06.2013 tarih ve 2012/624 Esas sayılı yürütmenin durdurulması kararı verildiği, davaya konu parseldeki inşaat faaliyetlerinin durdurulduğu, sözleşmenin 13. maddesinde belirtilen mücbir sebeplerden olması sebebiyle geçen sürenin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği, ayrıca yapıdaki eksikliklere ve kira tazminatına yönelik %95'i üzerinde yapının tamamlandığı belirtilerek bazı davacıların taşınmış oldukları tarihlerin belli olduğu ve elektrik aboneliklerini tesis etmiş oldukları hususu da göz önüne alınarak kira tazminatı taleplerinin de yersiz olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa sahibi Aynur Turan'ın imzadan imtina etmediği, bu nedenle bu durumun süreye etkisi olmadığı ancak, davalının belirtmiş olduğu İdare Mahkemesi kararının sözleşmeyi uzatan mücbir sebep olduğu belirtilerek, bilirkişilerce hazırlanan raporda bu süre hesabının dikkate alındığı, faiz başlangıcı olarak davacılardan sadece ... kira alacağı için ihtar çekmiş olduğu, bu nedenle ...'ın payı için ihtar tarihinden itibaren faiz işletildiği, diğer davacılar için ise dava tarihinden itibaren faiz işletildiği, davacılar tarafından dava konusu olmayan merdivenler için keşif yaptırıldığı, keşif ücreti olan 1.500,00 TL'nin yargılama gideri olarak haricen davacılar üzerinde bırakılmasına diğer yargılama giderlerini kabul ve red oranına göre taraflar arasında pay edilmesine karar verildiği, otopark kirasının her ne kadar mücbir sebeple birlikte sözleşme uzamış olsa da açık hüküm gereği davacılar işletilmesinden kaynaklı olarak üzerilerine düşen bedelin kendilerine ödenmesi gerektiği belirtilerek davacıların davasının kısmen kabulü ile 168.157,23 TL'nin 51.785,35 TL'sinin dava konusu edilen Trabzon ili Ortahisar ilçesi Kemerkaya Mah. 258 ada 32 nolu parselde kayıtlı A Blok BBN2, A Blok BBN4, A Blok Dubleks BBN7, B Blok BBN1, B Blok BBN4 sayılı taşınmazlara yönelik gecikmiş kira alacaklarına yönelik olarak davacıların tapudaki payları oranında davacı ...'ın payına yönelik alacağın ihtar tarihi olan 20.09.2012 tarihinden itibaren diğer davacıların için dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 112.728,00 TL'ye karşılık gelen otopark kirasının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesine, 3.591,88 TL eksik imalat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara tapu kaydındaki hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ... ve ... ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacıların İstinafı Bir kısım davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mücbir sebep nedeniyle taleplerinin bir kısmının reddinin yanlış olduğunu, eksik imalat bedelinin mahkemece yanlış tayin edildiğini, hüküm bölümünün 1/a maddesinde maddi hata mevcut olduğunu, hesaplama bilirkişisinin raporlarının yeterli olmadığını, ortak alanlardaki yönetmeliğe aykırı olan imalatların giderilmesi, yapı kullanma izin belgesi verileceği zaman ilgili belediye tarafından isteneceği hususu neden olarak gösterilerek davacı müvekkillerin bu eksikliklerin bedelini istemelerinin mükerrer tahsilat olabileceğine yönelik kanaatin de yanlış olduğunu, heyetin bu kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, belediyenin ilgili inşaata yapı kullanma izin belgesi verebilmesinin inşaatın tam ve eksiksiz yapılmasına bağlı olduğunu, inşaatın eksiksiz ve mevzuata uygun yapılması adına dava görülmekte ve yüklenici tarafından giderilmeyen eksik imalatlar tazmin edilmekte ve davacı müvekkil tarafından yaptırılmasının amaçlanmakta olduğunu, hal böyle olunca bilirkişi raporunda ortak alanların eksik imalatlarının belediye tarafından isteneceğinden bahisle arsa sahiplerine talep edemeyeceği hususunun isabetsiz olduğunu, bu konuda da hesaplama yapılmamasının raporu eksik kıldığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı İstinafı Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 10. maddesinin hükmüne göre inşaat süresinin hiç başlamamış olduğu, 13. maddesinde öngörülen mücbir sebeplerle de bu sürenin başlamadığı, ilk derece mahkemesinin, kararında, sadece Trabzon İdare Mahkemesinin inşaata ilişkin olarak verdiği Yürütmenin Durdurulması kararı ile ilgili süreyi mücbir sebep kabul ederek sözleşme açısından süre uzatımı gerektirdiğini kabul etmesine rağmen, bu kabulü ile dahi çelişkili olarak davacılardan ...'ın bağımsız bölümler dolayısıyla olan kira alacağına ihtar çektiği tarih olarak 20.09.2012 tarihinden itibaren faiz uygulanmasını öngördüğünü, kaldı ki bu davacının ihtarnamesi incelendiğinde, herhangi bir kira miktarından söz edilmediğinin görülmekte olduğunu, böyle bir ihtarname ile muhatabın temerrüde düşürülmesinin mümkün olmadığı, lehine kira tazminatı takdirinin yerinde olmadığını, edimlerini yerine getirmekte temerrüde düşen davacıların iddia ettikleri imalatın eksiklik ve kusurunun da olmadığı, zira inşaatın tümünde toplam olarak 3.591,88 TL tutarında eksik imalat tespit edildiği, o kadar abartılı dava dilekçesine rağmen bu miktarın, fiilen çok küçük bir rakam olduğunu, davacıların, taraflar arasındaki sözleşmenin aynı zamanda satış vaadi sözleşmesi olup, tapu devrini de ön gördüğünü hiç nazara almadan, sanki sadece kendileri yararına bir inşaat sözleşmesi imiş gibi düşünerek dayanaksız iddia ve taleplerde bulunduklarını, netice itibariyle, açıkladıkları nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmesin talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından bir kısım davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ... ve ... ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Bir Kısım Davacı Temyizi Bir kısım davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare mahkemesinde açılan davanın ve verilen yürütmeyi durdurma kararının mücbir sebep sayılmasının hukuka uygun olmadığı, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 13. maddesinde mücbir sebep teşkil eden halleri sınırlı olarak belirtildiği her hangi bir dava açılmasının mücbir sebep olarak sözleşmede sayılmadığı, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanamayacağı, projenin çizilmesi, ruhsatın alınması, binanın proje ve ruhsata uygun yapılması hallerinde bir hukuka aykırılık doğduğu ve bu nedenle dava açılıp yürütmenin durdurulduğu bu nedenle müteahhite tanınan inşaatın yapım süresinin uzaması sonucunun doğmasının mümkün olmadığı, eksik imalat bedelinin hatalı değerlendirildiği, hükmün 1/a maddesinde maddi hata mevcut olduğu, bilirkişi raporlarındaki kira hesaplamasının yeterli olmadığı, otoparka yönelik olarak da üye araçlara yönelik hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, tespit edildiği üzere imalatlardaki işçiliğin 3.sınıf dahi olmadığı, bu haliyle sözleşmeye aykırı olarak imalatlarda 1. sınıf işçilik kullanılmamasından doğan fark alacaklarının da hesaplanmamasının hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 2.Davalı Temyizi Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; inşaat sözleşmesinin açık hükümlerine göre henüz teslim süresinin gelmediği, hatta sözleşme süresinin hiç başlamadığı, davacılardan ...'ın bağımsız bölümler dolayısıyla olan kira alacağına ihtar çektiği tarih olarak 20.09.2012 tarihinden itibaren faiz uygulanmasının hatalı olduğu, ihtarname incelendiğinde; herhangi bir kira miktarından söz edilmediğinden temerrüde esas olmayacağı, fiilen kullanılan daireler için kira tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik iş bedeli, geç teslim nedeni ile kira alacağı ve otopark işletme bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. ve 470 vd. maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle sözleşmenin kuruluşundan sonra tarafların sözleşme ile düzenledikleri menfaatlerini etkileyen bir durumun ortaya çıkması ve bu durumun öngörülemez olması halinde mücbir sebebin varlığından söz edilebileceği, bu nedenle sözleşmede belirtilmese dahi İdare Mahkemesince yapı ruhsatının iptal edilip inşaatın durdurulmasına karar verilmesinin mücbir sebep sayılmasında hata bulunmadığı, bilirkişi raporunun fiili teslimleri dikkate aldığı ve kira bedelleri ile otopark işletme bedelini denetlenebilir şekilde belirlediği, sözleşme kapsamında arsa sahipleri tarafından verilmesi gereken vekaletnamelerden arsa sahibi Aynur Turan'ın vekaletnamesinde sorun çıkmasına rağmen davalı tarafından sorun giderilmeden inşaata başlandığı da dikkate alındığında sözleşmedeki sürelerin başladığına dair oluşan kanaatte hata bulunmadığı, her ne kadar hüküm fıkrasının 1-a maddesinin son kısmında belirlenen bedelin "davalıdan alınarak davacılara verilmesine" yazılması gerekirken "davalıdan alınarak davalılara verilmesine" şeklinde hüküm kurulması maddi hataya dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla davacılar ..., ..., ... ve ... vekilinin 2., davalı vekilinin 3. bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2.Davacılar ..., ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin edimi, yüklendiği işi fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp teslim etmek, arsa sahiplerinin edimi de sözleşmedeki paylaşıma göre yükleniciye düşen bağımsız bölümleri devretmektir. Davada davacı arsa malikleri eksik ve ayıplı imalâtlar nedeniyle zararlarını talep ettiklerinden her bağımsız bölümün eksik ve ayıplı işleri yönünden doğan alacağın hesaplanması ve ortak alanlarda ise eksik ve ayıptan doğan alacakların arsa payına göre belirlenmesi gerekir iken hükme esas alınan raporda yangın kaçış kapılarının yönetmelik ve teknik şartnameye uygun olarak yapılmadığı tespit edilmesine rağmen bu eksikliklerin davalıdan yapı kullanım izni verilirken belediye tarafından talep edileceğinden bahisle hesaplamama yapılmaması ve mahkemece de eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur. 3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi hükmü gereğince bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp alacaklının usulüne uygun temerrüt ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmüş ya da alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması gerekir. Somut olayda, mahkemece davacı ...'ın davalıyı 20.09.2012 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürdüğü kabul edilmiş ise de somut olayda TBK’nın 117. maddesinin ikinci fıkrasındaki haller söz konusu değildir. Kesin vade bulunmadığı gibi davacı tarafından bedel de belirtilecek şekilde usulüne uygun ihtarla talep edilmek suretiyle davalı borçlu temerrüde de düşürülmemiştir. Bu nedenle davacı ... yönünden faiz başlangıcının dava tarihi yerine 20.09.2012 olarak kabul edilip hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bununla birlikte, sözleşmenin 3. maddesinde; "Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren arsanın tasarruf hakkı (yapım işi ile ilgili) ve sözleşme süresince otoparkın tamamının işletilmesi yükleniciye aittir." düzenlemesi mevcut olup mahkemece; İdare Mahkemesince yapı ruhsatının iptal edilip inşaatın durdurulmasına karar verilmesinin diğer taleplerde mücbir sebep sayılmasına rağmen otopark işletme talebinde mücbir sebep sayılmaması da hatalı olmuştur. Kabule göre de; her davacı yönünden kabul edilen bedel ayrı ayrı gösterilmeden toplam bedelin davacıların tapudaki hisseleri oranında tahsili şeklinde hüküm kurulması infazda tereddüt yaratacak nitelikte bulunmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yüklenicinin edimi, yüklendiği işi fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp teslim etmek olduğundan ve davacı arsa malikleri eksik ve ayıplı imalâtlar nedeniyle zararlarını talep ettiklerinden hükme esas alınan bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak ortak alanlardaki tüm eksik ve ayıplı işlerin ve giderim bedellerinin de tespit ettirilerek davacıların ayıptan doğan alacaklarının arsa payına göre belirlenmesi , otopark işletme bedeline yönelik olarak İdare Mahkemesi kararı nedeni ile geçen sürenin de mücbir sebep sayılıp bu sürenin dikkate alınarak hesaplama yapılması ve belirlenen bedellerin hüküm altına alınması ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde gerekçede her bir davalı için ödenmesi gereken bedelin ayrı şekilde gösterilerek tüm davacılar için dava tarihinden faiz başlatılmasından ibarettir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Davacılar ..., ..., ... ve ... vekilleri ile davalı vekilinin 1. bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. 2. ve 3. bentler uyarınca davacılar ..., ..., ... ve ... vekilleri ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz eden davacılar ..., ..., ... ve ... ile davalı yararına BOZULMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücreti davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Davacılar Yargıtay duruşmasında vekille temsil olmadığından lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacılara ve davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.