Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4663 E. 2024/44 K. – Hizmet Sözleşmesin
Konu: Hizmet Sözleşmesine Dayalı Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4663
- Karar No
- 2024/44
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Sözleşmesine Dayalı Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı idare arasında temizlik hizmet alım işi sözleşmeleri olduğunu, sözleşme süresince herhangi bir mahkeme kararı, icra takibi olmadan müvekkilinin hakedişlerinden sözleşmeden kaynaklanmayan kesintiler yapıldığını, 4857 sayılı Yasanın 112. maddesine eklenen 6. fıkra hükmü uyarınca sözleşmelerinde kıdem tazminatının rücu edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığından kesintilerin haksız olduğunu, bazı işçiler için sadece müvekkil şirket dönemindeki çalışmadan kaynaklı değil tüm çalışma dönemi için işçilere ödenen tazminatın da kesildiğini ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 291.544,05 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hizmet işleri genel şartnamesine göre çalıştırdığı işçilerin özlük ve alacak haklarının yükleniciye ait olduğunu, idarenin asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı vs alacaklardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendi dönemindeki işçi çalıştırmasından sözleşme hükümlerine göre tam sorumluluğunun olduğu, sözleşme dışındaki çalışan işçiler yönünden sorumlu tutulamayacağından, bu dönemlerle ilgili olarak davalı tarafın fazladan kesilen toplam 291.544,05 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yapılan kesintilerin yasalara uygun olduğunu, kıdem tazminatının şirketin hak edişinden mahsup edilerek ödendiğini ve davacı şirketin hak ediş raporlarındaki tüm yasal kesintiler ve kıdem tazminatı kesinti tutarını kabul ederek imzaladığını, ... kanunun 2/6. maddesi gereği kanundan doğduğu ve kanundan dolayı sorumlu olanın da sözleşmeden dolayı sorumlu olan yüklenici şirkete TBK’nın genel hükümleri ve ihale dökümanı çerçevesinde zamanaşımı süresi içerisinde rücu edeceği, işçilerin çalıştırılmasında ve alacaklarının ödenmesinde esasen yüklenici şirket sorumlu olduğundan yargı kararı olmaksızın anılan yönetmelik gereğince işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapılmasının alt işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve yüklenici şirketler aleyhine rücuen tahsil yoluna müracaat edilebileceğini belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinin eki teknik şartnamede işçilik alacakları ile ilgili tüm mali ve hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve 6. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre ihbar ve yıllık izin ücreti alacağından son işverenlerin sorumlu olduğu, sair işçilik alacaklarından yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumluluklarının bulunduğu, davacı şirketin işçileri çalıştırdığı dönem dışındaki kıdem tazminatı alacaklarından sorumlu olduğuna dair bir anlaşma ve sözleşme maddesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.